Bu haber kez okundu.

Eğitimin 'ücretli köleleri'

 

Ercan Sarıkaya / Radikal - Sendikalar 'ücretli kölelik' olarak niteledikleri ücretli öğretmenliğin kaldırılmasını istiyor ama özellikle büyük illerde bu sayı her geçen günü artıyor.
Değişen sistemler, ders programları ile yap-boz tahtasına dönen eğitim sisteminin kanayan yaralarından biri de ücretli öğretmenlik. Sayıları bakanlığa göre 45 bin sendikalara göre ise 75 ile 80 bin civarında. Her geçen gün azalması bekleniyor ama sayıları yıldan yıla artıyor.
Türkiye'de yüz binlerce öğretmen atama beklerken okullarda yaklaşık 75 bin ücretli öğretmen görev yapıyor. Atanamayan öğretmenler de iş bulamadığı için ucuz işgücü olarak çalışmak zorunda kalan öğretmenlerde isyanda.
Öğretmen, öğrenci, sendika kimse memnun değil ama öğretmen sayısının yeterli olmadığı durumlarda, bu açığı ücretli öğretmenlerle kapatan bakanlık bu sistemi ayakta tutmaya devam ediyor. Onların gerekçesi ise bütçe… Eğitim sistemindeki öğretmen açığının ucuz yolla giderilmesi olarak görülen ücretli öğretmenlik birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Geçici göründükleri için ikinci sınıf muamelesi gören ücretli öğretmenler açlık sırının altında güvencesiz çalışmaya mecbur bırakılıyorlar.
30 BİN ATAMA YAPILDI AMA...
Milli Eğitim Bakanlığı şubat ayında 30 bin öğretmen ataması yaptı. Böylece bakanlığın kadrolu öğretmen sayısı 923 bin 448'e yükseldi. Atamalar yapılmasına rağmen öğretmen açığı kapatılamadı. Milli Eğitim Bakanlığı kaynakları öğretmen açığının 70-75 bin civarında olduğunu belirtiyor. Sendikalar ise bu rakamın 100 binin üzerinde olduğunu dile getiriyorlar.
AÇIK, UCUZ İŞ GÜCÜ ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERLE KAPATILIYOR
Peki bu öğretmen açığı nasıl kapatılıyor? İşte burada ‘ücretli köle’ olarak nitelendirilen öğretmenler devreye giriyor. Çoğunluğu atanamayan öğretmen adaylarından oluşan ücretli öğretmenler iş bulamayınca mecburen güvencesiz ücretli öğretmenlik yapmayı kabul ediyorlar. Bu öğretmenler görev yaptıkları okulda ikinci sınıf muamelesi görüyor. Yaklaşık 250 bini bulan atanamayan öğretmenler nedeniyle sayıları günden güne artıyor.
NE KADAR DERS O KADAR MAAŞ
Eğitim camiasının ‘köleleri’ olarak nitelendirilen ücretli öğretmenler devletin en önemli kurumunda açlık sınırın altında ücrete çalıştırılıyorlar. Kadrolu öğretmenlerin en az 2 bin 600 lira civarında maaş aldığı ortamda saati 10 liradan ders veriyorlar. Girdikleri ders saati kadar ücret alıyorlar. Aylık kazançları ortalama 400 ila bin 200 lira arasında değişiyor. Bir ayın sadece 10 ila 15 günü için sigortaları yatıyor. Öğretmenlerin sahip olduğu hiç bir hakka sahip değiller. Ülkenin geleceği olan çocukları yetiştiriyorlar.
Çoğunluğu eğitim fakültesi mezunu bile değil, üstelik pedagojik formasyonları da bulunmuyor. Aralarında veterinerlik, arkeoloji, ziraat mühendisliği, su ürünleri gibi öğretmenlik mesleğiyle ilgili olmayan farklı bölümlerden mezun olanlar hatta iki yıllık bölüm mezunları da bulunuyor. En çok ücretli öğretmen sınıf öğretmenliğinde yer alıyor.
EĞİTİM SENDİKALARI NE DİYOR?
Eğitim sendikaları yöneticileri de ucuz işgücü ve ücretli köle düzeni olarak adlandırılan sistemin kaldırılmasını istiyor. Peki neden?
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, ücretli öğretmenlik sisteminin en önemli sebebinin ‘ucuz iş gücü temini’ olduğunu dile getiriyor. Koncuk şunları söylüyor: “Plansız programsız yürüyen bir sistem. Yaptığımız araştırmaya göre Türkiye’de yaklaşık 75 bin civarında ücretli öğretmen var. Ücretli öğretmenlik sistemini tamamen kaldırılıp öğretmen açığının kadrolu öğretmen atamasıyla kapatılması gerekiyor. Bazı yerlerde 2 yıllık yüksek okul mezunları bile derse girebiliyorlar. Ne yazık ki ülkemizde öğretmen açığının ücretli öğretmenler eliyle kapatılmaya çalışılıyor. Bu insanlar girdiği ders başına ücret almakta ve güvencesiz çalıştırılmaktadır. Bu insanların aylık primi tam ödenmemektedir. Oysa ücretli öğretmenler kadrolu öğretmenlerle aynı işi yapmaktadır. Buna rağmen köle mantığı ile çalıştırılmaktadır. Ücretli öğretmenlik, devletin ucuz insan gücü çalıştırmasının bir diğer adıdır. Öte yandan ücretli öğretmen olarak görev yapan eğitim fakültesi ve lisans mezunları olduğu kadar açık öğretim ve ön lisans mezunları da var. Öğretmenlikle hiçbir ilgisi olmayan açıköğretim ve iki yıllık yüksekokul mezunlarının okullarda ücretli öğretmen olarak derslere girmesi devletin bir ayıbıdır.
Atama bekleyen yüz binlerce öğretmen ve bunun yanında 100 binin üzerinde öğretmen açığı olmasına rağmen devletin kadrolu öğretmen istihdamı yapmak yerine, ücretli öğretmen çalıştırması, hele hele öğretmenlik ehliyeti olmayan ön lisans mezunlarının derslere ücretli öğretmen olarak girmesi eğitimimizi yüzyıl geriye götüren bir uygulamadır. Hal böyle olunca okullarımızda verim ve kalite düşmektedir. Türkiye’nin en kısa zamanda ücretli öğretmenlik ayıbından kurtulması gerekir. Ücretli öğretmenlik görevlendirmesi sona ermeli, Milli Eğitim Bakanlığı sadece kadrolu öğretmen istihdamı yapmalıdır. Kurs merkezlerine de kadrolu öğretmen ataması yapılabilir.”
İSTANBUL’DA ÜCRETLİ ÖĞRETMEN SAYISI 14 BİN 787
Yaptıkları ücretli öğretmen araştırmasıyla ilgili de bilgi veren Koncuk, “En çok ücretli öğretmen 14 bin 787 ile İstanbul’da. İstanbul’u 3 bin 240 ile Bursa, 3 bin 231 ile Ankara, 2 bin 767 ile Şanlıurfa, 2 bin 617 ile Gaziantep, 2 bin 493 ile Hatay, 2 bin 295 ile İzmir, bin 720 ile Kocaeli, bin 637 ile Sakarya, bin 620 ile Adana, bin 488 ile Kahramanmaraş, bin 431 ile Mardin takip etmektedir” dedi.
‘BU KÖLELİK DÜZENİNİN KALDIRILMASI GEREKİYOR’
Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, ücretli öğretmen sisteminin eğitimin kalitesini doğrudan etkilediğini belirtti. Ücretli öğretmenlerin geçici görevli oldukları için bakanlığın eğitimlerine katılamadığını ve plan yapamadıklarını dile getiren Karaca şunları söyledi: “Uygulama başlı başına bir problem. Yaklaşık 80-85 bin civarında ücretli öğretmen açlık sınırının altında paraya çalışmak zorunda kalıyor. Bu sistemi yürütenler kaynak yokluğunu gerekçe gösteriyorlar. Bu kölelik düzenini kaldırılması ve kadrolu öğretmen atamasının yapılması gerekiyor.”
‘VEKİL ÖĞRETMENLİK İLE AÇIK KAPATILABİLİR’
Eğitim Bir-Sen Başkanvekili Latif Selvi ise ücretli öğretmenlik sisteminin literatürden çıkartılarak kadrolu öğretmen atamalarının yapılması gerektiğini dile getirdi. Maliye Bakanlığı’nın verdiği kaynak ve kadro oranında atama yapıldığını anlatan Selvi şöyle konuştu: Ücretli öğretmen sistemi geçici bir çözümdür. Güvencesiz bir eğitim öğretim sürdürülemez. Biz kadrolara atama yapılması istiyoruz. Vekil öğretmenlik uygulaması ile açık kapatılabilir. Ücretli öğretmenlik çaresizlikten geçici çözümdür. Biz ücretli öğretmenlerin ücretlerinin artırılarak ucuz kolay bir istihdam biçimine dönüşmesini ve sürekli hale gelmesini istemiyoruz. Bu nedenle sistemin ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz.
ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERDEN NEDEN VAZGEÇİLEMİYOR?
Ücretli öğretmenlik devletin okullarda var olan öğretmen açığını kapatmak için geliştirdiği bir sistem. Normal bir öğretmenin devlete maliyeti yaklaşık 4 bin lira civarındayken bir ücretli öğretmenin maliyeti bin 500 lira civarında. Devlet neden kadro açığını kapatmıyor sorusunun cevabı aslında burada yatıyor. Yükü neredeyse üç kat az olan bir sistemden devlet vazgeçmek istemiyor. Bütçe dengesinde önemli bir kalem olarak görüyor.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber