Bu haber kez okundu.

Uyku Bozukluğu Olan Çocuklar Depresyona Daha Meyilli

Uyku bozukluğu olan çocuklar, normal çocuklara göre depresyon ve sıkıntıya daha çok eğilimli. Gündüz uykusu gelen, başarısı düşen, psikolojik problemlerin başladığı çocuklarda uyku bozukluğu mutlaka sorgulanmalı, gerekirse polisomnografik tetkik yapılarak tedavi edilmelidir"


Prof. Dr. Derya Karadeniz, uyku bozukluğu olan çocukların, normal çocuklara göre depresyon ve sıkıntıya daha çok eğilimli olduğunu belirterek, gündüz uykusu gelen, başarısı düşen, psikolojik problemlerin başladığı çocuklarda uyku bozukluğunun mutlaka sorgulanması ve gerekirse polisomnografik tetkik yapılarak tedaviye başlanması gerektiğini bildirdi.


Karadeniz, yaptığı yazılı açıklamada, yapılan son araştırmaların çocukların büyümesinde, kaliteli ve sağlıklı bir uykunun en önemli etken olduğunu gösterdiğini ifade ederek, uykunun fiziksel yenilenme, beynin gelişimi ve hafızaya etkisinin çok önemli olduğuna dikkati çekti.


Çocuklarda uykunun herhangi bir şekilde bozulmasının, azalması veya bir uyku hastalığının ortaya çıkmasının, hem fiziksel büyümeyi yavaşlattığını, hem de başta okul performansı olmak üzere sosyal becerilerini ve psikolojik gelişimini bozduğunu belirten Karadeniz, "Uyku bozukluğu olan çocuklar, normal çocuklara göre depresyon ve sıkıntıya daha çok eğilimli. Bu çocuklarda, kendileri farkında olmasalar bile, gece uykularının derinleşmesi ve devamlılığı bozulmuştur. Bunun en belirgin sonuçları sabah uyanma güçlüğü, derslerde dikkatlerini toparlayamama, hatta uyuklamalardır" ifadelerini kullandı.


- "Horlayan çocukların büyümesinde gerilik olabilir"


Prof. Dr. Karadeniz, horlayan ve uyku apne sendromu olan çocuklarda büyümede gerilik olabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:


"Gündüz uykusu gelenler, başarısı düşen, psikolojik problemlerin başladığı çocuklarda uyku bozukluğu mutlaka sorgulanmalı, gerekirse polisomnografik tetkik yapılarak tedavi edilmelidir. Çocuklarda uyku düzeninin oluşturulabilmesi için, uykunun yaşla değişimini bilmek gerekir. Yenidoğan döneminde, uyku ve uyanıklık 24 saat içinde parçalı bir şekilde dağılmıştır. 6 haftadan itibaren uyku-uyanıklık ritmi oturmaya ve uyku uzun süreli olarak gece yaşanmaya başlar. 6'ncı aya kadar günde iki kez ve kısa süreli uyku ihtiyacı varken, 6. aydan sonra gündüz bir kez ve öğleden sonra kısa süreli uyku gereksinimi söz konusudur. Gündüz öğleden sonra kısa süreli uyku, ergenlik dönemine kadar normal bir ihtiyaç olmakla birlikte, okul ve sosyal yaşamın aktifliği nedeniyle maalesef uygulanamaz. Ancak en azından 7 yaşına kadar öğlen uykusunun, çocukların bedensel, bilişsel ve duygusal gelişimini önemli ölçüde pozitif yönde etkilediği bilinir. Uyku düzeninin oluşturulmasında, çocuğun doğuşsal olarak sahip olduğu, uyku başlangıç saati, uyku süresi, uyanma eşiği ve uyanma hızı dikkate alınmalıdır."


Kaynak: Medimagazin.com.tr


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber