Bu haber kez okundu.

Tırnak yeme alışkanlığı, göründüğü kadar masumane değil!


Özellikle çocuklarda davranış bozuklukları olarak tanımlayacağımız bazı davranışlar görmek mümkündür.Bir çok çocuğun ortak sorunu olan bu bozuklukların bazıları kolaylıkla tedavi edilirken bazılarında tedavi için daha uzun sürelere ihtiyaç duyulabilmektedir:

• Altını ıslatmak,

• Fobiler,

• Kaygı Bozuklukarı,

• Saldırganlık,

• İçe Kapanıklık,

• Tırnak Yeme, gibi davranış bozuklukları içinde hepsi önemlidir ancak özellikle ‘tırnak yeme’ davranışı neredeyse en sık görülen türde bir bozukluktur.


Genel Olarak Davranış Bozuklukları

Hepimiz bir toplum içinde yaşayan bireyleriz ve öncelikle içinde yaşadığımız toplumla uyumlu,dengeli ve sağlıklı ilişkiler kurmamız beklenir. Kişilerin birbirleriyle ve yakın çevreleriyle dengeli ilişkiler kurabilmesinin yolu ise çocukluktan getirdikleri genetik, biyolojik,toplumsal ve kültürel birikimle doğru orantılıdır.


Çocukluk insan kişiliğinin gelişimindeki en temel faktör olması nedeniyle gerçekten hayati bir öneme sahiptir. Doğru ve tutarlı eğitim,olumlu çevre koşulları ve dengeli anne baba davranışları da bu gelişim süreçlerinin sağlıklı tamamlanabilmesi için ön koşuldur.Uyum ise bilindiği gibi bireyin sahip olduğu kişisel özellikleri ve donanımlarıyla,yaşadığı toplum arasında kurabildiği dengedir ve bu denge ancak ailenin doğru davranış biçimleriyle sağlanabilir.


Çocukluk dediğimiz dönem, gelişim evrelerinin getirdiği bazı sorunların olabildiği ve gerek ailenin yapıcı tutumuyla gerekse çevresel faktörlerin etkisiyle bu sorunların çözüme kavuşturulabildiği doğal bir gelişim sürecidir.Özellikle çocuğun doğuştan getirdiği bazı genetik sorunları yoksa diğer her tür sorun genellikle kendi doğal süreci içinde şekillenir ve zaman içinde çocuğun sosyalleşmesiyle birlikte yok olur.Ancak bazen görüyoruz ki gelişimsel dönemlere özgü bu doğal sorunlar yakın çevrenin olumsuz etkileriyle birleştiğinde genellikle duygusal ağırlıklı farklı bozukluklar olarak ortaya çıkabiliyor.Bu bozukluklarda ilk dikkati çeken özellikle bu türdeki davranışların çocuğun tepkisel ve içsel davranışları olmasıdır.İşte bu olumsuz tepkiler 'uyum ve davranış bozuklukları 'olarak bilinirler ve gereken önem verilmezse,tedavi ve terapi yoluna gidilmezse hem çocuk açısından hem de ailesi açısından üzücü sonuçlara yol açabilirler.


Tırnak Yeme Davranışı ve Dönemler

Tırnak yeme davranışı genellikle 3 ya da 4 yaş civarı görülür.Daha küçük çocuklarda sıklıkla rastlanan bir durum değildir.Tırnak yiyen çocuğun bu davranışının ardında güvensizlik duygusunun yattığı düşünülmelidir. Aşırı baskı görerek büyüyen çocuklarda ve özgüven sorunu yaşayan çocuklarda sıklıkla görülür.Aynı şekilde sürekli eleştirilen,ilgisiz ve sevgisiz bir ortamda büyüyen çocuk yaşadığı gerginliği tırnak yiyerek ortaya koyar. Genellikle çocukların yarısında görülen bir bozukluk olduğu bilinmelidir.Üstelik bazı durumlarda ortada hiçbir neden yokken sadece modelleme yoluyla da çocuğun tırnak yemeye başladığı görülmektedir.


Ailesinde ya da yakın çevresinde tırnak yiyen birisini gören çocuk bu davranışı taklit etme yoluna gidebilir. Tırnak yeme konusunda yapılabilecek en doğru şey özellikle küçük yaşlarda bu davranışı görmezden gelmektir. Diğer bütün sorunlarda olduğu gibi davranışa yol açan nedenler saptanmalı ve çözüm buna göre oluşturulmalıdır.Eksikliğin ne olduğu bilinip,çocuğun hissettiği duygu boşluğu doldurulursa sorun çok büyümeden çözümlenebilir.

Hemen hemen bütün davranış bozukluklarında olduğu gibi tırnak yeme sorunu da sadece çocukluk çağına özgü değildir.Her yaşta ve her cinsiyette görülebilir.Dolayısıyla bu sorunu okul öncesi,okul dönemi ve yetişkin dönem olarak sınıflandırmak mümkün.


Okul Öncesi Dönemde Tırnak Yeme

Okul öncesi dönemde çocukların öncelikle oral dönem dediğimiz ilk iki yıldan kalma bir alışkanlıkla her şeyi ağızlarına götürdüklerini ve bu davranışın bir süre sonra tırnak yemeyle yer değiştirdiğini görüyoruz.Özellikle kendisini baskı altında hissettiği,gergin olduğu,kaygı duyguları yaşadığı durumda bütün çocukların elleri hemen ağızlarına gider.Bütün anneler de genellikle ‘elini ağzından çek’ uyarısını yapmak zorunda kalırlar.Bu sıkıntıların ve kaygının arttığı durumlarda olay elin ağza götürülmesinden,tırnakların ya da tırnak etlerinin yenmesi durumuna dönüşür.Burada da durum tamamen hissedilen kaygı ve baskı ile doğru orantılıdır.

Okul öncesi dönemde çocukların bir başkasını model aldıkları ve bu nedenle tırnak yeme davranışını öğrendiklerini de biliyoruz.Ailede ya da yakın çevrede bu davranışı alışkanlık haline getirmiş bireyler varsa, çocuğun her tür olumsuz hareketi kopyaladıklarını da bilmeliler.


Okul Döneminde Tırnak Yeme

Bu dönemde çocuk ailesi dışındaki ilk sosyal kurumla tanışır ve bu kuruma ait kurallara uyum sağlamaya çalışır.Bu kurallar,okulun getirdiği görev ve ödevler de çocuk üzerinde ayrı bir baskı unsuru oluşturabilir.Ek olarak mükemmeliyetçi bir tutum benimsemiş aile,tamamen başarı odaklı bir anne baba modeli çocuk üzerindeki gerginliği ve baskıyı artıracaktır.Çocuk kendini ve duygularını ifade etmekte zorlandığında tırnak yeme davranışını geliştirmesi mümkündür.Çocuğun okul dönemindeki kaygıları:

• Başarısız olma korkusu,

• Kendine güvensizlik,

• Arkadaşlık ilişkilerindeki sorunlar,

• Akademik başarıya odaklanmış ebeveyn profili,

• Dikkat eksikliği ya da öğrenme güçlüğü gibi farklı sıkıntıların yol açtığı eğitim sorunları,

• Okul ve öğretmenle ilgili sorunlar.


Yetişkin Dönemde Tırnak Yeme

Yetişkinlikte görülen tırnak yeme davranışı öncelikle çocukluktan gelen ve hala çözümlenememiş bazı sorunların yol açtığı bir alışkanlıktır.Çocukken başa çıkmakta zorlanılan pek çok sorun maalesef yetişkin yaşlara taşınabilmekte ve bireyin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.Bilindiği gibi alışkanlıklar kolaylıkla değişebilen ya da bırakılabilen davranışlar değildirler.Bir davranıştan ya da alışkanlıktan vazgeçebilmenin temel koşulu o davranıştan kalan boşluğu dolduracak başka bazı davranışlar edinmektir.

Sigarayı bırakan bir kişinin sigaradan kalan boşluğu doldurmak için kuruyemişe ya da fazla yemek yemeye yönelmesi bu anlamda çok görülen bir örnektir.Ancak olumsuz bir örnektir.Burada bizim kastettiğimiz olumlu davranışlar geliştirmektir.Tırnak yeme davranışından vazgeçmek için tırnaklara oje sürmek,uzatmaya çalışmak,bakımını yapmak ve en son da bir başka el oyalayıcı ya da dikkat dağıtıcı bir faaliyete yönelmek önerilebilir.

Tırnak Yemeye Yol Açan Nedenler;

• Korku ve kaygı durumları,

• Öfke,şiddet ve saldırganlık,

• Kendine güvensizlik,

• Aile içi sorunlar ve çatışmalar,

• Aşırı baskılı ve kontrolcü aile ortamı,

• Kıskançlık duyguları,

• İlgi ve sevgi eksikliği, vb gibi hemen her tür olumsuz duygu durumlarında çocuğun tırnak yediği görülmektedir.

Tırnak yeme davranışı kesinlikle bir davranış bozukluğudur ve mutlaka sebepleri bulunarak tedavi yolları araştırılmalıdır.Genellikle kendini ifade etmekte yetersiz kalan ya da bir birey olarak kendini ifade etmesine fırsat verilmeyen çocuklarda ve yetişkinlerde görülür.Ancak hepsinin kökeni çocukluktaki sorunlara dayanır. Tırnak yiyen çocuk her zaman aile içi sorunlardan dolayı bu davranışa yönelmez.Zaman zaman dış etkenler nedeniyle de çocukların tırnak yediklerini görüyoruz.Özellikle,

• Öğretmeninden ya da cezalandırılmaktan korkmak,

• Aşırı mükemmeliyetçi kişilik özellikleri,

• Arkadaş sorunları,

• Bir yakının ya da arkadaşını kaybetmek,

• Başarısızlıktan korkmak,

• Okul ya da ev değiştirmek, gibi başka sebepler nedeniyle de çocuklarda tırnak yeme davranışı gelişebiliyor.


Öneriler

Tırnak yeme davranışının altında,kesin olarak kaygının yattığı ya da bir başka kişiyi görerek modellemek olduğu biliniyor.Ek olarak başka bazı kaygı bozuklukları da bu duruma eşlik edebiliyor.Dolayısıyla bu sorunu çözümlemeye giden yolda öncelikle bu kaygıyı azaltmak gerektiği,ilgi ve sevgi açlığının doyurulmasının şart olduğu bilinmelidir.Üstelik olay kesin olarak bir alışkanlık haline gelmişse çözüm her zaman zorlayıcı olur.

Özellikle ailenin ya da çevrenin baskısı olayı durdurmaktan daha çok,bireyin üzerindeki kaygıyı ve baskıyı artıracaktır.Bu yoğunluk da davranışa yansıyarak tekrarlanma ve perçinlenme olasılığını yükseltecektir.


Bu tip bir davranış bozukluğunda mutlaka bir psikolog desteği almak çok yararlı olur.Aile içindeki çatışmaları önlemesi ve kişilere bir yol haritası vermesi bakımından da son derece olumlu katkıları olacağı bilinmelidir. Sonuç olarak yapılması gereken,yanlış davranışın ve alışkanlığın değiştirilerek yerine yeni ve sağlıklı olan davranışı yerleştirmektir.Buna ‘davranış biçimlendirme’ diyoruz ve bu biçimlendirme işi profesyonel destek alınmadan el yordamıyla yapılacak bir iş değildir.Dolayısıyla bir uzman desteğiyle ve kararlı,ilgili,olumlu yaklaşımlarla sorunun çözümü mümkündür.Bütün mesele, sorunu çok ileri yaşlara varmadan çözümleyebilmektir. 

 

 

Psk. Serap DUYGULU

http://www.doktorsitesi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber