Bu haber kez okundu.

SAPLANTILARINIZ VEYA ZORLANTILARINIZ VAR MI?


Endişeler, sıkıntı ve bunaltı yaratan düşüncelerden oluşur. Fakat belirli rahatsız edici düşünceler, bugünden yarına endişe verici değişimleri içerir. İşvereniniz koridorda yanınızdan gülmeden geçerse, “Belki bana sinirlenmiştir,” diye endişelenebilirsiniz. Bunun hakkında o gün saatlerce uzun uzadıya düşünebilirsiniz. Ama ertesi günü bu endişeyi unutur ve başka birine yönelirsiniz.
Öte yandan saplantılar, kısmen değişmez endişelerdir: Defalarca aynı düşünceler, imgeler ya da dürtüler oluşur, rahatsız edici, ürkütücü ve çoğunlukla utanç vericidir. Bireyin bunlardan kurtulma çabaları çoğunlukla başarısız olur.
Saplantıların içeriği, bireyden bireye değişiklik gösterir. Örneğin, bazı saplantılar hastalanmakla ilgili sürekli endişeler şeklinde olabilir veya kendi sorumluluklarını ihmal etmek ve bu yüzden zarar vermekle- ilgili olabilir: Ocağı kapatamamak ve evde yangın çıkarmak veya evin kapısını gece kilitlemeyi unutmak ve kişinin ailesinin hırsızın saldırısına uğraması vs.. Daha şiddetli saplantı biçimleri ise nesneleri alma veya birisine dokunma yoluyla mikroplarla temas etme gibi bulaşmayla ilgili olabilir veya kişinin eşini zehirlemesi veya çocuğunu bıçaklaması gibi istemeden şiddet içeren davranışlarda bulunmaktan endişelenme şeklinde olabilir.
Çoğumuzun sadece geçici bile olsa endişelenmek ve saplantı haline getirmekten kurtulmanın yollarını araması hiç şaşırtıcı değildir. Saplantılarımızı etkisiz hale getirmeyi ve korkunç, endişe verici sonuçları engellemeyi umut ederiz. Belki de rahatlama sağlamak için zorlantılar veya ritüeller olarak adlandırılan belirli davranış ya da düşünceleri benimseye başlayabilirsiniz.Böyle davranışlar, sürekli, yineleyen, istenmeyen ve dayanılması zor olmasına rağmen, maalesef bunlar şimdiye kadar endişenizi denetlemek için öğrendiğimiz tek yöntemlerdir. Bu yüzden ne zaman endişeler başlarsa, ritüeli gerçekleştirme dürtüsü hissedersiniz. Basitçe ifade etmek gerekirse, saplantılar sıkıntınıza neden olan düşünce ya da imgelerdir; zorlantılar bu sıkıntıyı azaltan bazı davranış ya da düşüncelerdir.
Örneğin, ön kapıyı kapattıktan sonra, gerçekten kilitleyip kilitlemediğinizden şüphelenmeye başlarsınız, kilitlenmemiş bir kapı, bir kimsenin içeri girip ailenin eşyalarını çalabileceği ya da eve geri döndüklerinde ona veya çocuklarına zarar vermeyi bekliyor olabileceği anlamına gelir. Güvenliğinizi garantiye almak için, dışarı çıkmadan önce kilitlendiğinden emin olmak için kapı kulpunu aşağı yukarı defalarca kontrol etme ihtiyacı ortaya çıkar. Zorlantılar, kapıyı kontrol etme gibi basit bir şekilde ya da saatlerce el yıkama gibi daha yıkıcı bir durum olabilir. Diğer ritüeller, ise sıkıntıyı azaltmak amacıyla temizlik, dokunma veya eşyaları kontrol etme, tam bir düzen içinde yerleştirme veya sözcükleri, sayıları, duaları tekrarlamayı kapsamaktadır. Tüm bu davranışlar kısa süre sizi rahatlatır ancak aslında dipsiz bir kuyunun derinliklerine doğru yuvarlanmaya başladığınızın habercisidir. Aslında yapmanız gereken kısa süreli rahatlama fikrinden uzaklaşıp bu ritüellerin sizi kandırmasına izin vermeden uzun dönemde iyileşme şansını göze almaktır.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber