Bu haber kez okundu.

Özgüven Sahibi Çocuklar Yetiştirebiliyor muyuz?

 

İyi eğitimin önemli yaklaşımlarından birisi de olanak tanımaktır. Bu, bir öğretmen olarak kendinizi merkezin dışına çıkarmanızla başlar: Kenara çekilmek, çocukların yolundan çıkmak ve daha çok onlara olanak tanıyan bir role bürünmek…

Bu yaklaşımın en önemli bileşenleri ise öğrencinin kendine güvenmesi ve kendini yeterli hissetmesidir. Özgüven ve özyeterlik arasındaki temel fark uygulamadan kaynaklanır. Özgüven daha çok kişinin kendisi hakkındaki düşünceleri ve inancıdır. Ve bu düşünceleri ve inancı, okul, spor, ilişkiler gibi pek çok farklı alana uygulamasıdır. Özgüvenin akademik uygulaması ise şöyledir: Sınavları geçebileceğine inanmak, tartışmalara katılmak, ödevleri zamanında ve tam olarak teslim etmek… Özyeterlik de benzer bir şeydir, ancak daha çok belli bir alanda özgüven duymak olarak düşünülebilir. Örneğin bir öğrenci, akademik çalışmaları tamamlama ya da öğretmenleriyle ve akranlarıyla ilişki kurma konusunda özyeterlik duygusuna sahip olduğu için okul konusunda özgüven sahibi olabilir. Özyeterlik duygusunun yarattığı bu “ince” farklılık, daha fazla özgüvene neden olabilir. Açıkçası öğretmenler sınıfta her ikisini de arar: Özyeterlik (Bu işi ya da projeyi bitirecek kapasiteye sahibim) ve özgüven (Genel olarak bana verilen işleri ya da projeleri bitirebileceğime inanıyorum) ve ikisi arasındaki sıkı ilişkiyi fark etmeliyiz. Basitçe anlatacak olursak; özgüveni ya da güçlü bir özyeterlik duygusu olmayan öğrenciler, kendi öğrenmelerini daha az kendileri yönetirler ya da bir öğretmenin isteklerini daha az yerine getirebilirler (bu makaleyi oku, bu yazıyı yaz, bu problemi çöz gibi). Bir öğrencinin bir hedefe başarılı bir şekilde ulaşma ihtimali konusundaki inancı, başarısında çok önemli bir etkendir. Kendine güvenen ve etkili öğrenciler, engeller ve zorluklar karşısında sebat edebilirler. 30′dan fazla sayıdan öğrencinin olduğu bir sınıfta, özgüven ve özyeterlik duygularının dinamiklerini ve inişli çıkışlı seviyelerini ortaya çıkaran bir öğrenci-öğretmen etkileşimi kolay değildir. Ancak yine de öğrencilerinizde özgüven ve özyeterlik oluşumunun ya da tam tersi kendi becerileri hakkında gittikçe azalan inançlarının düzeyini anlamak için fark edebileceğiniz bazı belirtiler bulunuyor. İşte özgüven sahibi öğrenciler yetiştirdiğinizi gösteren beş belirti. 1. Tamamladıkları ödevler ya da projeler “iyi”dir. Bu görmesi en kolay özelliktir. Özgüveni ya da özyeterlik duygusu olmayan öğrenciler, genelde kendilerine verilen işleri bitirmezler ya da çok “iyi” sonuçlar ortaya çıkarmazlar. İyi işler ortaya çıkarmak, özgüven göstergesidir. Ya da belki de tamamen tesadüftür. 2. Daha iyi sorular sorarlar. Özgüveni olmayan öğrenciler, bitiş tarihleri, ödev detayları ya da not verme kriterleri hakkında sorular sorabilir. Özgüven sahibi öğrenciler ise genelde ödeve dahil edilebilecek ek konuları sorar, kaynaklar hakkında öğretmenin kişisel tercihlerini soruşturur, hemen konuyla ilgili çeşitli tezler ortaya atmaya başlar ya da ödevin “büyük resmi”ni görebilmek için sorular sorar. 3. Fikirlerinizi yorumlarlar. Özgüven sahibi öğrenciler teorilerinizi, hikayelerinizi, kaynaklarınızı ve diğer akademik birikiminizi alır ve onları kafalarına göre kullanırlar. Hatta bu süreçte ödevi bile değiştirebilirler. Bu çok basit bir şey gibi görünebilir, ancak “Öğretmen burada ne yapmamı istiyor?”dan “Bu içeriğin en ilginç tarafı nedir ve ben bunu nasıl dile getirebilirim?”e geçiş yapmak çok önemli bir değişimdir. 4. Farklı geri bildirim isterler. Öğrenciler özgüven içinde büyürken, sizden, notlardan ya da sayfa kenarlarına karalanmış kısa mesajlardan daha farklı geri bildirimler isterler. Yani onlar için anlamlı ve kişisel olan öğrenme geri bildirimleri almak isterler. Aslında tüm öğrenciler bu tür geri bildirimlere ihtiyaç duyar ancak özgüven sahibi ve özyeterlik duygusu olan öğrenciler, kendi ihtiyaçlarını fark etme, kendilerini savunma ve öğretmenleriyle gelişmelerine yardım edecek bir ilişki kurma konusunda daha başarılılardır. 5. Proaktiflerdir. Yukarıda da bahsedildiği gibi özgüven; farkındalığı, eylemi ve genel anlamda kendini savunmayı destekler. Her ne kadar bu özellikler, aynı zamanda iyi organize olan bir öğrencinin, rekabetçi bir öğrencinin ya da dıştan gelen güçlerle başarmaya itilen bir öğrencinin özellikleri de olabilse, özgüven, öğrencilerin ileriye bakmalarını, engelleri önceden görmelerini ve bu engellerin gerçekleşmesini engelleyebilmelerini sağlar. Sonuç Tüm bu anlatılanların, özgüven ve özyeterlik duygusunun mutlak kanıtı olmasının bir garantisi yok elbette, ancak öyle olma ihtimalleri yüksek. Dışarıdan en özgüven sahibi görünen bir öğrenci bile yaşadığı güvensizlik ve belirsizlik duygularını saklamak için bu özelliklere sahipmiş rolü yapıyor olabilir. Sonuç olarak gerçek bir özgüvenin amacı, dersin içeriğini derinden anlayan kendisiyle barışık bir öğrenci olmaktır. Yani özgüven sahibi olmuş olmak için özgüven sahibi olmak değildir.

 

www.egitimpedia.com

Kaynak: http://www.teachthought.com/learning/5-signs-your-students-are-growing-more-confident/ 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber