Bu haber kez okundu.

Öğretmenler oyuna daha çok vakit ayırmalı




Okul öncesi eğitimde öğretmenin ve annelerin önemine dikkat çekilen Altınçağ’da Öğretmen Olmak konferansında, okul öncesinde eğitimin sınıftan çıkması ve oyun ağırlıklı aktiviteler dönüşmesi gerektiği vurgulandı. Annelerin “mükemmel anne” sendromundan kurtulmasının önemine vurgu yapılan konferansta, okul öncesi eğitimde öğretmenlerin nasıl olması gerektiği tartışıldı.
Okul öncesi eğitimde oyunun önemi giderek artıyor. “Altınçağ’da Öğretmen Olmak” teması altında bir konferans gerçekleştiren İhlas Eğitim Kurumları, Prof. Dr. Haluk Yavuzer, Yrd. Doç. Dr. Özgül Polat ve Uzman Pedagog Sevil Yavuz’u öğretmenlerle buluşturdu.
Konferansın açılışında bir konuşma yapan İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Hami Koç, özellikle son 10 yılda başta hükümetlerin ve bütün kesimlerin desteğiyle okul öncesi eğitimin değerinin daha iyi anlaşıldığını vurguladı. Okul öncesi eğitiminde farkındalığın arttırılması için nasıl daha fazla yardımcı olabiliriz diyerek bu organizasyonu üçüncü kez gerçekleştirdiklerini belirten Koç, organizasyonda emeği geçenlere ve katılanlara teşekkür etti.

HALUK YAVUZER: ANNELERLE PAZARLIK EDİYORUM

Çocuğun doğumuyla birlikte annesine olan bağın kurulduğunu belirten İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Yavuzer, gösterilen sevgi dolu ilgi ile çocuğun kişiliğinin olumlu yönde şekillendiğini aksi takdirde doyumsuz ve uyumsuz çocuklar yetiştirildiğini vurguladı. “Şimdi çok yoğunum ben çocuğumla ilgilenemem iki yıl sonra ilgilenirim diyen baba treni kaçırır.” diyen Prof. Dr. Yavuzer bazı anneler ile çocuklarıyla 20 dakika oynamaları için pazarlık yaptığını ifade etti.
Anaokuluna, sevgi ve ilgi ile büyütülmüş çocukların yanı sıra bunlardan mahrum kalan çocukların da geldiğine dikkat çeken Yavuzer, bu noktadan sonra okul öncesi dönemi öğretmenlerine büyük görev düştüğünü söyledi.
Öğretmenlerden de oyuna daha çok vakit ayırmalarını isteyen Yavuzer, oyun ve resim aktiviteleri ile çocukları daha iyi tanıyacakları yolunda tavsiyelerde bulundu. Bu sayede çocuktaki artıları ve eksileri yakından göreceklerini belirten Yavuzer, iyi örgütlenmiş aktivitelerle önemli kazanımlar olabileceğini söyledi.
Son olarak öğretmenlere seslenen Yavuzer, “Kendinizi sürekli geliştirin. Bol bol okuyun. Kendinizi güncel tutun. Çok hassas bir dönemin öğretmenliğini yapıyorsunuz. Sınıfınızdaki çocukların gözünde çok değerlisiniz. Sizin için giyinip gelenler bile olabilir. Onları fark ettiğinizi hissettirin. Severek işinizi yapın ve coşkunuzu çocuklara aktarın.”dedi.

MÜKEMMEL ANNE DENDROMU

Uzman Pedagog Sevil Yavuz ise, oyunun önemine vurgu yaparak başladığı konuşmasında, ailelerin oyunu baz alan anaokullarını tercih etmediğini bu yüzden okulların daha sert müfredatlar uyguladığından yakındı.
Bu çağdaki çocuğun oyuna ihtiyacı olduğunu belirten Yavuz, “Çocuklarımız artık evlerden çıkamıyorlar. Aileleri buna izin vermiyorlar. Haklı oldukları noktalar olabilir. Ama çocukların oyuna ihtiyaçları var. Lütfen bunu göz ardı etmeyin.”dedi. Annelerin mükemmel anne sendromundan kurtulamadıklarını bu sebepten de çocuklara yanlış mesajlar verdiklerini söyleyen Yavuz; bu yüzden kendine güvenmeyen içine kapanık çocuklar yetiştiğini belirtti.
Özellikle anaokulu döneminde anne ve babanın olumsuz sözler duymak istemediklerini söyleyen Yavuz, öğretmenin asli görevinin eğer bir aksilik ya da olumsuzluk varsa çekinmeden söylemeleri gerektiğini vurguladı. Bu dönemde ortaya çıkan bir rahatsızlığın tedavisi için vakit kaybedilmemesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Yavuz, “Öğretmenler toplumsal olarak çevrelerinde gördükleri çocuklarla da ilgilenmeliler. Olumsuzluk varsa uyarmalılar.”dedi.
Otizm ve bakıcı seçimi hakkında da bilgiler veren Yavuz, son olarak çocukların huzura ihtiyacı olduğunu onları mutlu etmek için sürekli dışarıda olmak yerine evde ailecek huzurlu bir ortam oluşturmanın yeterli olacağını söyledi.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFTAN ÇIKMALI

Konferansın son konuşmacısı olan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özgül Polat’ta okul öncesi dönemi öğretmeninin değerini vurguladı.
Oyunun çocuğun gelişimindeki öneminin altını çizen Polat, “Okul öncesi eğitim sınıflardan çıkmalı. Oyun olmadan eğitimi yapamazsınız. Çocukları sınıflara mahkûm etmeyin.” dedi. “Benim sınıfım küçük.” şeklindeki mazeretleri de kabul etmeyen Polat, “Çıkın koridorlara, bahçelere oralara gidin. Çocuk toprağa dokunsun.” şeklinde konuştu.
Öğretmenlere çok çalışmalarını öğütleyen Polat, “21. yüzyılda düşünen bireyler olmalı. Siz onları yetiştirmek için çok çalışmalısınız. Çalışmaktan korkmayın, facebookta vakit geçirmekten daha zevkli.” dedi. İnteraktif geçen sunum boyunca öğretmenlere sürekli olarak çocukların yanında olmaları gerektiği mesajını veren Polat, sınıflarda uygulanabilecek etkinlikleri de salonda bulunanlarla birlikte yaptı.


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber