Bu haber kez okundu.

Öğretmenim Televizyonda Neden El Yazısı Yazmıyor?

Evet başlıktaki bu soru, birinci sınıf öğrencisinin sorduğu bir sorudur? Aslında bu sorunun açılımı: Öğretmenim bu el yazısı eğer doğruysa, güzel ise ve de gerçekten gerekli ise televizyonlardaki alt yazılarda neden el yazısı kullanılmıyor; bilgisayar klavyelerinde neden tıpkı okullarda olduğu gibi el yazısı zorunlu tutulmuyor, dahası mademki Türkçemizin güzel yazılması söz konusu ise devletin resmi yazışmalarında neden el yazısı kullanılmıyor, özetle bu ülkede hiç kimse hiçbir yerde el yazısı kullanmazken neden sadece özellikle ilkokul birinci kademe öğrencilerine dayatılıyor?…

Soruyu daha da uzatmak mümkün, ancak gerçek olan bir şey var ki artık bilgisayarla birlikte kalemin rafa kaldırıldığı bir dönemde; bilgisayar, televizyon ve okul arasında sıkışan çocuklar haklı olarak bu soruyu soruyorlar, daha doğrusu sorguluyorlar.

Sahi neden ısrarla ve hala el yazısı? Daha doğrusu kimsenin aslında bundan sonra kalemi, dolayısıyla da el yazısını kullanmayacağı ya da nadiren not tutmak için kullanacağı gün gibi aşikâr iken çocukları, bilgisayar, televizyon ve okul arasında sıkıştırmak ne derece doğrudur? Hele hele sağa eğik el yazısını zorunlu tutmak, hem solaklar açısından hem de bilimsel açıdan nasıl izah edilebilir?

Bu sorulara çocukları tatmin edecek bir cevap verebilmek için bu konunun bence yeniden masaya yatırılması, enine boyuna tartışılması ve tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Zira el yazısının okullarımızda zorunlu olması sürecindeki tartışmaları ve el yazısına geçilmesi için öne sürülen gerekçeleri hatırladığımız kadarıyla, özetle “Türkçenin güzel yazılmasını çocuklarımıza öğretmek” şeklinde özetlemek mümkündür. Nitekim daha önce el yazısıyla öğrenim görmüş olanların yazılarının, düz yazıyla öğrenim görmüş olanlardan daha güzel olduğu; hatta bazı el yazısıyla öğrenim görülen ülkelerde yazıların bizim ülkemizden çok daha güzel olduğu şeklinde beyanatları duymuştuk. Güzel yazı yazmak için el yazısının gerekli olduğu ve bunun örneklerinin de bulunduğu doğrudur belki. Hatta daha da ileri gidelim güzel yazı için her türlü bilimsel araştırmaların ve tecrübelerin tartışmasız gerçek olduğunu kabul edelim bir an için. Ancak kalemin yerini klavyenin aldığı günümüzde elle yazı yazan mı kaldı, el yazısı mı kaldı? İşte bütün mesele bu.

Kaldı ki okullarda okutulan çocuk kitapları hariç diğer kitap, dergi, gazete, internet vb. tüm yayınların düz yazıyla yazıldığı bir ülkede, el yazısıyla öğrenim gören çocukların bu düz yazıları okuma konusunda acaba bir bocalama yaşamayacaklar mıdır? Dahası onların başarılarını olumsuz etkilemeyecek midir? Bir taraftan “Başarının sırrının bol bol kitap okumak” olduğunu çocuklara öğretirken, diğer taraftan adeta çocukları basılı kitaplardan uzaklaştırmak bir çelişki değil midir? Hatta kitaplardan, sözlüklerden, ansiklopedilerden ve nihayet internetten düz yazıyla okuduğu bir ödevi el yazısıyla defterine yazmak zorunda olan bir çocuğun yaşadığı çelişkiyi nasıl izah etmeli? Daha da ileri gidelim şu an öğretmenlik yapmakta olan jenerasyonun kendisi düz yazıyla öğrenim gördüğü için, daha açık bir ifadeyle kendisi el yazısını kullanamadığı için düz yazıyı kullanan, bilhassa ikinci kademe öğretmenlerinin öğrencilere düz yazı yazdırdığı gerçeğini dikkate aldığımızda birinci kademe de zorla çocuklara dayatılan el yazısının ne anlamı kalmaktadır? Çocuğun ileriki hayatında kullanmayacağını bile bile el yazısında ısrar etmek neden? Hem öğretmenlerle hem de velilerle çocukları yazı dilinde birbirini anlayamaz duruma düşürmek çocukların eğitimlerini olumsuz etkilemeyecek midir?

Görüldüğü gibi bu yazının başlığını oluşturan ve birinci sınıf öğrencisinin ağzından çıkmış olan o masum sorunun aslında ne kadar derinlikli, ne kadar kapsamlı ve zincirleme ne kadar çok soruyu içinde barındırdığı soruların uzayıp gitmesinden anlaşılmaktadır. Ancak bu sorunun muhatabı öğretmenler olmadığı, bu denli derinlikte bir soruya bir çırpıda cevap vermenin zorluğu da ortadadır. Dolayısıyla bu soruya verilecek cevap olsa olsa “ Sevgili öğrenciler, bu konuyu enine boyuna tartışıp araştırdıktan sonra eğer bulabilirsek makul bir cevabı belki verebiliriz” şeklinde olabilir.

Bu nedenle bana göre, el yazısı konusu tekrar ülke gündemine alınmalı, enine boyuna tartışılmalı ve kalemin yerine geçmiş olan klavye ekseninde yeniden değerlendirilerek bu konuda yeni bir karar verilmelidir. Bu süreçte bakanlık bu konuyu akademisyenler, öğretmeler, öğrenciler ve veliler olmak üzere tüm tarafların görüşlerine sunmalı ve çıkan sonuca göre en doğru kararı verip uygulamaya koymalıdır. Başta eğitim bilimi akademisyenleri ve üniversiteler bilimsel araştırmaları ve birikimleri ile bu konuya katkı sunmalıdır. Eğitimde görev yapmakta olan yöneticiler ve öğretmenlerin görüşleri alınmalı, özellikle de sınıf öğretmenlerinin tamamının tecrübeleri ve bu konudaki görüşleri yazılı olarak mutlaka alınmalıdır. Tıpkı başlıktaki soruyu soran çocuk gibi tüm öğrencilerin görüşlerini de yine almalıdır. Daha sonra ise velilerin, sendikaların ve eğitim ile ilgilenen tüm basın yasın ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak ortak bir kanaate varıldıktan sonra bu konuda yeni bir karar vermelidir.

Bu karar özetle kalem mi, klavye mi? Sorusu ekseninde yoğunlaşarak verilecek bir karar olduğu için yalnızca günümüzdeki verilerle de yetinmeyip gelecek hakkında da öngörülerde bulunarak, şu an öğrenim görmekte olan çocukların yaşacağı dönemleri dikkate alarak geleceğe dönük bir vizyonu da içermelidir.

Hatta eğer mümkünse, şayet  çocukların klavyeyi daha hızlı kullanmaları Türkçedeki alfabenin sıralamasının değiştirilmesini gerektiriyorsa bu bile düşünülmelidir. Zira “F” klavye her nekadar Türkçe’ye göre yapılandırılmış olsa da tüm dayatmalara rağmen ne yazık ki tutmadı. Dolayısıyla “Q” klavye artık kaçınılmaz oldu. Bu nedenle de kalemin yerine klavyeyi kullanacak olan çocukların zihnine, harfleri “Q” klavyedeki sıralamaya göre nakşetmek için eğer gerekiyorsa Türkçe alfabedeki sıralamayı “A,B, C, D…..Z” şeklinden “ E, R, T….Ç” şeklinde sıralama bile cesurca düşünülebilmelidir.

Tüm bu soru ve sorgulamalardan sonra bu konunun net ve kolay bir cevabının olmadığını bilerek, nihai cevabı ve kararı da konunun uzmanlarına ve geniş araştırma sonuçlarına bırakarak, naçizane kendi şahsi görüşümü yazmam gerekirse, bana göre özetle Türkçe’ye zarar vermeden, hatta daha da güzelleştirecek ve kolaylaştıracak şekilde, Q klavyeye uygun olarak sıralanması bilimsel olarak araştırılmalı ve ona göre bu yönde doğru olan karar neyse verilmelidir. Ancak el yazısından mutlaka vazgeçilmeli, hem de inat gurur, kibir yapmaksızın sırf çocukların eğitimi düşünülerek vazgeçilmeli ve düz yazıya yeniden geçilmelidir. Özetle başlıktaki birinci sınıf öğrencisinin orijinal cümleleriyle yazdığım sorunun cevabı yetkili ve uzmanlarca mutlaka verilmelidir. 03.01.2013

Cafer GÜZEL

[email protected]

Kaynak: http://frmkpss.com/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber