Bu haber kez okundu.

MÜKEMMEL ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEK UĞRUNA TATMİNSİZ ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEYİN!
 Çoğu ebeveyn, çocuğu için mükemmel, sevgi dolu, başarılı bir hayat hayal eder. Bütün bunları sağlamak için imkânlar yaratır. Çocuğu için en iyisini aramak belki de birçok ebeveynin en öncelikli işleri arasındadır.
“Sıklıkla çalıştığım klinikte iki ucu gözlemleme şansı edindim.”
Bunlardan ilki, hayatta çalışmak dışında kendine var olma alanı yaratmayan bireyler. Herhangi bir uğraş ilgi alanı olmayan, hayatı kısır bir döngüde kalan kişiler. Belki bu yapmak için imkânları olmamıştı, belki de hayat koşturması buna izin vermemişti. Fakat bu kişiler sadece bir ilgi edinme konusunda sınırlı değildi, sosyalleşme konusunda da problem yaşıyorlardı.

Son zamanlardaki psikolojik araştırmalar incelendiğinde, arkadaş edinmenin, sosyal olmanın kişiyi birçok olumsuz etkiden koruduğu, mevcut psikolojik buhranların atlatılmasında etkili olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte sosyal aktivitelerin özellikle erken yaşta hem fiziksel hem zihinsel gelişime katkı sağladığı bilinen bir gerçek.
“İkinci uç olarak klinikte gözlemlediğim grup; ergenliğe girme aşamasında olan çocuklar.”
Bu çocukların çoğunun mutsuz ve kaygılı çocuklar olduğunu gözlemledim. Hayattan bir beklentilerinin olmaması, kendilerine bir ilgi alanı belirleyememelerinin en büyük sebebi, küçük yaştan beri türlü aktivitelere katılmaları fakat şu an da hiçbirini sürdürememeleri.

Sosyal aktivite içinde olmak elbette güzel bir şey. Bir yandan fiziksel olarak sağlıklı gelişmek bir yandan biriken enerji ve stresin atılması, yeni sosyalleşme kanalları kazanmak, kendini gerçekleştirmek yolunda atılan güzel adımlar arasında.

Özellikle metropollerde yaşayan aileler için bu fırsatları yaratmak çok zor değil. Sıklıkla çocuklar için türlü türlü aktivitelerin olduğu yerlere ulaşım oldukça kolay. Ancak daha küçük yaşlardan itibaren çocukların birden fazla şeyle uğraştıklarını, daha minicik bedenleri ile yoğun bir koşuşturma, telaş içinde olduklarını görmemek imkansız.


Bale kursundan, voleybola oradan piyanoya derken belki de çocuk için en gerekli olan şeye “oyun oynamaya” ne vakit ne de enerjileri kalıyor. Üstelik bu kadar çok şeye adapte olmaya çalışmak oldukça zorken, bu zoru başarma döngüsünde çocukların tükendiği görmek hiç zor değil.
“Bir insanın her konuda başarılı olması normal dışı bir kavramdır.”
Çocuklarımıza koyduğumuz bu hedefler ise onları normalin dışına itmekle beraber birde normal sınırlar içinde kaldıklarında başarısız hissetmelerine yol açmaktadır. Ebeveyn olarak en önemli görev iyi bir yönlendirici olmak. Deneme yanılmayla, baskıyla, kendi yamadıklarını çocuğuna yaptırıp kendi tatmini sağlayarak değil. İyi bir gözlemle. İletişimde kalarak. Gerçekten neye ihtiyacı olduğunu keşfederek. Oradan oraya sürükleyerek değil, dirayetli kalmasını sağlayarak, bir hedefe tutunmasını destekleyerek yönlendirici olunmalıdır.

Piyano olmadı, keman, keman olmadı flüt demek ise çocuğun heveslerini kırmaktan başka bir işe yaramayacak, tatminsiz bireyler olmalarına neden olacaktır.


Kısa Bağlantı : http://clss.link/1XF6PXL

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber