Bu haber kez okundu.

Medya Toplumsal Cinnete Model Olmamalı

Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, toplumsal olaylarda ciddi oranda artışlar meydana geldiğine işaret ederek, bu tür olayların gerek meydana gelişi sırasında, gerek sonrasında, gerekse olayların yargıya intikali sürecinde yazılı-görsel-işitsel ve internet basınında olayların tüm detaylarının açık açık anlatıldığı veya gösterildiğine dikkat çekiyor...

3. Sayfa Haberleri Model Oluyor

“Hangi basın organı olursa olsun bu tür katliam, cinayet, tecavüz vb. olaylarla ilgili olarak verilen ve adına 3. sayfa haberi dediğimiz haberler, topluma örnek olmakta, bundan küçük yaş grupları ve psikolojik rahatsızlıkları bulunan kişiler etkilenmektedir.

Her bir katliamın, her bir canice işlenmiş cinayete isim takmalar (keşikbaş cinayeti, SBS katliamı vb) ve olayları bu isimlerle tanımlandırmalar, hem olayların taraflarını menfi yönde etkilemekte, hem de zihinlerde derin izler bırakmaktadır.

Basın-yayın organlarında yer alan bu tür olaylara ilişkin haberlerde neredeyse yol haritaları çıkarmakta, yöntem tarif edilmekte, hangi aletle suç işlenirse ne kadar ceza alınacağı, ya da yaşı küçük olanların işlediği cinayetlerden ceza almayacakları gibi özendirici unsurlarla bu haberler süslenmektedir.

Toplumsal cinneti artıran haber ve yorumlardan kaçınan yok

Türk toplumunun adet, örf, geleneklerine aykırı yaşam biçimleri, aykırı inanç biçimleri, İslam'a aykırı yöntem ve metodların detaylandırıldığı, özendirildiği, tarif edildiği bu tür haberlerden, yorumlardan ve yargıya intikal etmiş haberlerin bütün yasaklar hiçe sayılarak verilmesinden kaynaklanan bu toplumsal cinnet halinden, duyarlı bir sivil toplum örgütü olarak duyduğumuz rahatsızlığı dile getirmek istiyoruz.

 Geleceğimizi, ülkemizi, devletimizi emanet edeceğimiz gençlerimize çocuklarımıza böyle bir miras bırakmak, bu kültürsüzlüğün önüne geçememek, yozlaşmanın yaygınlaşmasına ses çıkarmamak, aile mefhumunun ortadan kalkmasına seyirci kalmak, inançsızlığı aşılamak, bundan dolayı tedbir almamak, ağır sorumluluk gerektirmektedir.

Çeşitli şekillerde topluma kazandırılan inançsız bireyler, değişik akımların etkisinde kalarak bu tür olayların kahramanı haline gelmektedir.

Eksik iletişimin etkisi büyük

Bu olayların faillerinin pek çoğunun yakalandıktan sonra söylemiş oldukları 'herkes benden bahsedecek demiştim' şeklindeki sözler ise yine bir başka toplumsal yaraya parmak basmakta, çocuklarımızla, gençlerimizle olan diyaloglarda gerek aileler adına, gerek eğitimciler ve gerekse din adamları adına eksik iletişime işaret etmektedir.

Buradan hareketle öncelikli talebimiz, bu tür toplumsal vakaların, cinnet, cinayet, intihar, tecavüz, katliam türü haberlerin verilişinde medyaya sınırlama getirilmesi, özendirici, detaylandırıcı haberlerin yayınlanmasının önüne geçilmesidir.

Sansür değil, düzenleme ve kampanyalar önemli

Bu durum yukarıda da ifade ettiğimiz gibi eğitim, kültür, örf, adet, gelenek ve kutsal değerlerle bütünleştirilmeli, çocuklarımız, gençlerimiz bu esaretten kurtarılmalıdır.

Arzu ettiğimiz asla bir sansür sistemi değildir. Bu konuda kampanyalar hazırlıyoruz ve hazırlanmalıdır...”  

 

Mustafa Oğuz, Aile Haber

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber