Bu haber kez okundu.

Lütfen Öğrencilere Tembel Demeyi Bırakın!

Öğretmenlerin öğrencilerine tembel demelerinden nefret ediyorum. Ya da sınıflarının “cehennem gibi” olduğunu söylemelerinden. Öğretmenler bunu söylediklerinde gerçekten ne dediklerini biliyorlar mı? Ben bunu duyduğumda kırılıyorum. Bence bir öğrencinin velisi de bunu duyduğunda kırılıyordur. Peki ya öğrenciler? Eğer bir öğretmen sınıfı hakkında bu kadar kötü şeyler düşünüyorsa, sizce bu kolayca saklanılabilir mi?

Açıkçası ben hiç tembel bir öğrenciyle karşılaşmadım. Peki, sıkılmış bir öğrenciyle? Evet. Ama tembel? Hayır.

Gerçek şu ki ben de bu çocuklardan biriydim. İlkokuldan liseye kadar notlarımın çoğu oldukça kötüydü. Bunun sebebi genellikle sıkılıyor olmamdı. Bir çalışma kağıdını bitirip diğer bir çalışma kağıdına geçiyorduk. Lisedeki derslerin çoğunu astım. Hatta üniversitedeki derslerin bile çoğunu astım. Bu kadar çok dersle baş etmek hiç de kolay değil. Ancak yüksek lisans eğitimine başladığımda akademik eğitimde bir gelişme göstermeye başladım. Çoğu yer ve çoğu şey pek de fazla değişmedi. Bu yüzden öğrencilerimizi suçlamayalım.

Dün 10 yaşındaki kızımla konuştuğumda jimnastik hariç okulun çok sıkıcı geçtiğini söyledi. Hararetle bahsedip durduğu tek şey ise yaklaşan okul bilim fuarı için yapacağı projeydi. Proje fuarına bayılıyor. Neden mi? Çünkü önem verdiği şeyler üzerinde saatlerce çalışabiliyor. Eskiden beri bir deniz biyoloğu olmak istiyor. Zavallı kızım. Biz denize kıyısı olmayan bir bölgede yaşıyoruz. İki sene önceki projesi yunuslar üzerineydi. Geçen seneki köpekbalıkları. Bu yılki ise mercan kayalığı üzerine. Bir proje tasarlamaktan müthiş heyecan duyuyor. Sıkılmış mı? Evet. Tembel mi? Hayır. Kızım büyük bir açlıkla kitap okuyor. Harry Potter serisinin hepsini okudu. Açlık Oyunları’nı da. Percy Jackson serisinin sonuncusunu bitirmek üzere. 10 yaşına yeni bastı. Ama okulda okuduğu kitaplar hakkında asla konuşmuyor. Sıkılmış mı? Evet. Tembel mi? Hayır. Bu çocuk aynı zamanda haftada dört kez artistik buz pateni yapan ve bunun için haftada iki kez sabah 6:30′da kalkmak zorunda olan bir çocuk. Çok farklı ilgi alanları var ama okul bunlara çok nadir temas edebiliyor.

Bir öğretmen olarak hiç zorlu davranışları olan öğrencim olmadığını söylemek istemiyorum. Sadece öğrencilerim, saygısızlık gösterilmesine hoşgörü göstermeyeceğimi çok hızlı öğrendiler. Ama ben onların kim olduklarına ve neye ihtiyaç duyduklarına çok değer verdim. Ama aynı zamanda kendilerinden yapmasını istediğim şeyleri yapmayan çocuklara söylendim de. Uzunca bir süre öğrencilerimin fikirlerini dikkate almadım. Ancak, dikkate almaya başladığım andan itibaren sınıfımdaki bütün dinamik değişti.

Gerçekten de önemli olmayan akademik bilgilere değer verenler genellikle öğretmenler olurlar. Son zamanlarda bu konu hakkında çok düşünür oldum. Bir “metonomi”nin ne olduğunu bilmek herhangi birinin hayatı için çok önemli olabilir mi? Kaçınız bunu okuduktan sonra ne olduğunu bilmek için Google’da arama ihtiyacı hissediyorsunuz? Bunu bilmeden de muhtemelen hayatınız gayet iyi, hatta belki de çok daha iyi bir şekilde devam ediyordur. Hayır, size ne anlama geldiğini söylemeyeceğim. Bu işi yapmayı size bırakacağım.

Kaçımız yan dallarımızda da uzmanlaşırız? Okulda hiç kalkülüs dersi almadım. Anlamıyorum çünkü. Anlamak da istemiyorum. Bu beni tembel yapar mı? Motivasyonsuz yapar elbette. Ama, tembel? Beni tanıyan insanların çoğu beni tanımlamak için asla bu sıfatı seçmezler.

Lütfen, öğrencileri tembel ve sınıfları da cehennem gibi diye damgalamadan önce daha dikkatli düşünelim. Dün öğretmenlerin öğrencilerine tembel demelerinden ne kadar nefret ettiğimle ilgili bir tweet attım. Bir eğitimci cevap yazdı:

“Okulumdaki bir öğretmen, sınıfındakilere “ne kadar tembel olduklarını” hatırlatmak için o bölgedeki test puanlarını gösteren bir makaleyi tweetlemekle övünüyordu. ”

Nasıl yani?

Karşılığında şu cevabı yazdım:

“Vay canına! Eğer bölgesel test puanları öğretmenlerin ne kadar tembel olduklarını göstermek için gönderilseydi, bu bir rezalet olurdu öyle değil mi?”

Bence öğretmenler böyle konuştuklarında kastettikleri çocuklar “uslu” ve itaatkar olmayanlar. Yetişkinlere kendilerini beğendirmek için binbir takla atmayan ya da doğru oyunu oynamayan çocuklar. Oysa bu çocuklar ileride birer yetişkin olduklarında, kalabalıklara karşı geldikleri, farklı düşündükleri ve toplumun görüşlerine kanmadıkları için övdüğümüz yenilikçi insanlar olurlar genellikle. Hatta bazen bu insanlar kahramanlarımız olurlar.

Okul çocukların sevdikleri şeyleri keşfettikleri bir yer olmalı. Çocuklar kendileri için önemli olan soruları sorabilmeli ve cevaplarını arayabilmeliler. Tutkuyla bağlı oldukları, kalplerini ve ruhlarını harekete geçiren şeyleri keşfetmeliler. Şu an bir fark yaratabileceklerini keşfetmeliler. Her şeyin ötesinde, okuldan ayrılırken ne konuda iyi olduklarını bilmeliler. Korkarım çok fazla çocuk bizim “istediklerimizi” yapmak üzerinden değerlendiriliyor. Eğer yapmazlarsa, tembel olarak damgalanıyorlar.

Eğitim sistemimizin okulda iyi olan çocuklar yaratmasına ihtiyacımız yok. Bunun yerine öğrencilerin kendilerini vermelerini sağlayan, yaratıcılıklarını geliştiren ve öğrenme sorumluluğunu ait olduğu yere veren bir öğrenme ortamı yaratmalıyız. Ve bunu öğrencilerimizle birlikte yapmalıyız.

Ezbere dayalı öğrenme yerine öğretmenlerin dersin içeriğini beceriler öğretmek için kullanması gerekiyor. Öğrencilerimizin dağınık olmalarına ve bir şeyler yaratmalarına izin verdiğimiz ortamlar kurmalıyız. Öğrencilerin öğrenmeyi öğrendikleri ve en iyi nasıl öğrendiklerini bildikleri ortamlar. Öğrencilerin önemli araştırmalar üzerinde çalıştıkları ve bazen çok yorucu görülebilen bilgi bolluğunun içinde güvenilir kaynakları belirlemeyi öğrendikleri ortamlar.

Ve eğer bunu yapmazsak, kendilerini vermedikleri için öğrencilerimizi suçlayamayız. Bu yüzden lütfen, öğrencilere tembel demeyi bırakın.

Bu yazı MEKTEBİM KOLEJİ tarafından desteklenmektedir.

 

Kaynak: https://shelleywright.wordpress.com/2015/01/07/please-stop-calling-students-lazy/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber