Bu haber kez okundu.

Kendine güvenen çocuk yetiştirmek için

Bir çocuğun öz güveninin gelişmesi, öncelikle anne babanın tutumuna bağlıdır. Her ebeveynin dikkat etmesi gereken kuralları sizler için bir araya getirdik. Devamını okuyun...


Kendini tanıyıp seven, ayakları üzerinde durabilen, zorluklar karşısında yılmayan ve mücadeleyi sürdürebilen, belli hedefler koyabilen, kendini iyi ifade edebilen, pozitif, hem duygusal hem de sosyal açıdan güçlü; özetle özgüvenli çocuklar yetiştirmek, şüphesiz ki her anne babanın hedefidir. Kendine güveni gelişmiş çocuk önce okuldaki, sonra da özel ve iş hayatındaki yolunda daha mutlu, huzurlu, pozitif ve başarılı ilerleyecektir.


Ama unutulmaması gereken şudur: Bir çocuğun özgüveninin gelişmesi, öncelikle anne babanın tutumuna bağlıdır. Bu nedenle her ebeveynin dikkat etmesi gereken kurallar vardır:  


Öz güven gelişimi bebeklikte başlar ve çocuk 10 yaşına geldiğinde tamamlanır. Sonrasında ve yetişkinlik döneminde de özgüven duygusu iyileştirilebilir. Bununla birlikte her ebeveyn, 10 yaşına gelinceye kadar olan süreçte çocuğunun “öz güven” gelişimine gerekli katkıları yapmalıdır. Öz güven gelişimine öğretmenlerin ve arkadaşların etkisi de atlanmamalıdır.  

Anne ve baba, çocuğuna öncelikle sevildiğini ve takdir edildiğini hissettirmelidir. Bunu hissettirmenin yanı sıra ifade de etmelidir. Sevildiğini hissetmeyen çocuklar özgüvenli olamazlar. Ayrıca pozitif bir ev ve aile ortamı da sağlanmalıdır.  

Güven hissi, çocuğun öz güveninin gelişiminde çok önemli bir yer tutar. Çocuk, anne ve babasına güvenmek ister. Bu nedenle küçücük konularda bile “Nasıl olsa anlamaz” bakış açısıyla çocuk yanlış bilgilendirilmemeli, verilen sözler mutlaka tutulmalıdır. Bir şekilde söz yerine getirilememişse bunun nedeni açıklanmalı ve çocuktan özür dilenmelidir.

Çocuklar, aynı zamanda “görüldüklerini” yani ilgilenildiklerini de bilmek isterler. Anne babalar, sadece hoşlarına gitmeyen şeyleri yaptıklarında değil, her zaman çocuklarına ilgi göstermeli, çalışıyor olsalar dahi ona zaman ayırmalı, onunla geçirdiği vakitten keyif almalı ve bunu hissettirmeli, sık sık da gülümsemelidirler. Çocukla konuşurken oturarak veya eğilerek onunla aynı göz seviyesine inmek de önemlidir.

Anne ve babanın, çocuğuyla ilgili çok büyük beklentileri olabilir. Oysa beklenti, çocuğun yetenekleriyle, yapabilecekleri ve yapamayacaklarıyla örtüşmeli ve kesinlikle gerçekçi olmalıdır.

Her çocuk zaman zaman okulda veya sosyal hayatın içinde başarısızlık yaşayabilir. Bunlar, çocuğa karşı ciddi bir eleştiri ve küçümseme tutumu olarak kullanılmamalıdır. Çocuğun çabası takdir edilmeli, başarı için olumlu olarak teşvik edilmeli, gösterdiği ilerlemelerin altı çizilmeli, mücadele etmesi desteklenmelidir.

Anne babalar elbette ki karşılaştığı sorunlarda çocuklarına destek olmalıdır ama onun yerine her şeyi üstlenmemelidir. Tek başına yapabileceği işler konusunda çocuğun önü açılmalı, daha hızlı veya daha doğru yapmak adına bu işler anne baba tarafından yürütülmemelidir.  

Çocuğa kendisini ifade etmesi için cesaret verilmeli ve fikirlerinden dolayı yargılanmamalıdır. Daha iyiye ve daha doğruya yöneltmek adına paylaşımlarda bulunulmalı, çocuk hatalı hareket ediyorsa bunun nedenleri açıklıkla anlatılmalıdır. Çocuğa, başkalarına saygı gösterme ve empati kurma yetileri de kazandırılmalıdır.  

Çocuğa kendi kararlarını verebilmesi için olanak yaratılmalı, bunun sonuçlarına katlanması gerektiği öğretilmelidir. Ev içinde sorumluluklar verilmelidir. Ayrıca sosyal ortamlara sokulmalı, başkalarıyla kaynaşması sağlanmalı, yeteneklerine göre hobilere yönlendirilmelidir.

 

 

Kaynak: www.everydayme.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber