Bu haber kez okundu.

Kadın Şiddetine Son Vermek İçin Sapık Değil, İnsan Yetiştirin!

Pedagog Sevil Yavuz Özgecan Aslan vahşetini değerlendirdi ve Özgecan’ın kadınlarını sesi olduğunu, kadına karşı şiddet konusunda toplumsal duyarlılığın artmasına destek olduğunu belirti ve şiddet vakalarının azalmasının yolunun kadınların erdemli erkek çocuklar yetiştirmesinden geçtiğini vurguladı. Toplumda kız ve erkek çocuklarının farklı muamele gördüğüne, kız çocuklarının cinsel bir obje olarak sunulduğuna dikkat çeken Yavuz, annelerin erkek çocuk yetiştirirken çok dikkatli olası gerektiğini ve hukuki yaptırımların bu konuda artması gerektiğini ifade etti ve sözlerine şu şekilde devam etti.


Sevgili Özgecan Aslan kadınların sesi oldu!


Özgecan Aslan’ın ailesine başsağlığı ve Allahtan sabır diliyorum. Bu büyük acı üzerine anne babaya ne söylesek bir anlam ifade etmeyecek. Özgecan meleğimiz biz kadınların ve kendini savunmayan çocuklarımızın sesi oldu. Bu vahşet artık kadına karşı uygulanan şiddet ve istismarın son damlası oldu ve sosyal medyada ve kamuoyunda büyük tepki çekti, birçok kampanya başlatıldı. Sosyal medyada #sendeanlat hashtagı ile kadınlar yaşadıkları cinsel istismar olaylarını ve toplumda bir kadın olarak yaşamanın ne kadar zor olduğunu örneklerle anlatıyor. Umarım bu ve benzeri kampanyalar kadına karşı özellikle kız çocuklarına olan bakış açısını değiştirmeye yardımcı olur.


Kadınlar ve çocuklar toplum içinde olmaktan korkuyor!

 


Artık kadınlar bu ülkede yaşamaktan, toplu taşımaya bilmekten, yürüyerek evine gitmekten korkar oldu. Şiddet ve istismar sadece kadınları hedef almıyor, kendini savunamayan çocukları da hedef alıyor. Şiddet sadece ülkemizde değil, tüm dünyada yayın durumda. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) yayınladığı dünya çapında çocuklara yönelik şiddetle ilgili rapora göre, küresel çapta 190 ülkenin yer aldığı 20 yaş altındaki 120 milyon kız çocuğu cinsel taciz veya tecavüze maruz kalmış durumda. Örgüt, dünya çapında çocukların rutin olarak şiddete maruz kaldığını vurguluyor.

 Anne babalar çocuklarını arkadaşlarıyla dışarıda oyun oynamasına ve gezmesine izin vermekten korkuyor. Toplum geneline yayılan bu korku kadınların ve çocukların normal hayat akışına yani ruh sağlığının en önemli belirleyici olan günlük hayattaki işlevselliğini engelleyen bir boyut aldı. Kimse kimseye güveniyor. Erkekler potansiyel sapık gibi görünmeye başlandı. Tabi ki toplumumuzda erdemli erkeklerle de var. Ama o kadar fazla bu olaylar yaşanıyor ki artık erkeklere karşı güven duygusu yıkıldı.


Suçlulara caydırıcı cezalar verilmiyor!


Kadına ve çocuğa karşı şiddet ve istismar olaylarının yaşanmasının en büyük nedeni istismarcıların, yani suçluların cezalandırılmaması ya da çok hafif cezalandırılması ve çeşitli nedenlerle cezalarından indirim yapılmasıdır. Suçlular hak ettikleri cezaya çarptırılmanın aksine kurbanlar hukuki süreçte daha fazla yıpratılıyor ve toplum tarafından tepki görüyor. Suçlular cezasını çekmeyince yani verilen cezalar caydırıcı olmayınca bu durum toplumdaki suça ve şiddete yatkın olan bireylere olumsuz model oluyor ve onları suç işlemeye teşvik ediyor.


Kadına ve çocuğa şiddet konusu hukuki açıdan gözden geçirilmeli!


Bu konuda hukuki sistem tümüyle gözden geçirilmeli, çaldırıcı cezalar getirilmeli. Kadına ve çocuklara uygulanan şiddet ve istismar konularına bakan mahkemeler kurulmalı ve burada tüm ekibe hakim ve diğer uzmanlara çocuk ve kadın psikolojisi, şiddet ve istismarın etkilerini konusunda eğitim verilmeli ve bu konudaki hukuki süreç çok hızlı ilerlemeli ve kurbanlar hukuki süreçte yıpratılmamalıdır.



Toplumsal algı değiştirilmeli!


Bu suçların artmasını diğer nedeni kadına toplumsal bakış açısı ve kadınların toplumda ikinci sınıf muamele görmesi ve cinsel bir obje olarak sunulmasıdır. Toplumun en küçük yapısı ailedir. Aile küçük bir toplumdur ve ailede bir çocuk nasıl yetişirse, o erdemleri kazanarak yetişkin olur. Toplumu bir anda değiştiremeyebiliriz. Ama biz anne babalar olarak çocukları erdemli, duyarlı birey olarak yetiştirebiliriz. Aslında biz kadınlar kendimize şiddet uygulayacak çocukların yetişmesine toplumun dayattığı bakış açısına göz yumarak, bu şekilde yetiştirerek farkında olmadan destek oluyoruz. Erkek çocuklarınızı toplumun ön yargısına göre yetiştirmeye devam edersek bu şiddet ve cinsel istismar vakaları bitmeyecek. Artık kadınlar, annenler gücünü fark etmeli ve özellikle erkek çocuklarını erdemli yetiştirmeli.


Erkek çocuklarınızı sapık değil, erdemli yetiştirin!


Özellikle erkek çocuklarına evin namus bekçileri gibi kız kardeşlerine her türlü şiddeti uygulamasının doğal olduğu mesajını vermek en sık yapılan hatalardan biri. Erkek çocuk ne kız kardeşinin, ne de mahallenin namus bekçisidir. Herkes kendinden sorumludur. Erkek çocuğunuzun kız çocuğunuza baskı uygulamasına izin vermeyin. Kız çocuğunun da erkek çocuğunun da otorite figürü anne babasıdır. Erkek çocuk kız çocuğunun otorite figürü değildir.


Erkek çocuklara da kız çocuklara da eşit haklar sunun!


Evdeki işlerde, çocuklara tanıdığınız özgürlük ve sınırlarda erkek çocuğunuzu da kız çocuğunuzu da eşit haklar sunun. En önemlisi kız çocuklarına karşı saygılı ve nazik olmayı öğretin. Siz erkek çocuklarınızı duyarlı ve erdemli yetişmezseniz bu olaylar hep yaşanmaya devam edecek.


Unutmayın gelecek sağlıklı nesiller biz kadınların ellerinde… Önce anne olarak sonra ise toplumun tüm alanlarında çocuklarımıza ve gençlerimize kadınlara ve kız çocuklarına saygı duymayı, kadınların cinsel bir obje olmadığı öğretmeliyiz. En azından bu yazımı okuyan anneler erkek çocuklarını dikkatli yetiştirirse gelecek nesillerde büyük bir fark yaratırız.


Çocuğunuzu erdemli ve kadınlara saygılı büyütmeniz dileğiyle,

 

KAYNAK: SABAH

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber