Bu haber kez okundu.

Her anne babanın çocuğuna söylemesi gereken 20 şey. Bunu yapmamanız pişmanlık duymanıza neden olabilir.

Eğer denemezseniz hiçbir zaman hedeflerinize ulaşamazsınız. 
Siz ve bu dünyadaki diğer kişilerin gerçekleştirmeyi başardığı her şey sadece bir denemeyle başladı. Hepsi bu!
Bir takım aksilikler yaşamanız vazgeçmeniz anlamına gelmiyor. Yazar JK Rowling, Harry Potter için bir yayınevi bulmadan önce tam 12 yayınevi tarafından reddedilmişti. Eğer vazgeçseydi milyonlarca çocuk, bu son derece önemli kitapları göremeyecekti.

İnandığınızdan çok daha fazlasını yapabilirsiniz. 
Beyninizin size bazı şeylerin mümkün olmadığını söylemesine izin vermeyin. Kendilerini kısıtlayan çok fazla erişkin var. Örneğin, elleri üzerinde duran birisini gördüklerinde “bunu asla yapamazdım” diyorlar. Ancak bu doğru değil. Herhangi bir sağlık probleminiz yok ise ve doğru rehberlik alırsanız elleriniz üzerinde durmayı başarabilirsiniz. Korkularınızı ve cesaretinizi bilmeniz önemlidir.

Güneşten koruma kremlerini kullanın 
Bilim adamları, genç yaşta kullanılan güneş koruma kremlerinin sonraki yaşlardaki cilt kanseri riskine karşı koruma sağladığına dair güçlü kanıtlara sahip. Ayrıca, kendinizi yakmıyorsunuz ve cildiniz erken kırışmaya maruz kalmıyor.

Sizin için anlamlı olanı bulun.
Hayat, uzun bir mücadele değildir. Sizin için anlamlı bir şey yaparken elinizden gelenin fazlasını sergiliyorsunuz. Doğru hissettikleriniz için sonuna kadar gidin. Sizin için değerli olan şeyleri yapın, en kolay seçimi veya “herhangi bir kişinin” yaptığını seçmeyin. Bir bankada çalışıyorsanız, ancak vahşi doğa rehberi olmak istiyorsanız, kesinlikle mutsunuz demektir. Vahşi doğa rehberi olun!

Size inanıyorum, ancak bu önemli değil.
En önemlisi kendinize inanmanız. Öz saygınızın olması, farklı şeyleri yönetebileceğine olan inancınızı da güçlendirir. 3-8 yaşlarında çocukların kendine güveni şekillenir. Ardından, çocuğun kelimelerle onaylanması (“Görüyorum ki sen…”) ve alternatiflerin sağlanması, çocuğun kendi etkisini hissetmesi açısından önemlidir (“şimdi bunu yapacak mıyız, bunu mu yoksa diğerini mi seçmek istiyorsun?”)

Olumsuz bir tutum yaşamı karmaşık hale getirebilir.
Yaşamınız boyunca bir şeyler hakkında sürekli olarak şikayet etmeniz eğlenceli değil. “Yapmalıyım” ifadesini “Yapacağım” şeklinde değiştirin. Bir ebeveyn olarak davranış şeklinizi seçebilirsiniz ve seçiminiz, çocuklarınıza aktarılacaktır. Araştırmalara göre pozitif düşünce, insanları hem daha akıllı (!), hem de daha sağlıklı yapmaktadır.
Yazar Elizabeth Gilbert’e göre “kıyafetlerde yaptığınız seçimler gibi düşüncülerinizi de seçmeyi öğrenmelisiniz.”

Değişim kötü olmak zorunda değil.
Yaşam sürekli değişim halindedir. Bu değişimi ne kadar iyi veya ne kadar kötü olarak algılayıp algılamadığımıza bakmaksınız değişim devam edecektir, bundan kesinlikle emin olabilirsiniz. Bir şeyler gerçekten kötü mü gitti? Başarısız mı olduğunuz? Bir sınavdan kaldınız mı? Geç mi kaldınız? Bunu unutun. Geçmişte neyi yapmanız gerektiğinden ziyade ne yapabileceğine odaklanın.

Gereksiz yere üzülmeyin.
Kendinize şu soruyu yöneltin: Bu etkileyebileceğim bir şey mi?
Bunu etkileyebilir misiniz? Yapın.
Etkiniz yok mu? Unutun.
Bir ebeveyn olarak dikkate almanız gereken bir takım ipuçları var. Çocuklar, aptal değiller, ebeveynlerinin endişelerinin farkındalar.

İçinizdeki sesi dinleyin.
Kalbinizin derinliklerinde bir yerlerde bir şeylerin olduğundan daha farklı olması gerektiğini mi hissediyorsunuz? Bu hisse kulak verin! Yapılan çalışmalar, başarılı insanların kararlarının yüzde 90’ını içlerindeki sesi dinleyerek verdiklerini göstermektedir. Ne yazık ki günümüzün stresli toplumunda pek çok insan, kendisinden şüphe duymaktadır. Bu kişilerden birisi olmayın – dikkatlice dinleyin’

Hiçbir zaman bir çocuk olmaktan vazgeçmeyin.
Çocuksu olmak sağlıklıdır. Eğlence, 30 yaşından fazla olmanız ve önemli bir işe sahip olmanız nedeniyle yok edilmek zorunda değildir. Hala çimende takla atabilir, kahvaltıda kek yiyebilir ve sevincinizden zıplayabilirsiniz.

İnsanlara sevgi ve saygıyla yaklaşın.
İnsanlara iltifat etmeyi veya gülümsemeyi unutmayın. Bunun hiçbir şekilde bedeli yoktur ve kendinizi çok iyi hissedeceksiniz.

Herkes bir noktada başlangıç düzeyindedir. 
Başlangıçtan daha iyi bir noktada olamayacağınız için hayır demeyin. Başlangıç seviyesinde olmak cesarettir. Aynı zamanda güzel bir alçak gönüllülük örneğidir.
Bir ebeveyn olarak önemli bir rol modelsiniz. Denemeye cesaret ettiğiniz şey gerçekten kötü olduğunuz bir şey mi? Salsa? Tarama? Boyama? Paten?

Hiçbir zaman her şeyi bilemezsiniz. 
Açık fikirli olun. Herhangi bir şeye dair her şeyi bilmeniz mümkün değil. Farklı şekilde düşünen veya farklı şeyler yapan insanları dinleyin, şans, öğrenmenizi sağlar.
Winston Churchill’e göre “fanatik, asla fikrini değiştiremeyen insandır”.

Yaşamdan ders almanızı sağlayan hatalar vardır.
Güzel! Hiçbir şeyin göründüğü kadar kötü olmadığını hatırlayın. Her deneyimde saklı bir bilgelik vardır. Amerikalı psikolog B. F. Skinner’in şu ifadelerinden ders çıkarın: “Başarısızlık, her zaman hata değildir, koşullar altında en iyi şey dahi olabilir. Gerçek hata, denememektir.”

Sevgi sonsuzdur.
Hiçbir zaman hissedileceğiniz sevginin bir sonu olduğunu düşünmeyin. Sevgi yokluğu da olmayacak – sevgiyi elinizden gelen en iyi şekilde kullanın

Hislerinizi anlatın.
“Seni seviyorum” diyebilmek ve mutsuzluğu ve hayal kırıklığını sakince anlatmayı öğrenebilmek, gelecekteki sağlıklı ilişkilerin anahtarıdır.

Hayat, televizyonda göründüğü gibi değildir.
Bill Gates’in tüm ebeveynlere verdiği tavsiyelerden birisi de çocukların televizyonun gerçeklik olmadığı hakkında bilgilendirilmesidir. “Gerçek yaşamda insanlar kafelere ve işlerine gitmeli.”

İnterneti kapatın. 
Günümüz yaşantısındaki çocuklar, akıllı telefonlar ve tabletlerin henüz var olmadığı hayat hakkında bilgi sahibi değildir, ancak siz biliyorsunuz. Bunu çocuklara gösterin. Ormanlara gidin, kulübe yapın, kürek çekin, kumdan kale yapın veya her gün belirli bir süre sadece gökyüzüne bakın.

Doğanın tadını çıkarın. 
Çevre, yaşadığımız her yerde, bu nedenle çevreyi korumalı ve özen göstermeliyiz. Bugün yaptıklarımız dünyanın gelecekte nasıl olacağını etkiler. Saygı duyun ve sürdürülebilir seçimler yapın.

Kendinizi sevin. 
Bir ebeveyn olarak çocuğunuzu çok seviyorsunuz, ancak bir gün bu dünyadan ayrılacaksınız ve onlara daha fazla yardım edemeyeceksiniz. Çocuklarınıza verebileceğiniz en güzel hediye, güçlü benlik duygusudur.
Sağlık rehberi (Vårdguiden), özsaygıyı şu şekilde tanımlamaktadır: kişinin başarılar, unvanlar, meslek veya para olmadan kendi değerini bilmesidir. Kendi kararlarına güvenirler ve yeteri kadar iyi olduklarına inanmak için başkalarının onayını beklemezler. Güçlü özsaygısı olan insanlar, genellikle çevre tarafından güvenli, arkadaş canlısı ve kabul gören insanlar olarak algılanırlar. Çocuklarınıza güçlü özsaygı duygusu verebilmek için uyku, gıda ve sağlık gibi konularda çocuklarınıza iyi bakmanız gereklidir. Çocuğunuzun diğer insanlarla ilişkilerine makul sınırlar koymasını da öğretebilirsiniz. Hayattaki olaylarla çok fazla sorumluluk almadan daha dengeli mücadele edebilmek kolaylık sağlar.

Bu kronolojik tarih, Zandra Lundberg tarafından yazılmıştır. Bizlere bu iletiyi gönderdiği için iftihar ediyoruz.

 

Kaynak: http://www.newsner.com/tr/2015/01/her-anne-babanin-cocuguna-soylemesi-gereken-20-sey-uyari-bunu-yapmamaniz-pismanlik-duymaniza-neden-olabilir-2/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber