Bu haber kez okundu.

Eğitimde iletişim çok önemli

Sabahın erken saatlerinde evde başlayan uyanma, kahvaltı, çanta hazırlama vb. mücadele caddede, sokakta trafikle, okulda derslerle, okul sonrası yoğun ödevlerle başa çıkmaya çalışma derken bütün günün eğitim öğretime adandığı zorlu bir hayat. Sırf kendilerine daha iyi bir gelecek kurmak için hayatlarının yaklaşık yirmi yılını bu mücadele içerisinde geçiren çocuklarımızın ve gençlerimizin işini biraz olsun kolaylaştırmak ise biz büyüklere düşüyor. Evde anne babalar,  okulda ise öğretmenlerin özellikle onlarla iyi bir iletişim kurmak için duyarlılık göstermeleri, çaba harcamaları gerekmektedir. Çocukların ve gençlerin bu süreci olumlu ve verimli biçimde götürebilmeleri için uygun iletişim kodlarının kullanılması büyük önem taşımaktadır.

 

Anne babalar sabahları çocuğu okula hırpalamadan hazırlamalı, bağırıp çağırmadan, olabildiğince  ılımlı ve olumlu bir iletişimsel ilişki kurarak  çocuğu veya genci okula göndermeli. Eleştirel, saldırgan,  yıkıcı değil, özendirici, olumlu, yapıcı ve ikna etmeye dönük iletişimsel kodlarla çocukla ve gençle iletişim kurmalıdır.  Çocuk evdeki olumlu ve iyimser iletişim ortamından çok daha yüksek motivasyonla çıkarak derslerine yoğunlaşacaktır.

 

Okulda öğretmenlerin öğrenciyle iletişimsel ilişki kurarken kullanacakları kodlara, verecekleri iletilere dikkat etmeleri gerekir. Unutmamalıdırlar ki her öğrencinin toplumsallaşma süreci farklıdır. Her öğrenci farklı bir aile yapısından, farklı yerel kültürel ve toplumsal  ortamdan, farklı ekonomik koşullardan gelmekte. Dolayısıyla da her öğrencinin kişilik özellikleri, algı düzeyi, zekası, dolayısıyla da öğrenme kapasitesi farklıdır. Öğretmen öğrencilerle iletişim kurarken bu farklılıkları dikkate almak zorundadır. Aksi takdirde öğrenciye ulaşabilmesi, dolayısıyla da verimli bir öğrenme sürecinin gerçekleşebilmesi mümkün olmaz.

 

Öğretmenler unutmamalıdırlar ki öğrenciler çocuk, ergen ya da genç olsunlar olgunlaşma sürecini tamamlamış kişilik yapılarıyla karşılarına gelmektedirler. Ama diğer yandan yüksek öğrenim bile görüyor olsalar da henüz yetişkin kategorisinde de değildirler. Dolayısıyla da dahil oldukları iletişimsel ve etkileşimsel ortamlardan çok kolay etkilenebilmektedirler. Özellikle de çocuk ve ergen öğrencilerin duygusal yanları çok daha öne çıktığından dolayı karşı karşıya kaldıkları her tür tavır ve davranıştan kolayca etkilenebilirler. Bu etkiyi olumlu bir süreçte götürerek öğrencinin öğrenme isteğini artırmak öğretmenin kullanacağı iletişimsel kodlarla ve öğrenciyle kuracağı iletişim tarzıyla yakından ilişkilidir. Yaptırım ve zorlama yerine ikna edici  bir iletişim tarzının kullanılması genelde olumlu sonuç verir.  Diğer yandan kızma, aşağılama yerine sevgiyle yaklaşma ve onurlandırmaya dönük bir iletişim tarzı öğrencinin öğretmenine saygı duymasını, onu bir önder olarak görmesini ve kendisine rol model olarak alması sürecini kolaylaştırır. Bu da öğrenme kapasitesi üzerinde olumlu etki yapar.

 

Unutulmamalıdır ki yaşları ne kadar küçük olursa olsun onların onurlarını zedeleyici tavır ve davranışlar sergilememek lazım. Onları yücelterek, sevgiyle sarmalayarak ve ikna ederek hayata hazırlamak öğretmen, anne baba ve diğer tüm büyüklerin görevleridir. Ancak bu şekilde ülkenin geleceğine de aklı başında, sağduyulu, üretken ve  başarılı insanlar kazandırmak mümkün olabilir.

 

Prof. Dr. Nazife Güngör

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber