Bu haber kez okundu.

Doğru ebeveynliğin tek sırrı var!

Çocuk okulda geçirdiği vakti haricindeki çoğu vaktini ailesi ile birlikte geçirir. Ailesi ile olan ilişkisi de onun gelecekte nasıl bir birey olacağını belirler. Aslında bu temel o dünyaya geldiği anda atılmaya başlar. Çünkü çocuğun hayatında aile, bu konuda temel belirleyicidir. Bilfen Anaokulları Genel Koordinatörü Mihrap Divrengi kaleme aldı…

Ailesi ile olan ilişkisi çocuğun diğerlerine, çevresine hatta tüm dünyaya karşı tavırlarının, tutum ve davranışlarının belirleyicisidir. Çocukların aileleri olan ilişkileri sonucunda nasıl tutumlar geliştirdiklerine dair birçok araştırma da bulunmaktadır. İşte o araştırmalardan ortaya çıkan sonuçlar:

Eğer çocuğunuza karşı aşırı koruyucu bir tutum sergiliyorsanız, çocuğunuz ileride diğerlerine karşı da aşırı bağımlı, kendine güveni olmayan ve duygusal açıdan hassas bir birey olabilir.

Yaptığı hatalara gereğinden fazla hoşgörü gösteriyorsanız, hata yapmanın doğal bir şey olduğunu ve hata yaptığı zaman diğerlerinin her zaman onu affetmesi gerektiğini düşünmeye başlayacaktır. Bu düşünce yetişkinlikte bencilliği beraberinde getirir. Ayrıca sosyal ortamlara girmekte zorlanacak, girse bile uyum süreci onun için sancılı olacaktır.

İlgisizseniz, onun özellikle duygusal ihtiyaçlarını karşılamak önceliğiniz değilse, ileride o da duygularından uzaklaşacak ve hissedeceğini yoğunluklu duygu öfke ve sinir olacaktır.

Baskıcıysanız, elbette nazik, dürüst ve dikkatli davranmaya çalışacaktır. Ama hayata atıldığında çekingen, başkalarının etkisinde kolay kalabilen, aşırı hassas bir kişilik yapısına sahip bir birey olacaktır.

Evde egemen olan çocuğunuzsa, ona boyun eğiyorsunuz demektir. İleride çevresindeki herkes üzerinde egemenlik kurmaya çalışan bir birey olacaktır.

Eğer kardeşi ile ondan daha çok ilgilendiğinizi hissediyorsa evde sizinle vakti geçirirken bir sorun çıkarmasa da arkadaşlarıyla beraberken agresif ve baskıcı bir tavır sergileyecektir.

Peki, Yok Mu Bu İşin Doğrusu?
Hoşgörülü olun ve onu olduğu gibi kabul edin. Onun seçimlerini sevgi ile karşılayarak kabul edin. İlgi alanlarını göz önünde bulundurun, ona yeteneklerini geliştirebileceği ortamlar hazırlayın. Gerekli durumlarda kısıtlama getirmeniz hoşgörülü olmanızı engellemez. Bu kısıtlamalar haricinde onun isteklerini gerçekleştirmesine izin verin.

Araştırma sonuçları gösteriyor ki; kabul gören çocuklar sosyalleşme sürecinde oldukça sağlıklı yol alıyorlar. İşbirliğine hazır, duyguları dengeli ve mutlu bireyler oluyorlar. Ayrıca “dengeli bir hoşgörülü ortam”da büyüyen çocuklar kendine güveni yüksek, kısıtlanmadığı için özgür ve yaratıcı düşünen bireyler oluyorlar.

 

 

 

sozcu.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber