Bu haber kez okundu.

Dikkat eksikliğine karşı neler yapılmalı?

Sabırsız, başladığı işi yarım bırakır, karşısındakini dinlemez, her şeyi unutur, sırasında oturamaz, aklı bir karış havada, kıpır kıpır, bilgisayar başında saatlerce oyun oynar ama derse bir türlü oturamaz.

Son zamanlarda ailelerden ve öğretmenlerden en çok duyduğumuz cümlelerdir.

 

Dikkat eksikliği öncelikle bireyi, aileyi ve toplumu ilgilendiren çocukluk çağının en önemli psikolojik sorunlarından biridir. İlkokul çağındaki çocukların %3-5’inde görülmektedir. Erken teşhis ve tedavinin bu tür sorunu olan çocuklarda kayda değer bir gelişim olduğu gözlemlenmiştir. Dikkat eksikliğinin tarihçesine bakarsak Dikkat eksikliği olan çocukların 18. yüzyılda İngiltere’de “kötü çocuklar” olarak, 19. yüzyıl da ise “fevri delilik”, “yetersiz inhibisyon” olarak isimlendirildikleri görülmektedir. 1902’de Stil, bugün kullanılana benzeyen kolay anlaşılır bir tanımlama yapmıştır. Bu tanımlamaya göre dikkat eksikliği olan çocukların aşırı hareketli, bir konuya yoğunlaşamayan, öğrenme güçlükleri ve davranım sorunları olan çocuklar olarak tanımlamıştır. En son görüş olarak 1993 yılında “ters ve gecikmiş engellenme” kavramı ileri sürülmüştür. Bu görüşe göre Dikkat eksikliği olan çocuklarda beyinin dikkat merkezlerinin işlevlerinde olan engellenme düzeneklerinde gecikme bulunmuştur.

Öğrenmeyi önemli derecede etkileyen bir durumdur. Okul öncesi dönemde bu durum aynı ortamdaki arkadaşları ve öğretmenlerine sıkıntı yaratıyorsa sorun olmaktadır. Fakat İlkokula başlama çocuklar için daha ciddi kural ve sınırların olduğu, daha uzun süre oturmak zorunda kaldıkları ve daha fazla dikkat becerisi gerektiren önemli bir dönemdir. Bu yüzden en sık ilkokul döneminde tanısı konulur.

 

Bu dönemde Dikkat Eksikliği belirtileri şunlardır

*Sakin ve sessizce sınıfta oturamama

*Belirli bir işe veya oyuna dikkat vermekte zorlanma

*Etrafı ile daha çok ilgilenme

*Sorulan sorulara sonunu beklemeden, söz istemeden yanıt verme

*Başlanılan işi yarım bırakma

*Görev ve etkinlikleri düzenlemekte zorlanma

*Günlük etkinliklerde unutkanlık

*Ev ödevi, ders içi etkinlikleri gibi yoğun zihinsel çaba gerektiren işleri yapmaktan kaçınma

*Eşyaları kaybetme

*Sınavlarda dikkatsizce hatalar yapma

*Dağınıklık, defter düzeninin bozuk olması

*Okul başarısında dengesizlik

*Diğer çocuklarla ilişki sorunları

Erken başlayan durumlarda uygun ve etkin tedavi ile belirtiler denetlenebilir. Fakat ileri yaşlarda başlama, aile işbirliğinin zayıf olması, aile içi ve sosyal koşulların yetersiz kaldığı durumlarda suça ve madde bağımlılığına yönelme ve antisosyal bozukluğun gelişmesi oldukça sık rastlanılır.

 

Bu tür bozukluklarda en iyi sonuç çoklu tedavi modelleridir. İlaç tedavisi, davranış tedavisi, iyi bir aile-okul işbirliği ile birlikte sürdürülen psikoterapiler başarılı sonuçlar vermektedir. Bunlarla birlikte devam eden grup tedavileri oldukça etkili olmaktadır

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber