Bu haber kez okundu.

Dersi dinlemeyen öğrenciler için neler yapılabilir?


Birincisi her zaman yaparak/yaşayarak öğrenme ortamı oluşturmazsınız ve oluşturamamaktayız.


İkincisi her ders yaparak yaşayarak öğrenilmez.


Üçüncüsü kalabalık sınıflarda yaparak yaşayarak öğrenmeyi sağlama sınıf disiplini açısından sıkıntılar oluşturmakta.


Yaparak yaşayarak öğretemeyeceğiniz durumlarda hemen anlatmaya başlarsınız. İstersiniz ki öğrenciler sizi izlesin, anlasın ve öğrensin. Öğrenmek anlamak değildir. Öğrenmek öğrenilenlerin uygulanmasını da kapsar. Ancak bu hayalleriniz suya düşer. Anlatırsınız, anlatırsınız ancak dönütler beklentilerinizin altında kalır. Sonra kendinize sorarsınız: “Anlatamadım mı?”


Yukarıdaki anlatımına uygun bir çık deneyim yaşamışsınızdır. Siz tahtada bir şeyler anlatırsınız, tahtaya bir şeyler çizersiniz, öğrencileriniz sizi din(liyormuş gibi yapar, fakat siz hiç anlamazsınız)ler. Fakat bir bakarsınız daha az önce anlattığınız konular anlaşılmamıştır.


Peki öğrenciler sizin anlattıklarınızı neden anlamaz?


Öğrencinin anlaması için bir çok ön şart lazım. Hazırbulunuşluluk düzeyi, moral, motivasyon, güdülenme….. hepsinden önce öğrencinin zihninde kaygı olmamalı. Ne kaygısı? “Öğretmenin tahtaya yazdıklarını deftere geçiremeyeceğim.” “Öğretmen yazdıklarını biraz sonra silecek ama ben yazmak için yetişemeyeceğim.” “Geri kalacağım”…..


ogrenci


Bu kaygılar içindeki öğrenci ne düşünür, ne yapar?


Bu kaygılar içindeki öğrencinin zihni hep bunu düşünür. Sizi izliyormuş gibi yapar. Bir eli sürekli kalemdedir. Siz yazarsınız o yazar. Yazmak için sürekli bir telaş içindedir. Hatta bazıları teneffüsünü yazmak ile geçirmemek için çok acele eder.


Bizler de isteriz ki bize baksınlar da öğrensinler.


Peki ne yapmalı?


Öğrencilerin zihinlerindeki bu kaygıları tamamen ortadan kaldırmalı.


Neler yapabiliriz? Örnek:


Öğretmen tahtada çarpma işlemini, işlem olarak nasıl yapıldığını gösterecek. Çizimler yapacak.


Aşama   :Tüm öğrencilerin masasının üzerinde hiçbir şey olmamasını sağlayacak.

Aşama   :Öğrencelere neyi öğreteceğini açıklayacak.

Aşama   :Tahtaya yazacaklarını sileceğini, öğrenciler öğrendikten sonra vakit olursa yeni örnek yazacağını onun deftere geçirilmesini isteyeceğini söyleyecek.

Aşama   :Yazı yazarken sırtını öğrencilere dönmemeye azami dikkat edecek.

Aşama   :Öğreteceklerinin hepsini bir çırpıda değil öğrenciler anladıkça yeni aşamaya geçecek.

Aşama   :Anlatım bittikten sonra yeni örnekler yazıp öğrencilerin yapması istenecek.

Öğretmen, zil çalmasına yakın veya zil çalmakta iken öğrencilerinden hiçbir zaman tahtayı yazmalarını istemeyecek. Bu tutum öğrenciyi her zaman öğretmen yazarken ben de yazayım anlayışına iter.


Yakın bir zamana kadar buna dikkat etmemiştim. Ancak öğrenci davranışlarını gözlemleyince öğrencilerin neden dinliyormuş gibi yaptıklarını gördüm. Hemen yanlıştan döndüm ve öğrencilerin gerçekten daha iyi anladıklarını fark ettim.


Hatta öğretmen özellikle Matematikte hiç yazdırmasa ne olur?

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber