Bu haber kez okundu.

Dahi Çocuk İstiyorsan Kaos Yarat!

Çok iddialı oldu değil mi? O zaman bir soru ile başlayalım..

 

Deha ile zorluk arasında bir ilişki var mı sizce?

 

Bugün çocuğunuz için özel üniversiteler dahil harcayacağımız ortalama 700 bin USD’nin ve hafta sonu oradan oraya savrulduğumuz yatırım yapılan yılların karşılığında ne istiyoruz? Piyano çalan, jimnastik yapan, tenis  oynayan, eskrimde “strateji” öğrenmiş, İngilizceyi aksanıyla konuşan, Rusçası bol müthiş çocuklar …

 

Dip not: unutma bu ülkede her parti “my way” ile başlar, “kasap havası”yla biter.

 

Proje çocuklar.. Yanında kavga edilmeyen, sevginin tam gaz verildiği, hiçbir şeyinin eksik edil(me)diği, overdose ilginin içinde büyüyen çiçekler..

 

Başarının tanımı herkese göre değişir.. Kimi anne baba için ölçüt yıllık geliridir, kimisi için ne olduğundan çok, ne yaptığıdır.. Konumuz bu değil. Konumuz deha ve düzen ya da zıttı kaos arasındaki ilişki.

 

“Deha” dediğinizde aklınıza gelen isimlerin geçmişlerindeki izlerine bakalım..

 

Bugün bu yazı için örnek ararken üniversitede öğrencilerime “tanıdığın en büyük dahi?” dediğimde gelen 5 isim:  Steve Jobs, Bill Gates, Einstein, Freud, Charlie Chaplin oldu. Bu insanların geçirdikleri süreçlere şöyle bir baktım. Aynen aktarıyorum:

Bill Gates: Çocukluğunda olduğu gibi ergin bir insan olduğu dönemlerde de çok dağınık. Bu dağınıklığı etkisiz hale getirmek amacıyla annesinin kendisi için haftalık giyinme planı düzenlediği bile söyleniyor. 1977 yılında Harvard Üniversitesi’ni terk ediyor.

Albert Einstein: Katolik ilkokuluna gitmiş bir Yahudi ve 4 yaşına kadar hiç konuşmuyor.

Sigmund Freud: Babası orta sınıf bir yün tüccarı, annesi babasından yirmi yaş küçük bir kadın. 1857 yılında finansal krizle tüm mal varlıklarını kaybediyorlar.

Charlie Chaplin: Londra’nın en fakir mahallelerinden birinde doğuyor. Psikolojik olarak dengesiz annesi ve metresiyle yaşayan babası arasında zorlukla büyümüş.

“Şimdi gidip boşan, 20’lik biriyle evlen ya da çocuğu caminin önüne bırak”  demiyorum, tabi ama şöyle bir gerçek yok mu? Sorumluluğu ne kadar erken alırsan o kadar hızlı adapte olmuyor musun? Çocukluğun nasıl geçti? İlk bisikletini almak için nasıl bir bedel ödedin ya da “tornetini” kendin mi yaptın? Bugün konuştuğun İngilizce için nasıl çabaladın? Yoksa şu an eve soktuğun Filipin’li dadın yok muydu? İmkanların olması tabi ki avantajdır ama unutmamamız gereken en temel şey, bedel ödenmeden alınanın çok hızlı tüketildiği…

 

Turuncu, Kasım 2014

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber