Bu haber kez okundu.

ÇOCUKLUKTA ÖFKE NÖBETLERİ - SORULAR



1. Ebeveynler nöbetlerin seyrini takip etmelidirler:
Her çocuk zaman zaman çok öfkelenir ve bu, bir krize dönüşebilir. Bazı çocuklar bu krizleri diğerlerine göre daha sık yaşayabilirler. Ebeveynler krizlerin daha çok ne zamanlarda (sabahları/akşamları/
yemek öncesi/uyku sonrası...), nerede (evde/sokakta/misafirlikte...), ne sıklıkta (haftada bir/günde iki kez...), kimlerin yanında (baba/dede/yabancı biri...), hangi durumlarda (yemek yeme/televizyonun kapanması/alışveriş yaparken/giyinme...) olduğunun tespiti yapmalıdırlar. Bu, olası kriz durumlarının önceden tahmin edilmesine olanak sağlar. Böylece kriz henüz başlamadan müdahale edilebilir. Olay kontrolden çıktıktan sonra müdahale etmek bir işe yaramayabilir.

Mesela; uykudan uyandığında çocuğunun çok agresif olduğunu bilen bir anne, bu zamanlarda, çocuğun yapmaktan hoşlanmayacağı şeyleri biraz ertelemelidir: Çocuk banyo yapmaktan zaten hoşlanmıyorsa, uyku sonrasında bunun için ısrarcı olmak kriz oluşmasına zemin hazırlayabilir. Anne çocuğun uykusu açılana kadar beklemelidir. Sonrasında çocuğun banyo için ikna olması daha kolay olacaktır.

2. Olay ve durumlar arası geçişte çocuğa zaman tanımalıdırlar:
Çocuklar zevk aldıkları şeyler hiç bitsin istemezler, işlerinin bölünmesinden hoşlanmazlar. Ebeveynler bunlara sınırlama getirirken çocuğa alışmaları için biraz zaman vermelidirler.

Mesela TV izleyen bir çocuğa, artık uyku vaktinin geldiği ve onu kapatması gerektiği söylenince çocuk çok öfkelenebilir. Ebeveyn bunu söylemek yerine, on dakika sonra ya da izlediği program bitince televizyonu kapatması gerektiğini çocuğa hatırlatmalıdır. Başka bir örnek de park sorunudur. Çocuğa haydi artık eve gidiyoruz demeden önce, üç kere daha kayağa bin / 2 kere daha sallan sonra gideceğiz, demek daha doğrudur. Böylece, çocuğun duruma kendini hazırlaması için zamanı olmuş olur.

3. Çocuğa seçenek sunmalıdırlar:
Çocuklar "hayır" kelimesinden çok hoşlanmazlar. Eğer ebeveyn bir şeye hayır diyerek çocuğu engelliyorsa, bu hayır' ın yerine evet diyeceği bir şey koymalıdır. Böylece çocuk kendisini engellenmiş hissetmemiş olur, dolayısıyla da öfkelenmez ya da daha az öfkelenir.

Akşam geç bir saatte parka gideceğim diye tutturan çocuğa, ebeveyni bunun olamayacağını söyleyince nedenini açıkladıktan sonra yerine alternatif olarak evde birlikte oyun oyun oynamayı ya da yarın daha erken bir saatte parka götürmeyi teklif etmelidir.

4. Çocuğa yapmak zorunda olduğu şeyleri sormamalıdırlar:
Yapmak zorunda olduğu şeyleri çocuğa sormak, ona bu konuda söz / karar hakkı vermek demektir. Çocuğa önce söz hakkı verip sonra da dediğini yapmamak elbetteki onu kızdıracaktır. Bu nedenle sonucun değişmeyeceği durumlarda baştan bu hakkı ona vermemek gerekir.

Mesela, anaokuluna yeni başlayan çocuklara genelde, anneleri okulu sevip sevmediklerini, gitmek isteyip istemediklerini sorarlar. Eğer ki anne çalışıyor ve çocuğu okula göndermekten başka bir çaresi yoksa çocuğa "okula gitmek ister misin?" diye sormamalıdır. Çünkü ilk iki üç gün bir hevesle çocuk okula gitse bile sonradan sıkılabilir ve gitmek istemeyebilir. Çocuğa başlangıçta bunu sorup, sonrasında ise gitmek istemiyorum dediğinde onun fikrini önemsememek çocuğun öfkelenmesine neden olur.

5. Çocukla anlaşma yapmalıdırlar:
Çocuğun sorun çıkarması olası konularda onunla baştan anlaşma yapılmalıdır. Mesela teyzesinin evine gitmeyi çok seven fakat oraya her gittiklerinde tekrar eve dönme zamanı geldiğinde öfkelenip sorun çıkaran çocukla gitmeden önce bir anlaşma yapılmalıdır. Çocuğa anlaşmaya uyduğu ya da uymayı takdirde ne ile karşılaşacağı söylenmelidir. "Teyzenlerde güzelce oynar ve eve dönme zamanında bizi üzmezsen haftasonu tekrar oraya gidebiliriz. Fakat üzersen haftasonu gelme fikrinden vazgeçebiliriz ya da seni babannene bırakıp sensiz gelmek zorunda kalabiliriz."

Çocuk anlaşmaya uymazsa ebeveyn sakinliğini korumalı, çocuğa kızıp bağırmamalı, fakat anlaşmanın gereğini de yapmalıdır. Bu konuda taviz vermemeli; çocuğu haftasonu teyzeye götürmemelidir. Çocuk anlaşmaya uyduğu takdirde de sözünü tutmayı unutmamalıdır.

5. Çocuk öfkesini kontrol edebildiğinde ödüllendirilmelidir:
Burada en büyük ödül, çocuğun öfkesini kontrol etmesinin ebeveyn tarafından fark edilerek takdir edilmesidir. Duruma paralel ek ödüller de verilebilir. Mesela, parktan eve dönerken sorun çıkarmayan çocuğa "Parkta biraz daha kalmak istediğini biliyorum. Ama buna rağmen çok olgun davranıp eve dönmede sorun çıkarmadın. Yarın parkta biraz daha fazla vakit geçirebiliriz." demek, onun için zaten bir ödüldür.

Bütün bunları yaparken ebeveynler sabırlı olmaya özen göstermelidirler. 1-2 deneme ile hemen sorun çözülmeyecektir, biraz zaman alabilir. Taviz vermeden denemeye devam etmelidirler. Ayrıca bu süreçte anne ile babanın tutarlı olması çok önemlidir; birlikte hareket etmeli ve her ortamda çocuğa aynı davranmalıdırlar. Önceki yazımızda bahsettiğimiz gibi nöbetleri pekiştirmemeye de özen göstermelidirler.

Haftaya görüşmek üzere...

Psikolog Canan Cantürk

 

Civil Çocuk Dünyası - Civilim.Com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber