Bu haber kez okundu.

Çocukların beslenmesinde altın öğütler

Ev içerisinde yapılabilecek bazı olumlu düzenlemeleri ile çözüm bulunabileceğini belirten Uzm. Klinik Psikolog Elçin Külahçıoğlu, "Evde düzeni oturtun. Nasıl ki düzenli çalışma hayatı sizin vücudunuzu belli saatlerde acıkmaya koşullandırıyorsa, çocuğunuz için de düzenli yaşam ve belli saatlerde beslenme düzeni, bu duruma alışmasını kolaylaştıracaktır. Belli saatlerde sofranın kurulup sonra kaldırılmasını sağlayın. Porsiyonları ona uygun düzenleyin. Önüne koyduğunuz yemek miktarı çocuğunuzun yiyebileceği kadar olsun, fazlasını koyup bitiremeyince onu ve sizi saran başarısızlık hissini bu şekilde engellemiş olursunuz. Beraber masaya oturun, yemek yesin ya da yemeği reddetsin, beraber masaya oturma alışkanlığı geliştirmeye çalışın. Çocuğunuz ve sizin önünüzde aynı yemekten olmasında fayda vardır. Sadece onun sevdiği yiyecekleri ona özel yapmak, dengeli beslenme açısından gerekli diğer besinleri deneyip alışmasını engelleyecektir.? Yemek için marketten alışveriş yapma, evde hazırlama ve masaya koyma sürecine onu dahil edip, ufak görevler vererek ilgisini çekmeye çalışın. Yemek saatinde yemeği reddeden çocuğunuza istediği anda istediği besini vermeniz, düzen oturtma sürecini zorlaştıracak ve çaresizlik hissinizi arttıracaktır. Ona sadece bir sonraki yemek-ara öğün saatini beklemesi gerektiğini ifade edin ve bu ifadenize tutumlu davranışlar sergilemeye özen gösterin.Bu konuyla ilgili zorlandığını düşünen ebevenylerin bir uzmanla görüşerek yardım almasında fayda olacaktır" dedi.

Çocuklarda özellikle 18. aylarda başlayan yemeği reddetme süreçi, sıklıkla 2-5 yaş arası çocuklarda rastlanan bir durum olarak değerlendiren Külahçıoğlu " Öncelikle her rahatsızlıkta olduğu gibi durumun psikolojik etmenlerini değerlendirmeden önce altında yatan herhangi bir fizyolojik neden olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Çocuğunuzun birden bire iştahının kesildiğini fark ettiğinizde herhangi bir enfeksiyon durumu, kansızlık, kabızlık problemi yaşayan çocuklarda iştahsızlık bir belirti olabildiğinden, doktorunuzla görüşerek sağlık kontrollerini yaptırmanızda fayda vardır. Bu gibi durumlar haricinde yemede aşırı seçicilik, isteksizlik ve yemeğe karşı ilgi azlığı, çocuklarda yeme reddi olarak tanımlanan ve davranışsal müdahalelerle kolaylaştırılması hedeflenen bir süreçtir" şeklinde konuştu.

"BAŞKA ÇOCUKLARLA KIYASLAMAYIN "

Yeme reddini çoğu çocuğun geçtiği normal bir süreç olarak değerlendiren Külahçıoğlu" Yeme düzeni oturtmak öğrenilen bir davranıştır. Yeni tatlara karşı ön yargılı ve çekimser davranmak, çocukların kendisini zehirlenmeye karşı korumaya aldığı ilkel bir tepkidir. Bu durum oldukça normal ve doğal kabul edilir. Yemek yemenin bir düzen içerisinde, belli bir süre sınırlaması olan bir davranış olduğunu öğrenmek tıpkı tuvalet eğitimi, okula alışma süreci gibi öğrenilen bir davranıştır. Bu nedenle ısrarcı ve sabırsız davranmak yerine, ona ve kendinize zaman tanıyın. Bazı durumlarda istediğini yeme veya yemeyi reddetme davranışları, özellikle 2 yaş süreciyle gelişen 'ben' kavramı içerisinde kendisini bir birey olarak gösterme ve kabullendirme sürecinin bir parçasıdır. Ev içerisinde çocuğu zorlamak, korkutmaya çalışmak, sürekli yemekle ilgili konuşmak ve diğer çocuklarla karşılaştırmalar yaparak utandırmak, benlik gelişimine zarar verebileceğinden ev içerisinde kaçınılması gereken davranışlardandır. Bu tür davranışlar içeren ebeveyn tutumları, yeme reddini arttırarak, bu doğal süreci 'inatlaşma sürecine dönüştürebilmektedir"diyerek uyarıda bulundu.

ÇOCUK BESLEMEDE AİLENİN YAPTIĞI YANLIŞLAR

"Çocukların yemeğe karşı tutumlarını ebeveynler 'kişiselleştirmekten' kaçınmalıdırlar" diyen Külahçıoğlu, "Yani bir anne, çocuğunun yemeğe karşı tutumu kendisine karşı ya da söylediği söze karşı itiraz, başkaldırma ya da kendisini reddetme olarak yorumladığında daha öfkeli ve ısrarcı bir tutum sergileyebilir. Ailenin bu konuyla ilgili baskıcı tutumu çocuklarda başka davranış problemlerini de beraberinde getirir. Çünkü ebeveynin yeme konusundaki kaygısının artması ve bu durumun davranışlarına yansıması, çocuğun tepki olarak yemek reddini arttıracaktır. Ayrıca çocuğu korkutarak ya da tehditle yeme alışkanlığı kazandırmaya çalışmak en sık yapılan hatalardandır. Çocuğun korku gibi olumsuz duyguları yemekle bağdaştırmasına neden olacağından, yemekle ilgili kaçınmasını arttıracaktır. Yeme konusunda çok sert ya da ısrarcı davranmak ya da çok umursamaz davranmak yerine dengeli davranarak olduğundan fazla anlamlar yüklememeye ve inatlaşmamaya çalışmak, izlenmesi gereken en sağlıklı yoldur" diye konuştu.

İhlas Haber Ajansı
 
memurlar.net
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber