Bu haber kez okundu.

Çocuklarda Görülen Davranış Sorunları

Problem davranışlar çocukların yaşına, çevresine, rol modellerine göre değişebilen türleri vardır. Gelişim psikologlarına göre bir davranışın problem olarak görülmesi için belli ölçütlere sahip olması gerekir, aksi halde sıralayacağımız davranış çeşitleri her çocukta zaman zaman görülebilen davranışlardır.Bu ölçütler yaşa uygunluk, davranışın yoğunluğu, davranışın sürekliliği, cinsel kimliğinden dolayı beklentiler. Aşağıda bu ölçütler açıklanmıştır.


Yaşa uygunluk: Çocuklarımızın yaş dönemlerine göre belli özellikleri vardır. Bu yaş dönemlerinin özelliklerini, görev ve sorumluluklarını bilirsek çocuğumuzun yapmış olduğu davranış daha iyi anlar ve problem davranış mı yoksa yaşına uygun bir davranış mı olduğunu ayırt edebiliriz. Korku hepimiz için istenmeyen bir davranıştır. Problem davranış olarak görülen korku belli yaş dönemlerinde ise gelişimsel korkuladır.


Yoğunluk: çocuklarda gördüğümüz intenmeyen davranışın problem davranış olarak kabul edilmesi için bir diğer ölçüt ise davranışın yoğunluğudur. Örneğin 3 yaşından sonra çocuklarda engellenmeye bağlı sinirlilik ve saldırganlık doğal bir davranıştır. Ancak çocuk saldırgan ve sinirli iken etrafına zarar veriyorsa, bu davranışı yaptığı esnada gözü hiçbir şey görmüyorsa problem davranıştır.


Süreklilik: Son ölçütümüz ise sürekliliktir. İstenmeyen problem davranış sürekli tekrar ediyorsa dikkat edilmelidir. Örneğin dışkı kaçırma davranışı olmayan bir çocuk bir kaz kez dışkı kaçırabilir. Ancak süreklilik kazanmışsa bu davranış işte o zaman problem davranış olarak dikkat edilmelidir.


Cinsel rol beklentileri: Çocukların cinsel kimliklerine göre de davranış problemleri ele alınmalı ve incelenmelidir. Erkek çocukların kız çocuklarına oranla saldırgan olmaları, kız çocuklarının erkek çocuklarına oranla daha fazal korkmaları normal iken bunn tam tersi ancak sürekliliği olan davranışlar gözlendiği zaman da dikkat edilmelidir.


Çocuklar genellikle bir stres durumundan kaçmak için problem davranışlar sergiler. Problem davranış iki türlü olur içe dönük ve dışa dönüktür. Parmak emme içe dönük, saldırganlık dışa dönük bir problem davranıştır.


Çocuklarda Görülen Duygu ve Davranış Problemleri


Kekemelik


Kekemelik, bir sesin tekrarlanarak duraklanılması, konuşma esnasında akışın bozulması veya sesin uzatılmasına neden olan temelleri psikolojik veya fizyolojik olan bir konuşmada ritim bozukluğudur.


Kekemelik erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla daha fazla görülen özellikle 3-5 yaşları arası görülen daha çok görülen bir problem davranıştır. Kız çocuklarında iyileşme oranı erkek çocuklara göre daha fazladır. Kekemelik %90 üstü bir oranla 10 yaşının altında görülür. Bunları bir çoğu kendiliğinden geçer geçmeyen durum kalıcı kekemeliğe döner. Kekemelik kendiliğinden geçmez ise çocuğun öncelikle fiziksel muayenesi yapılmalıdır. Eğer fiziksel bir problem yoksa psikolojik destek, nefes egzersizleri vs yöntemler ile çocuğa yardım edilmelidir.


Altını Islatma


Her çocuk tuvalet eğitimi kazandıktan sonraki süreçte bazen altını ıslatabilir. Örneğin çok sıvı aldığında, çok yorgun olduğunda vs gibi durumlarda altını ıslatması gayet normaldir. Ancak uzun bir süre tekrar tekrar, çocuk altını ıslatıyorsa bu problem davranıştır. Çocuklar genelde iki nedene bağlı altlarını ıslatırlar. Bunun birincisi; sinir-kas kontrol sisteminin henüz gelişmemiş ve bu gelişmenin gecikmesi , ikincisi ise (daha dikkat edilmesi gereken neden) tuvalet eğitimi kazan bir çocuğun gerilemesidir. Vakaların % 20-25 civarında olanı ikinci nedene bağlıdır. Birinci nedende durum genellikle kendiliğinden düzelir. Ikinci nedene ise dikkat edilmelidir. Çocukta gerilemenin nedenleri farklı olsa da örnek olarak, ölüm, şiddet, boşanma, kardeş kıskançlığı, okula başlama, hatta bazen taşınma bile neden olabilir. Unutmamak gerekir ki gerilemek isteyen çocuk stres durumundan kaçmak istediği için altını ıslatır.


Dışkı kaçırma


Tuvalet eğitimi kazanmış, kas kontrolü gelişmiş bir çocuğun uygun olmayan zamanlarda istemli veya istemsiz bir şekilde kakasını yapmasına dışkı kaçırma denir.


Dışkı kaçırma bozukluğu farklı nedenlere bağlı olabilir. Yetersiz tuvalet eğitimi, bağırsakta birikme( sıkışma) veya ruhsal bir bozukluğa bağlı fizyolojik kontrolsüzlük.


Parmak Emme


Parmak emme davranışı en sık rastlanılan problem davranış türlerinden biridir. Bebek doğduğu zaman meme emerek açlığını giderir ancak bunun yanında anneye dokunarak, kokusunu alarak, kendini güvende ve mutlu hisseder. Emme davranışı çocukların ile hareketlerinden biri ve esas olanıdır. Emme davranışında bulanan çocuk kendini güvende ve mutlu hissetmek için bu davranışı yapar. 4-5 yaşına kadar sık görülse de 11 yaşına kadar bu davranışı yapan çocuklar vardır. Bebeklik ve ön çocuklu döneminde sık rastlanılır ve gayet normal bir durumdur. Kimi aileler çocuğun parmağına acı bir şeyler sürerek bu davranıştan uzaklaştırmak isteyebilir. Ancak bu çocuğun duygularını bastırır ve güven ihtiyacını, sevgi ve mutluluk ihtiyacını gidermez. Önemli olan özellikle 5 yaşından sonra bu davranışı yapan çocuklarla konuşmak duygularını öğrenmek, onların kendilerini güvende ve mutlu hissetmelerini sağlamaktır. Çünkü yeterli sevgi görmeyen, güvensizlik duygusu yaşayan, sinirli, ilgilenilmemiş çocuklarda parmak emme davranışı daha sık görülür.


Tırnak Yeme


Tırnak yeme davranışı çocuklar da en erken 4 yaşında başlayan ve 5-10 yaş aralığında cinsiyet ayrımı olmaksızın görülebilen bir davranıştır. Tırnak yeme davranışı çok ileri yaşlara taşına bilen bir problem davranış türüdür. Özellikle ergenlik dönemin ergenlerin yaklaşık %50’si tırnak yemektedir. Ergenler ailenden ve çevreden yeterli onay alamadıkları için tırnak yemektedirler. Bu durum çok sık rastlanır ve orta ergenlik döneinde azalmaya başlar. Son ergenlik döneminde ise genellikle ortadan kalkar. Toplumumuzda 30 yaşından sonra bile tırnak yeme davranışı görülmektedir. Erkeklerde kızlara oranla daha fazla görülür. Tırnak yeme davranışı olan çocukların ailelerinde genellikler tırnak yiyen bir model vardır. Bu da bize gösteriyor ki tırnak yiyen çocuk genellikle bunu öğrenmiş olmaktadır.


Saldırganlık


Saldırganlık toplumumuzda yaşa bağlı olmaksızın çok sık görülen bir problem davranış biçimidir. Saldırganlık genellikle engellenmişlik duygusu ile ortaya çıkar. Henüz kas gelişimi yeterli düzeye ulaşmamış ancak kendi başına işler yapmaya çalışan( ör. Kaşık tutmak) çocuklarda engellenmişlik duygusu ise başlayan bu problem davranış, ailenin ve çevrenin kötü model olması ile devam eder. Çocuk kendi ayakları üstünde durdukça, başarılı oldukça saldırganlık hisside azalacaktır. Ancak ailede model davranışlar varsa çocuk saldırgan olmayı bir problem çözme yöntemi olarak öğrenir. Her durum saldırgan davranarak problemlerinin çözüleceğine inanır. Özellikle okul döneimde saldırgan davranışlarda bulunan çocuklar dışlanır, oyundan çıkarılır, cezalandırılır. Erkeklerde saldırganlık kızlara oranla daha fazladır. Saldırganlık davranışı ailenin uygun tepkkileri ile söndürülebilinen bir davranış yöntemidir. Çocuklarımızın saldırgan bireyler olmaması için ; anne-babanın çocuğa uygun rol model olmaları, çocuğun istediği bir şeyi saldırgan davranarak istemesine tolerans tanınmaması, çocuğa karşı fiziksel şiddet uygulanmaması, çocuğa sorumluluklar verilmesi, saldırganlığın olumsuz yönlerinin anlatılması, çocuğun enerjisini aktaracağı alanlar yaratılması,aşırıya kaçmadığı sürece davranışın üstünde durulmaması, şiddet içerikli oyunlardan ve filmlerden uzak tutulması uygun davranış yöntemleridir.


Saldırganlık davranışının tedavi edilmesinin en uygun yöntemi çocuğun saldırganlık enerjisini farklı alanlara yönlendirebilmek ( müzik aleti) ve sosyal uyumun gerekliliğini ve getirilerini çocuğa aktabilmektir.


Tikler


Tikler çocukluk çağında görülebilen, toplumda %1 civarında rastlanan bir problem davranıştır.


Bu problem davranış erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla daha sık görülür. Tikler kasların istemsiz, ani hareketleri sonucu ortaya çıkan bir bozukluktur. Motor tikler ve vokal tikler ile iki şekildedir. Motor tikler: göz kırpma, omuz silkme gibi tiklerdir.Vokal tikler ise boğaz temizleme tarzında ortaya çıkan tiklerdir.


Tiklerin oluş zamanlarına, görülme sıklıklarına göre ayırdığımız zaman ise 4 ana başlıkta toplayabiliriz.


1 Gelip geçici tikler


2 Kronik motor ya da vokal tikler


3 Tourette bozukluğu


4 Özgül tikler


İnatçılık


İnatçılık hemen tüm çocuklarda rastlanan bir davranıştır. Çocuklar özellikle 2-4 yaş aralığında inatçı huyları ile aileleri bezdirebilir. Özellikle 3 yaşına gelmiş çocuklarda inatçılık hatsafadadır. Çocuk benliğini farkettikçe, kişiliğini fark ettikçe ben varım demek için inatçılık yapar. Çocukların kişiliklerinin gelişimi için gerekli olan inatçılık az düzeyde faydalıdır. Çocuğun bağımsız karar alması, kişiliğini özgürce ortaya koyması için pasif değil de aktif olması için az düzeyde inatçı olması gerekir. Ancak inatçılık bazen çok fazla olmakla birlikte çocuğa ve aileye zarar verebilir. Ailelere düşen ise çocuğa karşı çok fazla ısrarcı olmamak, alternatifler sunmak, kişiliği yaşaması ve açığa çıkarması için fırsat vermektir. Inatçılık dönemi özellikle okula başlayıp, toplumsal kurallara uyumla ciddi bir şekilde azalır.


Uyku problemleri


Çocuklarımız uyku probleri yaşabilir. Bu çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecektir. Uyku problemleri her yaşta görüle bildiği gibi çocuklarda da görülebilir. Bazen altın kuru keyfin yerinde, karnın tok neden uyumuyorsun diye söylediğimiz zaman unutmayalımki bizlerde uyku sorunları yaşamaktayız. Öncelikle çocuğun fiziksel muayenesi yapılmalıdır. Fiziksel hiçbir sorun yoksa çocuğun uyku saatleri, uyumadan tükettiği yiyecekler, yatağa yatarken düşündükleri, korkuları vs uykusunu etkileyebilicek tüm etmenler gözden geçirilmelidir.


Kaygı ve Korku


Korku belirli bir nesne, olay yada kişi karşısında ortaya çıkan bir savunma duygudur. Kaygı kişinin belli bir uyaran karşısında ki uyarılmışlık durumudur. Genellikle sonucu belli olmayan durumlar karşısında yaşadığımız ruh halidir. Korku ve kaygının bir problem davranış olup olmadığını anlamak için en başta yapmamız gereken duygunun gelişimsel bir duygu olup olmadığına bakmaktır. Çocuklar belli yaşlarda yüksek seslerden, belli yaşlarda karanlıktan korkabilir. Eğer yaşanan duygu gelişimsel olmayıp, tekrar ve yoğun şekilde yaşanıyorsa, bu duygunun altında yatan nedenlere dikkat edilmelidir. Örneğin 10 yaşında karanlıktan korkan bir çocuğun duygusunun altında yatan neden belkide anlatılan korkunç bir hikayedir.


Dikkat Eksikligi Hiperaktivite Bozuklugu


Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu çocukluk çağında ortaya çıkan, tedavi edilerek azaltılabilinen, tedavi edilmediğinde ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde bireye hem kişisel alanda hem toplumsal alanda problemler yaşatabilen rahatsızlıktır.


Çocuklarda aşırı hareketlilik normal bir davranıştır. Ancak çocuğun dikkatini hiçbir şeye verememesi, sürekli ilgilerinin değişmesinin aşırı hareketliliğe eşlik etmesi durumunda bu problem davranış dikkate alınmalıdır.


Çocuklarda bu rahatsızlığın tanısı konurken dikkat edilmelidir. Çünkü çocuklar belli dönemler hareketli ve dikkatsiz olabilirler. Çocuğun; dikkat süresi yaşına uygun değilse, sürekli hareket halinde ise, hiçbir oyunu bitiremiyorsa kesinlikle bir uzman ile görüşülmelidir.


Mehmet Murat ALTAN

Pedagog


psikolojiportali.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber