Bu haber kez okundu.

Çocuklarda akademik başarının formülü

Çocukların okulda yaşayabileceği odaklanma, öğrenmeyle ilgili zorluklar, aşırı hareketlilik gibi sorunların sinyallerinin aslında okul öncesi dönemde ortaya çıktığını vurgulayan uzmanlara göre, bu dönemde çocukların gelişiminin takibi şart!

 

Ayna Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi'nden Uzman Psikolojik Danışman Nur Ağdelen, "Çocukların okul yaşamındaki dikkat ve öğrenme performansının nasıl olacağı, okul öncesi dönemde şekillenmeye başlar. Bu nedenle, okul öncesi dönemde, çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarının karşılanması ve gelişimsel becerilerinin yaşına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, gelişimsel gecikmelerin saptanması durumunda, bu konuda bir uzmandan destek alınması çok önemli" dedi.

 

'AMA NEDEN' SORULARI BIKTIRABİLİR

 

0-6 yaş arası dönemin, çocuğun kişiliğinin temellerinin atıldığı dönem olması açısından büyük önem taşıdığını aktaran Ağdelen, şunları söyledi: "Bu dönemde yürümeyi, , kalem tutmayı içeren fiziksel beceriler ile konuşma, söylenenleri yerine getirme gibi dil becerileri ve bilişi de gelişir. Dış dünyaya meraklıdır, daha çok soru sorar. 2-3 yaşlarında her tepkiniz sonrasında 'Ama neden?' sorusunu soran çocuğun temel arzusu daha fazla bilgilenmektir. Sorularına yanıt alabilen çocuk, sormaya ve öğrenmeye devam eder. Dolayısıyla çocuğun sorularının sabırla yanıtlanması oldukça önemlidir."

 

Yetişkinliğe gelişimin yüzde 1'i kalıyor!

 

Ağdelen, okul öncesi çocuğun çevresine olan merakının teşvik edilmesinin farklı önemi daha olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti: "Nörologlar, yüksek beyin işlevlerini yürüten beyin kabuğunun yüzde 90'ının yaşamın ilk 5 yılında oluştuğunu ifade eder. Buna göre, çocuğun yaşamının ilerleyen yıllarındaki akademik etkinliklere dikkatini yöneltebilmesi, bu dönemdeki gelişimiyle yakından ilgilidir. Beyin kabuğunun yüzde 7'si 6-12 yaşlar arasında şekillenirken, 12-18 yaşlar arasında yüzde 2'si şekilleniyor. 18 yaşına gelindiğinde beyin kabuğunun gelişiminin yüzde 99'unun tamamlandığı, yetişkinliğe ise gelişimin sadece yüzde 1'inin kaldığı vurgulanıyor."

 

"Yetersizlik hissi güvenini sarsabilir"

 

Değerlendirmelerini örnekleyen Ağdelen, şunları açıkladı: "Okul öncesi dönemde el becerileri yaşına uygun gelişmemiş bir çocuk düşünelim. Bu çocuk, okuma yazmaya hazırlık çalışmalarında veya diğer akademik etkinliklerde kalemi uygun bir şekilde tutmakta da zorlanabilir. Kalemi tutamayan, kasları yeterince gelişmeyen çocuk yazma etkinliğinden hoşlanmayabilir ve bunu yapmaktan kaçınabilir, çocuk, sınıfın gerisinde kalabilir ve kendini beceriksiz hissedebilir. Derslerde kendini yeterli hissetmeyen çocuk, okul dışındaki yaşamında da kendine güvenmekte zorlanır. Bu durumda, okul öncesi dönemde gerçekleştirilebilecek küçük müdahalelerle eğitim yaşamına kolay devam edebilecek çocuğun hayatının seyri daha farklı olabiliyor. Bu nedenle, çocuğun henüz yoğun akademik zorluklar yaşamadığı 0-6 yaş dönemde gelişiminin takip edilmesi ve uygun etkinliklerle desteklenerek bilişsel performansının artırılması, problemlerin önlenmesi açısından çok önemli."

 

 

SERDA KIVILCIM

\"Bugün\"

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber