Bu haber kez okundu.

ÇOCUKLAR TELEVİZYONDA NE TÜR PROGRAMLAR İZLEMELİ?

Geçmişte evlerde tek bir televizyon ve sınırlı kanal vardı, oysa günümüzde sayısız TV kanalı ve neredeyse her odada bir televizyon mevcut. Hal böyle olunca birçok çocuk zamanının çoğunu televizyon başında geçiriyor. Peki, bu durum ne kadar doğru? Televizyon izlemenin olumsuz etkilerini en aza indirgemek için neler yapılmalı? Bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını, genç yaşlı tüm izleyicileri yepyeni programlarıyla buluşturan Da Vinci Learning kanalının CEO’su Ferdinand Habsburg’la konuştuk, kendisinden kanalıyla ilgili projelerini de öğrendik.

Kanalın kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

Her şey ve herkesten önce ilham kendi çocuklarımdan geldi. Tüm çocuklar gibi onlar da epey meraklılardı. Etraflarındaki dünyaya bakar bakmaz sorular sormaya başladılar, çok fazla soru! Bir noktada artık cevaplarımın tükendiğini ve beni bile meraklandıran sorular olduğunu fark ettim. Sonra düşündüm: Çocuklar ve ebeveynleri bir yandan bu sohbetleri sürdürürken, sorularının yanıtlarını birlikte bulabilecekleri bir televizyon kanalı neden olmasın? Çocuklarla ebeveynleri arasında geçen bu diyalogların anahtar nokta olduğunu düşünüyorum. Geleneksel anlamda pasif olan televizyonu tüm aile için paylaşılan bir maceraya dönüştüren Da Vinci Learning, ailenin her yaştan üyesinin daha fazla soru sorması, izledikleri programlar üzerine sohbet etmesi ve evde, hep birlikte yapabilecekleri aktiviteleri keşfetmesi için ilham kaynağı olmayı hedeflemektedir.

Da Vinci Learning’i kurmadan önce, sıradan TV kanallarında sizi bir baba olarak rahatsız eden noktalar nelerdi?

Da Vinci Learning 2007’de kurulduğunda eğitim televizyonculuğundaki büyük oyuncuların çoğu öğrenmeye odaklı bir içerikten uzaklaşarak daha eğlence odaklı bir tarza geçiyorlardı. Çoğu çocuk kanalı için bu trend hala devam ediyor. Bir baba olarak çocukların eğlendirilmeyi sevdiklerini biliyorum ama televizyon sektöründe çalışan biri olarak şunu söyleyebilirim ki, eğlenceli programlar kaliteli ve eğitim odaklı değil.

Çocuklarınız da Da Vinci Learning izliyor mu? Kanalın programlarını çocuklarınızda test ediyor musunuz ve kanal için içerikleri hazırlarken çocuklardan geri bildirim alıyor musunuz?

Evet. Aslında onların fikirlerine çok değer veriyorum. Karım ve ben evde sık sık çocuklarım ve onların okul arkadaşlarıyla televizyon izleme partileri veriyoruz. Patlamış mısır eşliğinde kanalın yayına sokmayı düşündüğü programlardan bazılarını beraber izliyoruz, ardından farklı programlar hakkında konuşuyoruz. Neleri sevdiler, neleri sevmediler? Böylece çocukların farklı programların belirli unsurlarına karşı nasıl tepki verdiklerine dair fikrim gelişiyor. Bu süreç karar vermemde bana gerçekten çok yardımcı oluyor.

Kanaldaki programların çocuklara yararlarından bahseder misiniz?

Programları oluştururken şu kriterlere özellikle dikkat ediyoruz: “Programlar çocukları daha zeki, daha meraklı ve daha maceracı yapıyor mu? Program, izleyenleri öğrenmeye teşvik ediyor mu? Program, izleyicilerin öğrenmeye devam etmelerini sağlıyor mu?”

Eğer Da Vinci Learning merakı tatmin edebiliyorsa, bu, amacımıza ulaştığımızı gösterir.

Eğitimsel içerikteki trendleri takip ettiğimizden, çocuklar için yepyeni ‘kendin yap’ dizilerini ve mutfak bilimine dair programları da ekledik. Yetişkinler için de yeni gelişme ve teknolojilere dair içgörü sağlayacak, günlük yaşamlarını etkileyecek farklı bilim konularını içeren etkileyici belgeseller sunuyoruz. Yepyeni ve eğlenceli kısa programlarımız da öğrenmeyi, problem çözmeyi ve merak etmeyi keyif haline getiren sürprizlerle dolu.

Farklı ülkelerdeki aile ve çocukların farklı ilgi alanlarına dikkat ediyor musunuz?

Evet, elbette. İçeriğimizi ‘yerel’leştirme hedefimiz, her ne kadar dil bu konudaki en önemli nokta olsa da, sadece dili yerelleştirmekle sınırlı değil. Girdiğimiz her yeni pazar, yeni bir dil eklememiz anlamına geliyor. Ancak dikkat etmemiz gereken önemli kültürel konular ve sosyal standartlar da var. Bu alanda kullandığımız yöntemlerden biri çoğunlukla pazara hakim olan, yerel ülke müdürleriyle çalışmak. Onlar Da Vinci Learning kanalını yerel iş ortaklarıyla iletişime geçirerek kanalımızın yaştan bağımsız bir şekilde eğitim için güvenilir ve açık bir fırsat olarak kalmasını sağlıyorlar. İşte bu farklı kanallardan beslenmenin yarattığı çeşitlilik, kanalımızın her kesimden izleyiciye hitap eden, onları eğlendiren özelleştirilmiş programlar sunmasına olanak tanıyor.

Türk çocuklarının TV izleme alışkanlıkları hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce aileler çocuklarını doğru yönlendirme konusunda ne kadar bilinçliler?

Türkiye’de eğitim ve okullar aileler için her zaman öncelikli konular arasında yer alıyor. Gündelik hayatta, mevcut eğitim sürecini destekleyen veya sekteye uğratan birçok rutinin başında ise birçok kesime göre medya geliyor. Çocukların küçük yaşlarda deneyimlediği medya mecralarının en önemli ayaklarından birini ise televizyon ve çizgi filmler oluşturuyor.

Biz bu anlamda hem anne babaların hem de çocukların ihtiyaçlarını aynı anda karşılayacak bir kanal oluşturmaya çalıştık. Çocuklar bir yandan eğlenirken birçok yeni bilgiyi, merak etmeyi ve dünyayı sürekli keşfetmeyi öğreniyor, anne babalar ise çocuklarına güvenli ve faydalı bir TV izleme deneyimi yaşatıyor.

Türkiye’yi neden seçtiniz? Türk pazarı için hedefleriniz neler?

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ailelerin farklı bir eğitim anlayışı var. Platformların içerik paketlerinde Da Vinci Learning’in de olması, o platformun izleyicilerinin yaşam kalitelerine katkı sağlamasını, gelişmeleri için fırsat tanımasını ve bilgi seviyelerini artırmasını garantiliyor. Bu da Da Vinci Learning’in film ve spor kanallarından oluşan bir kalabalıktan sıyrılmasını sağlıyor. Da Vinci Learning şu anda D-Smart 72. Kanal, Teledünya 203. Kanal, Tivibu 153. Kanal ve Turkcell 160. Kanal’da yayın hayatına devam ediyor ve yaşlı genç tüm izleyicileri için sanat, tasarım, bilim ve teknoloji içeren yepyeni dizi ve belgeselleri ekranlara taşıyor. Çok yakın zamanda izleyiceler bize diğer platformundan da ulaşabilecekler. Türkiye bizim için merkez konumunda çok önemli bir ülke. Türk ailelerinin eğitime verdiği önem bizi çok etkiliyor. Bu nedenle eğlenerek öğrenme konseptimizi televizyon dışında başka mecralara da taşımayı hedefliyoruz. Bu amaçla “Eğlenceli Bilim” konseptiyle bir dergi de yayınlamaya başladık.

Kanaldaki programları nasıl seçtiğinizden bahseder misiniz? Bu programları seçme kriterleriniz neler?

Programlarımızla aileleri hedefliyoruz. İlginç, eğlenceli, eğitici ve aile üyeleri arasında tartışmaları uyandıran programları seçiyoruz. Bu noktada büyük bir fark var: Da Vinci Learning ile izleyiciler etrafımızdaki gerçek dünya hakkında bilgilenip ilham alarak onun hakkında konuşuyorlar. Hem genç hem de yaşlıların konuşabileceği, ilişki kurabileceği konular bunlar. Bu kilit nokta, izleyicileri düşünmeye sevk eden bu içeriğin daha iyi anlaşılmasını ve hatırlanmasını sağlıyor. Bu TV kanalı izleyicilerde kötü bir etki bırakmadan, şiddet içermeden güvenli bir ortam sağlıyor. Açıkça bu kapasitede bir TV kanalının çok az sayıda olduğuna inanıyorum. Aynı zamanda editörlerimizin çoğu da çocuk sahibi; böylece hem anne babalardan hem çocuklardan ortak bir görüş alabiliyoruz.

Aileler çocuklarını TV izleme konusunda kısıtlamalı mı?

Biz çocukların TV karşısında bir patetes çuvalı gibi oturmalarını istemiyoruz. İçinde bulunduğumuz ve her geçen gün daha da hayatımıza giren medya çağında pasif TV izleme deneyimini ortadan kaldıran bir konsept sunmaya çalışıyoruz. TV karşısında geçirilen zamanın aile içindeki iletişimi artıran, çocukların eğitimine katkı sağlayacak saatler olmasını sağlıyoruz. Da Vinci Learning izleyen aileler TV izleme konusunda çocuklarına bir kısıtlama getirmeden gönül rahatlığı ile bu eğlenceli ve eğitici zamana izin verebilirler.

Sizce televizyon izlemenin olumsuz etkilerini en aza indirgemek için neler yapılmalı? Aileler çocuklarını nasıl yönlendirmeli?

Aileler çocukların medya kullanımı konusunda her geçen gün daha da bilinçleniyor. Bunu özellikle şiddet içermeyen programları seçerek ya da TV izleme süresine belli bir zaman kısıtı koyarak gerçekleştiriyorlar. Ancak, anne babaların burada dikkat etmeleri gereken esas nokta, asla dışında kalamayacağımız bu medya çağında medya araçlarını kendi avantajlarına çevirerek, sıkıcı olmayan ve eğitici doğru programları seçmek olmalı.

 

 

 

 

hurriyetaile.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber