Bu haber kez okundu.

Çocuğunuzun Dahi Olduğunu Gösteren İşaretler


 

Çocuğunuzun dâhi olduğunu nasıl anlarsınız?

 

Ailelerin üstün zekâlı ve yetenekli çocuklarını keşfedebilmeleri için bu çocukların genel özelliklerini bilmeleri çok önemlidir. Bu özellikler aileler tarafından bilinmediği takdirde üstün zekâlı ve üstün yetenekli çocuklar keşfedilememe riskiyle karşı karşıya kalabilir.

 

Üstün zekâ düzeyine sahip bireylerin eğitimi, tüm dünyada büyük önem taşımaktadır. İnsanlar; kişisel özellikleri yönünden nasıl birbirinden farklı olarak yaratılmışlarsa, zihinsel potansiyel olarak da farklılıklar gösterirler. Kişinin öğrenme stili, kavrama hızı, hafızasını kullanış biçimi, kişisel yetenek alanı, düşünce üretebilme becerisi, kendisine özel bir potansiyel olarak sunulmuştur. Bu yüzden bu konuda yapılması gereken en önemli şey, kişiye özel donanım haritasının oluşturulmasıdır. Bundan sonra da, belirlenmiş olan haritaya göre adım adım gelişim yolculuğu, şahsa özel olarak tasarlanmalıdır.

Zihinsel donanım bakımından, üstün zekâlı/yetenekliler grubundaki bireyler, özellikle bir toplumun büyük hassasiyetle üzerinde durması gereken kişilerdir. Bu insanlar, ülkelerinin teknolojik, ekonomik, siyasi ilerleme süreçlerinde mihenk taşı pozisyonundadırlar. Çok iyi yetiştirilmiş, yüksek potansiyelli beyinler, sadece ülkelerini değil, dünyayı ötelere taşıma adına çığırlar açabilirler.

Tarih sayfalarını şöyle bir incelediğimizde onur verici tablolarla karşılaşırız. Ecdadımız bu hususa büyük önem vermiş ve stratejik adımlar atmıştır. Dünya tarihinde üstün zekâlı/yetenekli çocukların eğitimi konusunda yapılan ilk çalışmalar Osmanlı devleti dönemine dayanmaktadır. Osmanlı devletinde Enderun mekteplerinde uygulanan sistem hâlâ Batılı bilim adamları tarafından büyük bir titizlikle araştırılmaktadır. O dönemki Fransız sarayının temsilcisi Michel Boudier’in şu sözü çok dikkat çekicidir. “Türklerin niçin varlıklı ve güçlü bir devlet olarak geliştiğine şaşmamak gerekir. Çünkü onlar, büyük sayıdaki gençler arasından en yeteneklilerini seçmesini ve onları dürüst insanlar haline getirecek disiplinli bir eğitim vermesini çok iyi bilmektedirler”. Hatta günümüzde Amerikan eğitim anlayışının temelinde de Enderun mekteplerinin izleri görülür. Asırlar önce bir ilki gerçekleştirerek bütün dünyaya yol gösteren ecdadımızın bıraktığı yerden devam etmek, hem devletimizin, hem de her birimizin üzerine bir vazifedir.

Öyleyse yapılması gerekenler nelerdir?

Öncelikli olarak üzerinde durulması gereken konu, bu durumdaki çocukların tanınmasıdır. Her aile çocuğuyla ilgili olumlu bakış açısına sahiptir ve çocuğunun üstün zekâlı/yetenekli olmasını arzu eder. Gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirmek adına bu çocuklarda tespit edilmiş olan ortak özellikler üzerinde durulabilir.

 

Dâhilerin özellikleri

Ailelerin üstün zekâlı ve yetenekli çocuklarını keşfedebilmeleri için bu çocukların genel özelliklerini bilmeleri çok önemlidir. Bu özellikler aileler tarafından bilinmediği takdirde üstün zekâlı ve üstün yetenekli çocuklar keşfedilememe riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Üstün zekâlı çocukların özelliklerini üç başlık altında toplayabiliriz:

 

1- Bedensel özellikleri:

- Beden yapıları (boy ve ağırlık bakımından) ve sağlık durumları bakımından yaşıtlarına oranla daha ileri durumdadırlar.

- Enerji düzeyleri yüksektir, hareketlidirler.

- Erken yürürler.

- Erken konuşurlar.

- Bebeklik döneminde daha az uyku gereksinimi duyarlar.

- İlgilendikleri zaman dikkatlerini yoğunlaştırabilirler.  

- Kullandıkları dil, başlangıçta bile yaşıtlarına göre daha gelişmiştir. Sözcük zenginliği, ifade düzgünlüğü dikkat çeker.

- Duyu organı bozuklukları, bedensel sakatlık gibi durumlara normal çocuklara göre daha az rastlanır. Hastalıklara karşı daha dayanıklıdırlar.

             - Duyu organları keskin olması nedeniyle bebekliklerinde battaniyelerini üstlerinden atma, giyim eşyalarındaki markalardan, altlarının ıslanmasından rahatsız olma, gürültüye yoğun tepki gibi özellikler gösterebilirler.

       - Duyu organlarının aşırı duyarlıkları tat alma duyularında da görülebilir. Mesela iki değişik fabrikanın ürettiği meyve suyu arasındaki ufak farkı hissedebilirler.

 

 2- Zihinsel özellikleri:

- Öğrenme hızları yüksektir. Çabuk ve kolay öğrenirler.

- Dikkat süreleri daha uzundur. Daha kolay odaklanabilirler.

- Düşünme becerileri gelişmiştir. Fikir üretmede daha aktiftirler.

- Kelime hazineleri çok geniştir, bildikleri kelimeleri kolaylıkla kullanırlar.

- Pek çok işlemi zihinsel olarak kolaylıkla başarabilirler.

- Genelleme yapmada, ilişkileri görmede, bilgilerin transferinde, mantıki çağrışımlarda ileridirler.

- Soyut fikirlere karşı ilgileri fazladır.

- Hayal güçleri çok kuvvetlidir.

- Okul çalışmalarında, akademik konularda yaşıtlarından 1-2 yıl ileridirler.

- Yaş düzeylerinin 1-2 yıl üstündeki kitapları okumaktan hoşlanırlar ve anlarlar.

- Keşfetmekten hoşlanırlar. Kalıplardan, sıradanlıktan uzak kalmayı tercih ederler. Orijinal bilgiler, buluşlar, yaklaşımlar ilgilerini çeker. 

- Diğer çocukların farkında olmadığı pek çok alanda bilgi sahibidirler.

- Hafızalarını etkin kullanırlar. Fazla çalışmaya gerek duymadan, duyduklarını ve okuduklarını uzun zaman belleklerinde tutarlar ve hatırlarlar.

- Meraklıdırlar. Çok soru sorarlar ve ilgi alanları geniştir. Zihinlerinde bilgiye karşı bitmeyen bir açlık vardır. Devamlı öğrenmekten sıkılmaz ve yorulmazlar.

- Çoğunlukla okula başlamadan önce okuma-yazma öğrenirler.

- Pratik bilgileri çoktur.

- Hazır cevaptırlar, uyanık ve girişkendirler.

- Mizah duyguları güçlüdür.

 

3- Sosyal özellikleri:

- Arkadaşları arasında popülerdirler.

- Arkadaşlarını kendilerinden yaşça 2-3 yaş ileri olanlardan seçerler.

- Lider ruhludurlar, başkalarına tabi olmaktan hoşlanmazlar.

- Okula karşı isteklidirler, ders dışı uğraşılara katılmaktan zevk alırlar.

- Sosyal uğraşılardan, sportif faaliyetler, şiir, hikâye ve resim alanlarında çalışmaktan hoşlanırlar.

- Nüktedandırlar, orijinal bağlantılar kurarak, beklenmeyen espriler yapabilirler.

- Kendilerine ait orijinal ilgileri vardır. İlgi alanlarına çok iyi odaklanıp bu alanlarda da başarı gösterirler.

- Yeni ve değişik durumlara kolay ve çabuk uyarlar. Değişime açık bir yapıları vardır.

- Dünya sorunlarına bile ilgilidirler. Çözüm bulmaya yönelirler.

 

Üstün zekâlısıysa ne yapmalı?

Çocuklarının üstün zekâlı/yetenekli olduğunu bu özelliklerin çoğunu taşıyor olmasından tahmin eden anne-babaların yapacağı ikinci iş bu tahminlerini kesinleştirmek olmalıdır.

Bu durumları tespit eden aile, ülkemiz ortamında, hiç zaman kaybetmeden bulunduğu şehirdeki Rehberlik Araştırma Merkezi’ne başvurmalıdır. Şehirlerimizdeki bu merkezlerde, çocukların zihinsel donanımlarına yönelik araştırmalar, testler yapılmaktadır. Test sonuçlarına göre, üstün zekâlı/yetenekli öğrencilere yönelik programları olan okullara veya şehirlerde kurulmuş olan Bilim Sanat Merkezleri’ndeki eğitim programlarına yönlendirme yapılmaktadır.

Bunlardan, özellikle üstün zekâlı bireylere yönelik, donanımlı bir kadro ve zengin öğrenme çevresine sahip okulların programlarına dâhil edilme imkânı varsa mutlaka değerlendirilmelidir. Çünkü bu konu, çok özel bir çalışma alanıdır, hassasiyetle programın takip edilmesi çok önemlidir. Bu konuda yetkin ve güvenilir bir ekibe ihtiyaç duyulmaktadır.

 

Ailede uygulanacak eğitim

Üstün zekâlı çocuklara uygulanacak eğitimin iki aşaması vardır: Bunlardan ilki anne-babanın ev ortamı içerisinde uygulayacakları eğitim, ikincisi ise okul ortamında verilecek eğitimdir.

  Çocuklarının üstün zekâlı olduğu yapılan testler sonucu kesinleşen anne-babalar, çocuklarının bu özelliğinin gelişmesi için ev içerisinde çocuklarıyla iletişimde şu noktalara dikkat etmelidirler:

— Ailenin, çocuğun diğer bireylerden farklı olduğunu bilmesi ve farklı ihtiyaçlar içinde olduğunu değerlendirebilmesi çok önemlidir. Ona yaklaşım ve iletişimle ilgili devamlı olarak rehber öğretmenleriyle iletişim halinde olunmalıdır.

— Bu tip çocukların, yüksek zihinsel potansiyellerinin yanında, aslında bir “çocuk” oldukları unutulmamalıdır. Onlardan olgun birey davranışları beklenmemelidir.

— Meraklı tutumları, çok soru sormaları, devamlı öğrenme isteklerinin önüne engeller konulmamalı, hatta takdir edilmelidir. Bu konuda, sorularına sabırla ilgi gösterilmelidir.

— Çocuk, değişik düşüncelerinden, orijinal fikirlerinden dolayı hemen eleştirmeye tabi tutulmamalıdır. Fikirlerine saygı duyulduğu daima hissettirilmelidir. Eleştirilmesi gereken konularda da, yapıcı bir yaklaşım içerisinde olunmalıdır. Bu şekilde, düşünce üretimi devamlı olarak desteklenmelidir.

— Aile hayatına orijinallikler katılmalı, normal yaşam zengin bir öğrenme çevresine dönüştürülmelidir. Ailece değişik faaliyetlerde bulunulması, birlikte yeni ufuklara yelken açılması verimliliği arttırır.

— Üstün zekâlı/yetenekli çocuk “tek doğru cevaba”, “tek tipte düşünmeye” kilitlenmemelidir. Zengin düşünme, farklı bakış açılarıyla değerlendirebilme becerisi geliştirilmelidir.

 

Okulda uygulanan eğitim

Dünyada ve ülkemizde bu tip özellik gösteren çocuklar için çeşitli eğitim modelleri geliştirilmiştir. Sadece standart müfredat programına tabi bir yaklaşım, bu çocukların zihinsel pozisyonları için yeterli değildir. Hızlı kavrayış gücüne sahip olmalarından dolayı, diğer öğrencilere anlatış hızı onlara yavaş gelip sıkılmalarına sebep olmaktadır. Bilgilerin defalarca tekrar edilmesinden çok olumsuz etkilenirler. Öğrenme şevkleri kırılır ve okuldan uzaklaşma eğilimi gösterirler.

Bu sebeple, geliştirilen eğitim modellerinde ana amaç, üstün yetenekli olan çocukların yetenek, ilgi ve kapasiteleri ölçüsünde eğitim alabilmeleridir. Geliştirilen eğitim modelleri üç başlık altında toplanabilir:

1. Hızlandırma: Çeşitli uyarlamalarla bir programın normal sürecinden daha önce tamamlanmasıdır. Bu modelin pek çok değişik formu vardır. Okula erken başlatma, sınıf atlatma, birkaç sınıf birleştirme, program süresinden daha kısa sürede tamamlama, kurslar alma ve seminerlere katılma gibi pek çok şekilde olabilir. Üstün yetenekli çocukların hızlandırma programına katılmaları konusunda tereddütler vardır. Çocukların, yeterli sosyal, duygusal, fiziksel ve motor olgunluktan yoksun oldukları düşüncesi hâkimdir. Ayrıca hızlandırma programı, bazı durumlarda çocuğun yaşıtlarıyla iletişim kurma gereksinimlerine cevap vermemektedir.

2. Gruplama: Gruplamanın da farklı uygulanış tarzları vardır. Üstün yetenekli öğrenciler için küme gruplandırmaları, özel sınıf, özel bir okulda gruplandırma, kaynak odada gruplandırma ve kaynak merkezlerinde gruplandırma, özel seminerler, özel alan kursları, çeşitli çalışma merkezlerindeki (müze, üniversiteler, bilim laboratuarları ve endüstri gibi) özel çalışmalar şeklinde uygulamaları bulunmaktadır. Bu tip özel gruplandırmalar uygun olarak düzenlendiğinde çocukların yeteneklerini geliştirmede belirgin düzeyde başarı sağladığı görülmektedir.

3. Zenginleştirme: Normal sınıf programında üstün yetenekli çocukların özelliklerine ve gereksinimlerine göre uygulamalar yapılması esastır. Bunun için normal sınıf içinde farklılaşmış öğrenme deneyimlerinin planlanması gerekmektedir.

Zenginleştirilmiş eğitim programlarının iki tipte uygulama şekli vardır. Yatay ve dikey olmak üzere iki türlü zenginleştirme yapılabilir. Yatay zenginleştirmede etkinlik çeşidini arttırma söz konusudur. Dikey zenginleştirmede ise, o konu ile ilgili derinlemesine çalışmalar yapılmaktadır. Zenginleştirilmiş normal sınıf modelinde, üstün yetenekli çocuklar için yaşıtlarıyla merak ilgi ve yeteneklerine cevap verecek şekilde hazırlanmış keşfetmeye yönelik aktiviteler, grup eğitim alıştırmaları yer almaktadır. Sınıf programına, normalde bulunmayan daha zor konular ve farklı materyaller, değişik öğrenme alanları eklenmektedir.

 

*Güney Eğitim Kurumları, Üstün Zekâlı/Yetenekli Öğrenciler Zenginleştirilmiş Eğitim Programı Eğitmeni

 

Dâhi çocukların eğitiminde en önemli nokta

Üstün yetenekli çocukların eğitiminde ihmal edilmemesi gereken en önemli nokta onlara temel değerlerin kazandırılmasıdır. Karakter eğitimlerine özellikle önem verilmesi gerekir. Dünya tarihi, insanlığa en büyük yıkımları getirmiş dâhilerle doludur. Bu yüzden, çocuğun yüce değerlerle kuşatılması ve zihin potansiyelini yapıma, hayra ve güzelliklerin inşasına yönlendirici bilinçle donatılması çok büyük önem taşır. Çocuğun üstünlük psikolojisine kapılmaması sağlanmalıdır. “Üstün zekâlı/yetenekli” kavramı bile yanında mümkün olduğunca telaffuz edilmemelidir. Yüce değerlerle donatılmış, yüksek karakterli bir tevazu insanı olarak yetiştirilmelidir.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber