Bu haber kez okundu.

Çocuğunuzu kitap okumaya alıştırın

Kendi çocuk yaşlarınızı bir düşünür müsünüz? Okuma alışkanlığını nasıl kazandığınızı. Belki ablanız, belki öğretmeniniz belki anne ya da babanız size okudukları, aldıkları bol resimli hayal gücünü geliştiren kitaplarla okuma alışkanlığınızın yerleşmesini sağladılar.

 

Şimdi yetişkin biri olarak şunu fark ediyorsunuzdur ki; okuyan çocuk, okuyan yetişkin oluyor. Okumaya çocuk yaşlarında başlayan birçok yetişkin tüm yaşamları boyunca okuyarak öğrenmeye ve kendini geliştirmeye devam eder.

 

 Peki, şimdi kendi çocuğunuza bu alışkanlığı nasıl kazandıracaksınız? Siz ve eşiniz kitap okumayı çok seviyor ama çocuğunuz sevmiyor…Eyvah demeden önce çocuğunuzun ilgi alanlarını keşfedin.

 

Günümüzde çocukların dikkatini dağıtan ve çeldirici işlev gören; televizyon, çizgi filmler, bilgisayar oyunları var. Bu kadar süslü görüntüleri ve heyecanı bırakıp kitap okuma alışkanlığını nasıl geliştirebileceğinizi düşünüyorsanız, haksız sayılmazsınız. Çocuğunuzu bu ortamdan uzaklaştırıp okuma hevesini aşılamanın imkansız olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki tavsiyeler umarım işinize yarar.

 

1.Siz kitap okuyorsunuz ama çocuğunuz bunu görüyor mu?

Belki hepiniz öncelikle onlara kitap okumanın ilk sırada yer aldığını düşünüyordunuz. Ama eğitimde modelleme kişinin bilinçaltı ve bilinçüstünün şekillenmesini sağlıyor. Çocuğunuz sizi kitap okurken gördüğünde bu alışkanlığın değerli, önemli ve eğlenceli olduğunu düşünecektir. Unutmayın çocuğunuz söylediğinizi değil yaptığınızı örnek alacaktır.

 

2.Çocuğunuza düzenli olarak okuyun

Hepimiz biliriz ki çocuklara özellikle yatmadan önce kitap okumak onların hayalgücünü geliştirecek önemli bir ritüeldir. Yalnızca bu düzenli bir aktivite olmalıdır.

 

3. Sohbet oluşturarak okuduklarınızdan alıntı yapın

Elbette okuduğunuz her kitaptan sonra onlara anlama testi yapmanız gerekmez. Doğrudan ne anladın şeklinde sorular sormak yerine sohbet ortamı içinde yaşadığınız bazı olayları sence, “Harry Potter böyle bir durumda ne yapardı” diye sorup onu ve kitaptaki kahramanları hayatınıza dahil edin. Bu hem çocuğunuzun okudukları üzerinde düşünmesini hem de okuduklarını hayatına uyarlamasını sağlayacağından muhakeme yeteneğini geliştirecektir.

 

4. Çocuklarınızın günlük yazmasını teşvik edin

Okumak ve yazmak birbirini besleyen ve destekleyen alışkanlıklardır. Ne kadar basit olursa olsun çocuğunuz yazmasını teşvik edin. Belki bu, yaşadıklarından bahsedeceği bir günlük olabilir ya da kişisel yazı ve şiirlerini toplayacağınız kartondan bir kitap denemsi olabilir. İlk kitabım diyebileceği kendi yazdıklarını toparlayabileceğiniz bir çalışma olabilir. Hatta bu kişisel kitabı kütüphanenizdeki diğer kitapların yanında yer alması onun çok hoşuna gidecektir. Böylece ilk kitabını daha çocukken yazmış olacak 

 

5. Onlarla kitap alışverişi yapın

Ülkemizde pek çok kitap market var. Onları kitapların dünyasına götürün. İstediği, beğendiği kitabı almasına izin verin. Orada vakit geçirin hatta cafesi olan bir yer seçerseniz almadan önce keyfince bakabileceği ve en çok istediğini alabileceği fırsatı oluşturmuş olursunuz. Aynı zamanda kendisi gibi başka çocuklarında sevinçle kitapları incelediğini gördüğünde kitap okuma isteği artacaktır.

 

6. Çocuk dergilerine abone olun

Her zaman kitaplar sevimli gelmeyebilir. Bazen görsel olarak canlı, dikkat çekici ve farklı konuları aynı yerde bulabileceği dergiler çocuğunuzun hoşuna gidebilir. Bu dergilerde çeşitli bulmacalar, boyama gibi onların hoşlanacağı bölümlerde var. Hatta bazı ödüllü bulmacaları çözdükten sonra onları gönderirseniz, dergiden gelecek herhangi bir yanıt onların çok hoşuna gider. Böylece okuma alışkanlığına yeni bir katkı yapmış olursunuz.

 

7.Kitapları ve dergileri ulaşabileceği yerlere bırakın

Kitapları özene bezene kütüphaneye yerleştirip yalnızca okuyacağımız zaman elimize almamalıyız. Bazen masanın ya da koltuğun üzerinde duran bir kitap çocuğunuzun okuma isteğini canlandıracaktır. Kütüphaneler genellikle çocukların ulaşabileceği yükseklikte olmadığından onun boyuna göre ulaşabileceği yerlere kitap, dergi bırakın. Yalnızca seçtiğiniz kitapların onların ilgisini çeken konularda ve yaşına uygun seviyede olmasına dikkat edin.

 

8. Ailece okuma vakti oluşturun 

Burada en önemlisi ailenin televizyon ya da bilgisayar olmadan birlikte kitap okumasıdır. Bu okuma yüksek sesle olabileceği gibi herkes kendi kitabını da okuyabilir. Her gece 15-20 dakika veya haftada iki, üç gece olabilir.

 

9. Okuduklarını içtenlikle dinleyerek ilgilendiğinizi gösterin

Bu çocuklar için büyük bir ödüldür. Bu sebeple onlar size bir şeyler okuduklarında ya da okuduklarından bir şeyler paylaştıklarında ilgiyle dinleyin. Okuduğu hikaye hakkında sorular sorun, hikayenin nasıl farklı sonuçlanabileceğini düşünmesini sağlayın.

 

10. Filmleri çekilmiş kitapları okuyun sonra filmini izleyin

Aslında tam tersi de olabilir. Beyazperdeye aktarılmış popüler kitapları düşman gibi görmeyin. Kitapla, filmi arasındaki farklılıklara dikkat çekerek kitaptaki derinlikleri ön plana çıkartın. Örneğin Harry Potter’ı seyredin, kitabını okuyun ve ikisi arasında nasıl farklılıklar olduğunu sorun. Bu durumda eleştirel gözle gözlem yapmayı öğrenir. Filmindeki pek çok detayın kaybolduğunu kendisi de fark edecektir. İzlediğiniz filmde hangi olayların ön plana çıkartılması gerektiğini sorarak, hem filmi hem de kitabı tekrar düşünmesini sağlayın.

 

 

Yazar Hakkında

ÖZNUR KARAELOĞLU

 

2000 yılında İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitede pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Beş yıl özel bir eğitim kurumunda Biyoloji öğretmeni olarak çalıştı. Bu çalışmalara ek olarak öğrencileri ile hedef bilinci, zaman yönetimi ve motivasyon çalışmaları yaptı. Öğrencilerdeki okuma sorunlarının sınav başarılarını olumsuz etkilediğini fark ederek hızlı okumaya yöneldi. Hızlı okuma ile ilgili sertifikalar aldı. 2005 yılında profesyonel olarak “Hızlı Okuma ve Anlama Eğitmeni” olarak çalışmaya başladı.

 

2007 yılında Türkiye’ de çocuklara yönelik alanında yazılan ilk kitap olan “Çocuklar İçin Anlayarak Hızlı Okuma”  kitabını yazdı. Kurumsal ve bireysel çalışmalar yaptı. 2010 yılında “Sınavlar İçin Hızlı Okuma”  kitabını yazdı. Bu kitapta öğrencilerin sınav süresini verimli ve etkin değerlendirmesini amaçladı. Kitapta öğrenme temaları ve sınav taktiklerine de yer vererek, öğrencilerin kendi kendine çalışabilmelerini hedefledi.

 

Öğrencilerin dikkat ve algılama sorunlarını fark ederek “Fark etmeden Öğrenme Metodunu” uyguladı. Bu metot ile öğrenciler, uygulama ve etkinliklerle verimli okuyarak daha hızlı anlamaktadır. Bu eğitimlerde algılamanın genişlemesi ve dikkatin artışını sağlamak amacıyla özel çalışmalarda yapılmaktadır.

 

Birçok kurumda “Hızlı Okuma, Anlama ve Algılama”, “Öğrenci Koçluğu” “Sınav Stratejileri” başlıklı eğitimleri verdi. Hızlı okuma, anlama ve algılama eğitimlerindeki tecrübesi 3000 saatin üzerindedir.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber