Bu haber kez okundu.

Aşırı internet kullanımı insanı acımasızlaştırıyor

Yaşanan bu sorunlar bir yönüyle teknolojik gelişmelerin insan psikolojisi üzerindeki etkisi. Akıllı telefonlar, internet ve TV karşısında sürekli vakit harcamanın beynin empati yeteneğini öldürdüğüne dikkat çeken uzmanlar, gelecek nesillerin acıma duygusundan yoksun ve yalnız bireyler olabileceği uyarısında bulunuyor.

 

Fatih Üniversitesi Rehberlik Danışmanlık Merkezi Yöneticisi Hasan Ali Göncü, yapılan araştırmaların internete ayrılan her bir saatin yüz yüze görüşmenin yarım saatini engellediğini ortaya koyduğunu söylerken “Yaptığımız araştırmalar ekran karşısındayken beynimizin empati yapan kısmının hiç çalışmadığını gösteriyor. Bu da ekran başında uzun süre kalan çocukların ve gençlerin merhamet ve empati duygusunun gelişmeyeceği anlamına geliyor. Gelecek nesiller adına endişelenmemiz gerekir.” dedi.

 

Ekran gençleri izole ediyor

 

Bireyi sosyalleştirmek için kurulan sosyal medya sitelerinin amacında başarısız olduğuna değinen Göncü, tek başına tüketimin hiçbir zaman çoğulcu ve etrafla uyumlu sosyal bireyler meydana getirmeyeceğine vurgu yaptı. Göncü, “ABD’de çocukların  sağlığı ile ilgilenen ‘Çocuklara Yönelik Kötü Muameleyi Önleme Merkezi’ne göre, 2010 yılında yalnızlık şikâyeti ile arayan erkek çocukların sayısı 5 yıl öncesine nazaran %500 oranında artmış. Kız ve erkek çocuklar arasında ise bu oran %300. Burada bir çelişki var. Sosyal site kurucularına göre normal şartlarda bu çocukların  daha çok arkadaşının olması gerekiyor. O zaman neden bu kadar yalnızlar? Genel anlamda ekranın gençleri izole ettiğini söyleyebiliriz.” dedi.

 

Çağımızın en önemli sorunu haline gelen duyarsızlaşmaya dikkat çeken Göncü, “Sürekli ekran karşısında olmak ilişkiyi ve empatiyi yok ettiğini söyleyebiliriz. Çünkü internette gezerken beynimizin empati yapan kısmı neredeyse hiç çalışmıyor. Buda ekran başında uzun süre kalan çocukları ve gençlerin merhamet ve empati duygusunun körelmesine neden oluyor. Bu durum bu çocukları daha sinirli, agresif olmalarına, başkalarına ve kendilerine zarar verme potansiyellerinin yüksek olmasına neden oluyor.” dedi.

 

İyi bir sosyal ağ iyi bir kimlik demek değildir

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de bilgisayar kullanma yaşı ortalama 8, cep telefonu kullanma yaşı ise 10 oldu. Özellikle gençler arasında sosyal medya ve sms kullanımının hızlı ve kontrolsüz artmasına dikkat çeken Fatih Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğr. Gör. Olcay Tüzün Akgün, “Özellikle ergen yaş gurubu telefonu yanında uyuduğu için uyku arasında dahi gelen bildirimleri fark etmeden takip ediyor. Bu bağımlılık boyutuna geldiğinin kanıtıdır ve müdahale edilmesi gerekir. Gençler arasında iyi bir facebook ve twitter adresinin iyi bir kimlikten farkı yok.” dedi.

Sosyal medyaya bağımlılığın sadece gençleri değil yetişkinleri de kapsadığını gözlemlediklerini söyleyen Akgün, “Aile içinde olumsuz gelişen iletişim ve etkileşim sonuç olarak genç ve çocukları etkiliyor. Geçtiğimiz günlerde Amerika’da genç bir kızın interneti fazla kullanması sonucu intihar ettiği haberi duyulmuştu. Bu durum aile tarafından onaylanması bize gösteriyor ki aileler çocuklarının bu duruma gelmesinden duydukları suçluluk psikolojisini sosyal medyayla paylaşmak istiyor ve farklı bir suçlu aramaya başlıyorlar. Sadece sosyal ağların kullanımı intihar etmeye ya da depresyona girmeye sebebiyet vermez. Aile içi iletişim çok önemli ve çocukların, gençlerin iyi gözlemlenmesi gerekir.” diye konuştu.

 

 egitimajansi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber