Bu haber kez okundu.

Annelik kurallarını unutun!

‘Şunu yap’, ‘Bunu yap’… İyi bir anne olmak için takip etmeniz gereken kuralların sonu yok gibi görünüyor. Ama size bir sır verebiliriz: Bazı kurallar tamamen yıkılmak için yapılmıştır!

Bırakın zaman aksın
Günlük koşuşturmacalar, yeni anneleri yaşamın karmaşık yanlarından biraz olsun kurtarabilir. Tabii zamanla bu rutinden de sıkılabilirsiniz. Neyse ki sizin gibi akıllı anneler rutini bile esnekleştirmeyi bilir. Çünkü biliyorsunuz her şeyi motomot aynı saatte yaparsanız, bu dakiklik bebeğinizi bir süre sonra sıkacaktır! Eğer bebeğiniz dikkatlice oluşturduğunuz rutininize ayak uyduramazsa tamamen kendi hatanız olduğunu düşünürsünüz. Ama tabii ki sizin hatanız değil! Sadece o da kendi iç saatini uyguluyordur.

Bebeğinizin ihtiyaçlarına cevap vermek için başka birinin önerdiği zaman çizelgesine güvenmek yerine, onun size gösterdiği doğal tepkilere göre hareket edin. Zamanla bebeğinizin size verdiği açlık, yorgunluk gibi sinyalleri kolaylıkla anlamaya başlar ve günlük ritminizi düzenleyebilirsiniz.

Her şeyi sterilize etmeyin!
Genellikle bebekleri 6 aylıktan küçük olan bütün anneler, hijyen konusunda tetikte olmayı tercih eder. Temizlik, özellikle de biberonla beslerken dikkat edilmesi gereken önemli bir konu. Çünkü dikkatsizce hazırlanan süt formüllerinde bakteriler çabucak üreyebilir. Tabii ki sürekli temizlik yapın demiyoruz. Malum temizlik önemli bir konu ancak tamamen temizliğe odaklanmaksa psikolojik açıdan doğru değil. Önemli olan hijyene gerektiği kadar önem vermek.

Çocuğunuzu biberonla besliyorsanız, biberon ve biberon emziklerini bulaşık makinesinde yıkamanız daha güvenli olur. Bebeğinizin bulaşıklarının daha iyi temizlenmesi için makinenin suyunu yüksek sıcaklığa ayarlayın ve iyice durulanmasını sağlayın.

‘Tabağındakiler bit(me)sin!’
Çocuklarınızın yiyeceklerinin yarısını hiç dokunmadan tabakta bırakması sizi çıldırıyor. Ama uzmanlara göre de yemesi için zorlarsanız çocuklarınızı şişmanlatabilir ya da yemekten iyice soğumasına neden olursunuz. Küçük çocukların yemekle aralarında büyüklere oranla daha basit bir bağları var. Sadece acıktıklarında yemek yer ve doyduklarında yemeğe son verirler. İstediklerinden daha fazla yemeğe zorlamanız yemekle aralarındaki ilişkiyi bozar ve oburluk gibi kötü bir alışkanlık kazanmalarına neden olur.

Tabağındaki porsiyonları azaltın. Bir çocuğun yemesi gereken porsiyon inanın düşündüğünüzden daha az. Bir yetişkinin yemesi gerekenin neredeyse çeyrekte biri kadar.

Onu kısıtlamayın
Çocuğunuzla beraber eğlence gruplarına katılın. Onunla beraber şarkılar söyleyin. Spor yapın. Diğer çocuklarla iletişim kurmasını sağlayın. Bunların hepsi çocuğunuzun beyin fonksiyonlarını en iyi şekilde çalıştırmasını sağlar. Ama aslında gerçekten bu kadar acele etmenize gerek yok. Birçok oyun grubu çok eğlencelidir ve sizin de diğer annelerle tanışmanız için iyi bir yoldur. Ama çocuğunuzun gelişimini desteklemek için tek ya da en iyi yol oyun gruplarıdır demek yanlış olur. Mutfak dolabınızdan oynamak için aldığı tavalar, tencereler bile beyin gelişimine yardım edebilir. Hayalgücünün olduğu yerde zeka vardır!

Onun için bazen endişelenmemeniz ve korkmamanız gerekir. Onu özgür bırakın ki kendini bulabilsin. Ayrıca oynamak için bir şeyler bulmanız konusunda her zaman size güvenmemeli.

Aslında televizyon yasak değil!
Erken yaşlardan itibaren televizyon izlemenin çocuklarda türlü türlü davranış ve gelişim problemlerine neden olduğunu söyleyen bazı çalışmalar var. Ama biliyorsunuz artık bebek ve çocuk kanalları var. Onlara yönelik eğitici ve eğlendirici program ve çizgi filmler yer alıyor. Televizyonu akıllıca kullanmak çocuğunuzun üzerinde olumlu etkiler yaratabilir. Konuşma becerisini geliştirmek gibi… Mümkün olduğunca basit, yaşa uygun ve kısa televizyon programları çocukların dil gelişiminde yararlı olabiliyor.

Televizyonu pozitif bir öğrenme tecrübesine dönüştürmek için çocuğunuzla birlikte izlemeniz ve gördüklerinizle ilgili onunla konuşmanız işe yarayabilir. Program bittiğinde ise televizyonu kapatır başka bir şeyle ilgilenmeye başlarsınız. Böylece onu bir televizyon çocuğu olmaktan kurtarırmış olursunuz

Tek ayaküstünde bekletin!
Her çocuk öfke nöbeti geçirebilir. Eskiden öğretmenler yaramazlık yapan çocukları ceza olarak tek ayaküstünde durmakla cezalandırırdı. Buysa son yıllarda çok eleştirilen bir yöntem oldu. Aslında çocuklara kötü davranışlarının devam etmemesi gerektiğini anlatmak için iyi bir ceza yöntemi olabilir. Ama tabii ki bu yöntemi her zaman kullanmak doğru değil. Küçük çocuklar genellikle bu cezayı tam olarak kavrayamazlar da zaten. Onlar için öfke nöbetleri, meydan okumak değil hayal kırıklığına ya da başarısızlığa karşı verdikleri bir tepki. Bu yüzden yardımınıza ihtiyaç duyarlar.

Biraz mola verin, kendinizi dinleyin. Öfke nöbeti geçiren çocuğunuzun yanından uzaklaşın ya da odayı terk edin. Bir dinleyicinin olmaması çocuğunuzun öfkesinin dinmesine yarar. Çünkü yeterli ilgiyi göremeyince huysuzluktan mutlaka vazgeçer.

 

 

 

sozcu.com.tr

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber