Bu haber kez okundu.

Anne ve Babalar Dikkat: 7 Gereksiz Oyun Parkı Kuralı

Kendinize sert, bol kafeinli kocaman bir kahve alın. Parka geldiğinizde gölgede bir bank bulun. Kendinizi bu bankın üzerine bırakın. Kocaman çerçeveli güneş gözlüklerinizi takın ki kimseler fark etmeden insanları izleyebilesiniz. İsterseniz cep telefonunuzu çıkarın ya da eğlenceli bir dergi. Çocuklarınıza bol bol eğlenmelerini söyleyin ve sonra arkanıza yaslanın. Kahvenizi yudumlarken arada bir şeyler okuyun. Çocuklarınızı şu gereksiz kurallara zorlamayı bırakırken siz de biraz keyif yapın:

1. Kaydırağa tersten tırmanma.

Kaydırağa tersten tırmanmak eğlencelidir. Gurur duyulması gereken bir beceridir. Gerçekleştirilmesi gereken bir başarıdır. Ve çocuklardan kaydıraklara tersten tırmanmamalarını istemek tamamen anlamsızdır. Yakınlarındaki bütün çocukları kaydırağa tersten tırmanmanın tehlikeleri konusunda bağıra bağıra uyaran ne kadar fazla helikopter anne olursa olsun, kaydıraklara tersten tırmanan çocuklar (benimkiler gibi) her zaman olacaktır. Elbette bir başka çocuk kaydıraktan aşağı doğru kayarken kaydırağa tersten tırmanmak akıllıca bir şey değil. Ama tırmanan çocuk, aşağı kayan çocuğun ayakları tarafından bir kez tekmelendiğinde daha dikkatli bir şekilde tırmanmayı öğrenecektir.

2. Oyuncaklarını paylaş. 

Sadece bana ait olan bazı şeyler var: Cep telefonum. Cüzdanım. İç çamaşırlarım. Ben bunları parkta rastgele tanıştığım insanlarla paylaşmıyorum. O zaman neden çocuklarımı, parkta henüz yeni tanıştıkları (ve başkasının oyuncaklarını elinden almak isteyen çocukların genellikle yaptığı gibi muhtemelen o oyuncağa zarar verecek ya da oyuncağı alıp kaçacak) çocuklarla değerli eşyalarını paylaşmaları için zorlayayım ki? Sadece size ait olan bazı eşyalarınızın olmasında hiçbir sorun yoktur. Ve sadece bazı ağlamaklı küçük çocuklar heves ediyor diye oyuncaklar kamu malı olamaz.

3. Her kaydıraktan kaydığında (ya da tırmandığında), tahta köprüyü geçtiğinde, direkten aşağı kaydığında vs. bana poz ver.

Her anne gibi ben de çocuklarımın başarılarıyla gurur duyuyorum. Ama hiçbir Facebook arkadaşım, blog okuyucum ya da Twitter takipçim çocuklarımın yüksek bir direkten aşağı on altıncı keredir kaymalarını hiç ama hiç umursamıyor. Çocuklar parka oyun oynamaya gelirler, fotoğraflar (ya da videolar) için sonsuz kez poz vermeye değil. Ebeveyni doğru ışığı ve açıyı bulana kadar hareket etmeden durmayı istemezler.

4. Daha küçük çocuklara dikkat edin. 

Hayır, elbette küçük çocukların üzerine çıkmak ne güvenli ne de iyi bir şey. Ama çocuklarım başka insanların küçük çocuklarına bakıcılık yapmak için parka gelmiyor. Küçük çocuklarından sorumlu olanlar yetişkinlerdir. Bazı ebeveynler 16 aylık bebeklerinin döner kaydırağı keşfetmesinin iyi bir fikir olduğuna karar vermiş olması yüzünden benim 4 ve 6 yaşındaki çocuklarım orada oynamayı bırakmamalılar. Keşfetmekten kastım ise şu: Küçük çocuk 20 dakika boyunca kaydırağın en tepesinde korkudan kaskatı kesilmiş bir şekilde otururken ebeveynlerinin “Hadi yapabilirsin!” diye bağırması ve daha büyük çocukların aşağı kaymasına izin vermemesi.

5. Güzel kıyafetler giyin.

Parkların çoğunda şunları görebilirsiniz: Kum havuzları, çöp kutuları, kuru otlar, yapraklar, çimen, sigara izmaritleri, ölü böcekler, canlı böcekler ve unutulmuş yiyecekler. Çocukları parka haki renkli Baby Gap pantolonlar ve pastel renkli polo gömleklerle getirip parktaki tüm zamanı “Kumdan uzak dur” ve “Sakın üstünü kirletme” diyerek geçirmenin hiçbir anlamı yok. Park kıyafetleri, ayağa iyi oturan bolca giyilmiş spor ayakkabılardan ve pamuklu kumaş giysilerden oluşmalıdır. Tek istisna, büyük teyzenizin kızınıza aldığı dünyanın en korkunç “prenses” elbisesini atmak için mahvolmasını istemeniz olabilir. O zaman mutlaka o elbiseyi giydirin derim!

6. Kardeşinle oyna!

Parktaki eğlencelerden biri de yeni arkadaşlar edinmektir. Çocuklarıma her yaptıkları şeyi beraber yapmalarını söylemem onlara büyük bir işkence olur. Zaten birlikte uyuyorlar yiyorlar, banyo yapıyorlar, oyun oynuyorlar ve tatile gidiyorlar. Gerçekten onlara sanki bir ebeveyn dergisinin kapağına poz verir gibi birlikte ve güzelce oynamalarını (22 kez) söylemem gerekiyor mu?

7. Her şeyi ağzına sokma!

Doğa doğaldır değil mi? Küçük çocuğum kaçınılmaz olarak kuru otları, çimenleri, salıncakları ve kaydırakların tabanlarını yalayacaktır. Bu benim kişisel olarak yapacağım bir şey mi? Hayır. Ama ben kimim ki bunu yargılayayım? Tadına bakmayı seçtiği “bedava atıştırmalıklar” sağ olsun, çocuklarımın harika bir bağışıklık sistemi var.

EĞİTİMPEDİA

Kaynak: http://www.huffingtonpost.com/rachel-garlinghouse/7-ridiculous-park-rules-i-dont-make-my-kids-follow_b_7418318.html

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber