Bu haber kez okundu.

ÖĞRETMENİ MUTSUZ ETMEK EĞİTİM SİSTEMİNE NE FAYDA SAĞLAR ?

Süreç Nasıl İşledi?

MEB, bir yıldır gündemi meşgul eden ve öğretmenlerin huzurunu kaçıran Rotasyon uygulamasını iptal ettiğini bugün açıkladı. 

Rotasyon uygulamasını tamamlayamadan iptal etmek Milli Eğitim Bakanlığı’nın ne kadar plansız, iş bilmez ve başarısız bürokratlar eliyle yönetildiğini bir kez daha göstermesi bakımından ibret verici bir sonuçtur. Bir yıldan bu yana öğretmenlere zorunlu sürgün amacıyla yapılması düşünülen Rotasyon uygulaması tam olarak yılan hikayesine döndürüldü. Yaratılan belirsizlik, son bir yılda öğretmenleri önemli ölçüde tedirgin etmeye yetti.

MEB Ekim 2014’de yayınladığı taslakta Rotasyon’un aynı okulda 8 yıl görev yapmış olan öğretmenlere 25 tercih hakkı vererek uygulamayı planladı; 

Kasım 2014’de İnsan Kaynakları Genel Müdürü Kayseri’de bir toplantı organize etti ve bu toplantıda Rotasyon’un 8 yıllık öğretmenler için ama 2015 yılında aynı okulda 12 yılını tamamlayan öğretmenlerden başlayarak kademeli olarak 4 yıl içinde 8 yıllık görev süresi dolanlara kadar ilerletileceğini açıkladı ve yönetmelik de buna göre düzenlendi;

Tüm planlar buna göre yapılmışken Temmuz 2015’de yönetmelik bir kez daha değiştirilerek; 2015 yılı için aynı okulda 15 yılını dolduran öğretmenlerden başlamak üzere kademeli olarak 4 yıl içinde aynı okulda 12 yıl görev süresini tamamlayan öğretmenlere uygulanması şekline dönüştürüldü.

Duyurular ve kılavuzlar  yayınlandı tercih süreci başladı. Kendi isteği ile gitmeyenlerin de valiler eliyle res’en atanacağı biçimde yönetmelik düzenlemesi yapıldı.

20 Temmuz’da başvurular başlaması gerekirken 2 gün gecikmeyle 21 Temmuz 2015 akşamına kadar tercih sayfası açılamadı,

24 Temmuz’da bitmesi gereken başvurular önce 27 Temmuz’a ertelendi, yine olmayınca son başvuru tarihi 28 Temmuz olacak şekilde bir kez daha değiştirildi.

27 Temmuz’da açıklanması gereken sonuçlar önce 29 Temmuz sonra 31 Temmuz son olarak da 3 Ağustos tarihine ertelendi.

3 Ağustos tarihinde de açıklanmayan sonuçların 4 Ağustos saat 10:00’da açıklanacağı ifade edildi ama bu kez de ME Bakanı Nabi AVCI kameralar karşısına geçerek Rotasyon uygulamasını yapmayacaklarını açıklamak zorunda kaldı.

Elektronik ortamda başvuruları alınan e yerleştirme işlemleri yapılan bu kadar basit bir işi yüzüne gözüne bulaştıran Milli Eğitim Bakanı ve bürokratlarından ülkenin eğitim seviyesini yükseltmeyi nasıl bekleyebiliriz?

    Eğitim-İş tarafından da iptali istemiyle yargıya taşınan Rotasyon uygulaması için, bu güne kadar bakanlığa ısrarla sormamıza rağmen ne bizlere ne de kamuoyuna rotasyon uygulaması için mantıklı bir eğitsel gerekçe açıklanamadı. Neyi değiştirecekti rotasyon uygulaması?

Öğrenciler TEOG sınavlarında daha fazla net mi yapacaktı, LYS YGS sınavlarından sıfır alan öğrenci sayısı mı azalacaktı, öğretmen açığını mı kapatacaktı ?

Aynı bakımsız, alt yapısı olmayan, güvenlik sorunları yüksek, sanatı ve sporu öteleyen, bilim öğretmekten yoksun bina; aynı öğrenci; aynı çevre; farklı öğretmen… 

Sadece öğretmenin yeri değiştirilerek eğitimin devasa sorunları çözülemez. Eğitim sisteminin mayası bozuk, üzerine taze un da ekleseniz hamur çürük çıkacak…

Rotasyon’da Asıl Amaç Neydi?

Hiç şüphesiz tatmin edici gerekçeleri açıklanamayan rotasyon uygulamasının altında bakanlığın bir takım kurnaz planları yatmaktaydı. Öncelikli hedef okullarda oluşan yerleşik kurum kültürünü bozmak, öğretmenler arasındaki dayanışmayı yok etmekti. 

    Siyasal iktidarın oy hesabı ve siyasi ikbal hesapları için eğitim sisteminde yarattıkları tahribata karşı öğretmenler önemli dirençler gösterdiler. Yıllardır devlet okullarının ticarethane olmasına karşı direndiler, eğitimdeki başarısız politikalara rağmen devlet okullarında başarı üretmek için çaba harcadılar, okulların siyasetin tam güdümüne girmesine engel olmaya çabaladılar. Şimdi bu dayanışmacı öğretmen topluluğu dağıtılarak yok edilmek isteniyor.  Aksi durumda MEB rotasyon için ikna edici eğitsel gerekçeleri ortaya koymalıydı.

    Eğitimde rotasyon uygulaması 2010 yılında okul müdürleri ile başladı, okul müdürlerinin ardından müfettişler,daha sonra  şube müdürleri rotasyona tabi tutuldu. Bu uygulamalardan sonra da son 5 yıllık süreçte eğitimde başarı ve kalitede artış olması beklenirken tam aksine geriye gidiş daha da hızlandı. Dolayısıyla daha önceden çeşitli kademelerde denenmiş olan rotasyon uygulamasının öğretmenler için de zorunlu hale getirilmesinde eğitsel kaygıları aramak olanaksızdır.

Şimdi Ne Olacak?


Aslında MEB, bu karmaşada rotasyonda ulaşmak istediği hedefe bir bakıma yaklaştı ve rotasyonu dolaylı yollardan uyguladı.

Bu yıl aynı okulda 12 yıllık görev süresini tamamlayan öğretmenler rotasyon ile istemedikleri bir okula res’en atanabilecekleri korkusuyla Mayıs ayında gönülsüz bir şeklide il içi yer değiştirme başvurusunda bulundu. Geçen yıl ülke genelinde 40 bin öğretmen il içi yer değiştirmek için başvuru yapmış iken bu sayı rotasyon tehdidi ile 140 bin kişiye ulaştı. Yalnızca Bursa’da her yıl yaklaşık 1500-2000 öğretmen il içi yer değişikliği başvurusunda bulunurken bu sayı bul yıl 5000’in üzerine çıktı. 

Yine yıllardır görev yaptıkları okuldan ayrılmak zorunda kalacağını gören binlerce öğretmen başvurusunu yaparak  emekliliğini istedi. Üstelik iptal kararının öğretmenlerin emeklilik başvurusunu yapacakları 31 Temmuz son tarihinden önce açıklanmamış olmasından dolayı da rotasyon tehdidiyle emeklilik isteyen binlerce öğretmeni mağdur etti.

Dolayısıyla rotasyon ile on binlerce öğretmenin görev yerini değiştirmek ve binlercesini emekliliğe zorlamak amacını da içeren rotasyonda hedefe ciddi ölçüde yaklaşıldı denebilir.


Yapılması gereken il içi yer değiştirme işlemlerinin iptal edilerek herkesin eski yerine döndürüldükten sonra, isteğe bağlı il içi yer değiştirme işlemlerinin yeniden başlatılmasıdır. Ayrıca 31 Temmuz son tarihli emeklilik başvurusu kuralından dolayı başvurusunu yapan öğretmenlere dilekçelerini geri alabilecekleri makul bir süre tanınarak zorunlu emeklilik süreci de durdurulmalıdır.

Üstelik rotasyon uygulamasından tamamen mi vazgeçildiği yoksa yalnızca bu yıl mı yapılmayacağı da açıklanmalıdır.

    AKP’nin eğitim politikaları gözle görülür bir şekilde hem öğrenciyi hem veliyi hem de öğretmeni mutsuz etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenin mutsuz olduğu bir atmosferde verimli çalışmalar yapılamayacağını artık anlamalı ve öğretmenleri huzursuz etmekten vazgeçmelidir.

    Kadrolaşma hevesiyle iş bilmez bürokrat ve yöneticileri göreve getirmek yerine MEB’in acil bir şekilde birikimli ve liyakatli bir kadroyu göreve getirmesi gerekmektedir. Geziciler, paralelciler, solcular, ülkücüler, aleviler, bize karşıcılar diye fişleyerek iş bilen kadroları görevden alan bakanlık, sırf yandaş diye göreve getirdiği iş bilmez yöneticilerin her adımda yeni çamlar devirmesine daha fazla seyirci kalmamalıdır. Eğitim yalnızca siyasal iktidarların değil, bir ülkenin tüm yurttaşlarının ortak meselesidir. Başarı ve başarısızlığın faturası çocuklarımıza ve ülkenin geleceğine kesilmektedir. Hiç kimsenin  eğitim sistemini böylesine tahrip ederek içinden çıkılmaz bir hale getirmeye hakkı yoktur. 

    Milli Eğitim Bakanlığı’nı eğitim sistemi için, sabah erken kalkan bürokratın model uyguladığı deneme tahtasına dönüştürmekten vazgeçip, eğitim politikalarında bilime ve akla uygun hareket etmeye davet ediyoruz.


Özkan RONA

Eğitim-iş Bursa Şube Başkanı

Kaynak: kamugundemi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber