Bu haber kez okundu.

Eğitim İş Genel Başkanı Demir: Öğrencilerin Karnelerindeki Kırık Notlar Meb\'e Verilmiş Notlardır

Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir, MEB'in "2013 Yılı Faaliyet Raporu" nun binlerce eğitimcinin yolunun adliyeden geçtiği gerçeğini ortaya koyması bakımından dehşet verici olduğunu vurgulayarak, "Dolayısıyla öğrencilerin karnelerindeki kırık notlar kendilerine ait değil, AKP iktidarının eğitim sistemine ve Milli Eğitim Bakanlığı'na verilmiş notlardır" dedi. ANKARA(ANKA) - Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir, MEB'in "2013 Yılı Faaliyet Raporu" nun binlerce eğitimcinin yolunun adliyeden geçtiği gerçeğini ortaya koyması bakımından dehşet verici olduğunu vurgulayarak, "Dolayısıyla öğrencilerin karnelerindeki kırık notlar kendilerine ait değil, AKP iktidarının eğitim sistemine ve Milli Eğitim Bakanlığı'na verilmiş notlardır" dedi.

Eğitim İş Genel Başkanı Demir, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı Değerlendirme Raporu sonuçlarını açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitimi niteliksizliğe ve düzensizliğe sürükleyerek çocukların geleceği ile oynamaya devam ettiğini belirten Demir açıklamasında, "Başta öğretmen yetiştirme problemleri olmak üzere, personel istihdam sorunları, derslik açıkları, fiziki ortam yetersizlikleri, kalabalık sınıflar, öğretmensiz okullar, bilimsellikten, sanattan, spordan uzak programlar ve birçok plansız uygulamalar sonucunda eğitim sistemimiz çökertilmiş, eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler sürekli mağdur edilmiştir. Siyasi iktidar 2013-2014 Eğitim Öğretim Yılında da eğitim sistemimizi bir yandan gericileştirme öte yandan da tam bir işletme mantığıyla ticarileştirme ve yerelleştirme çalışmalarını hızla sürdürmüştür" ifadelerine yer verdi.

 

-"GÖÇ ALAN İLLERDE HALA ORTALAMANIN ÜSTÜNDE KALABALIK SINIFLAR VAR"-

 

2011-2012 eğitim öğretim yılında, 5 yaş grubunda okulöncesi eğitimde okullaşma oranının yüzde 65.69 iken, 2012-2013 eğitim öğretim yılında bu oranın yüzde 39.72'ye düştüğünü ifade eden Demir, şunları kaydetti:

"2013-2014 eğitim öğretim yılında ise ilkokula başlama yaşının 66 aydan 69 aya çekilmesi nedeniyle bir önceki yıla göre çok az bir artışla 42.54'e çıkmıştır. MEB'in 2010-2014 Stratejik Planı'nda hedef, "Okul öncesi eğitimde okullaşma oranını plan dönemi sonuna kadar yüzde 70'in üstüne çıkarmak" şeklinde belirlenmesine rağmen, okulöncesi eğitimde okullaşma oranı, 4+4+4 düzenlemesiyle birlikte gerilemiştir. Okul öncesi eğitimde bu yıl, okul öncesi çağdaki öğrencilerin zorla ilkokula kaydedilmesi nedeniyle okul ve öğrenci ve öğretmen sayılarında da azalma meydana gelmiştir. 2012-2013 eğitim öğretim yılında okul öncesi eğitim veren okul sayısı 27 bin 197 iken, bu yıl bu sayı 26 bin 698'e düşmüş, öğrenci sayısı ise 1 milyon 77 bin 933'ten 1 milyon 59 bin 495'e gerilemiştir. MEB'in istatistikleri, derslik başına düşen öğrenci sayısının geçen yıllara göre düşmekle birlikte, özellikle göç alan illerde hala ortalamanın üstünde kalabalık sınıflar bulunduğunu ortaya koymuştur. İlkokul ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısında en yüksek oranlara sahip iller 46 öğrenciyle Şanlıurfa, 42 öğrenciyle Diyarbakır, 40 öğrenciyle Gaziantep olmuştur."

 

-"MEB'İN İSTATİSTİKLERİ AKP'NİN EĞİTİMİ KAMUSAL HİZMET OLMAKTAN ÇIKARDIĞINI GÖSTERİYOR"-

 

Demir açıklamasında, MEB istatistiklerine göre Türkiye genelinde, ilk, orta ve lise kademesinde toplam 75 bin 856 okulun bulunduğuna dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:

"4+4+4 düzenlemesi öncesi 2011-2012 eğitim öğretim yılında 4 bin 664 özel okulda 535 bin 788 öğrenci eğitim görürken, geçtiğimiz yıl 5 bin 942 özel okulda 613 bin 64 öğrenci eğitim görmüştür. Bu yıl ise 6 bin 710 özel okulda, 698 bin 912 öğrenci eğitim görmektedir. Özel okulların sayısı, geçen yıla göre yüzde 11 oranında, bir önceki yıla göre de yüzde 30 oranında artmıştır. Ortaya çıkan tablo, AKP hükümetinin eğitim sistemini sermaye sınıfının çıkarları doğrultusunda nasıl şekillendirdiğini ve eğitim sistemindeki ayrışmayı gözler önüne sermektedir. MEB'in istatistikleri, özel okulları doğrudan kamu kaynaklarıyla destekleyen AKP'nin eğitimi kamusal bir hizmet olmaktan çıkarma amacını ortaya koymaktadır.

 

-"İMAM HATİPLER AKP'NİN GÖZDESİ OLDU"-

 

İmam hatip ortaokullarının yeniden açılması ve birçok genel lisenin imam hatip lisesine dönüştürülmesiyle, imam hatip okullarında inanılmaz bir artışın yaşandığının altını çizen Demir, 

"2012-2013 eğitim öğretim yılında 730'u bağımsız, 369'u imam hatip lisesi bünyesinde olmak üzere toplam 1099 imam hatip ortaokulu bulunurken, 2013-2014 eğitim öğretim yılında 946'sı bağımsız, 415'i İmam hatip lisesi bünyesinde 1361 imam hatip ortaokulu bulunmaktadır. Bu okullarda okuyan öğrenci sayısı ise 2012-2013 eğitim öğretim yılında 94 bin 467 iken, bu yıl AKP Hükümetinin yürüttüğü kampanyalarla 240 bin 15'e çıkmıştır. Yine imam hatip ortaokullarında görev yapan öğretmen sayısı 11 bin 408, derslik sayısı ise 7 bin 134'tür. Ülke genelinde pek çok okul binasının imam hatiplere tahsis edilmesi ve o okullarda okuyan öğrencilerin başka okullara gönderilmesi de AKP'nin imam hatiplere öncelik verdiğinin göstergesi olmuştur."

 

-"2013 YILI FAALİYET RAPORU DEHŞET VERİCİ"-

 

Demir açıklamasında, MEB'in "2013 Yılı Faaliyet Raporu" na da değindi. Raporun binlerce eğitimcinin yolunun adliyeden geçtiği gerçeğini ortaya koyması bakımından dehşet verici olduğunu vurgulayan Demir "Son 3 yılın rakamlarına göre Bakanlık çeşitli nedenlerle 7 bin 919 eğitimci hakkında inceleme, soruşturma veya ön soruşturma açmıştır. Sonucunda 4 bin 866 eğitimciye kınama, aylıktan kesme, maaş kesimi, kademe ilerleme durdurulması cezaları verilmiştir. Söz konusu rakamlar MEB'in öğretmenleri itibarsızlaştırma politikasının bir sonucu olarak önümüzde durmaktadır" dedi.

 

-"ÇOCUKLARIMIZ ÖĞRENMEYE DEĞİL, EVLERİNE ZAYIFSIZ BİR KARNE GÖTÜRMEYE KOŞULLANMIŞ DURUMDA"-

 

Her geçen gün içten içe çürüyerek bir enkaz haline getirilen eğitim sisteminin yıllar içinde birikerek artan yapısal sorunlarının geçici, günübirlik politikalarla geçiştirildiğini belirten Veli Demir şöyle devam etti:

"Küreselleşmeyle birlikte bölge coğrafyasını değiştirme, bölgenin tüm kaynaklarını uluslararası sermayenin kullanımına açma politikasını sadakatle uygulayan siyasal iktidar, bir kamu hizmeti ve temel bir insan hakkı olan eğitimi de piyasaya açmaya çalışmaktadır. Öte yandan da ulusal belleği silinmiş, sorgulamayan, itaatkar, kendi adına karar verenlerin kararlarına biat eden bir nesil yetiştirerek emperyalizm için ülkeyi dikensiz bir gül bahçesine dönüştürecek eğitim politikasını hayata geçirmektedir. Çocuklarımız öğrenmeye değil, sınavlara, sınıf geçmeye ve evlerine zayıfsız bir karne götürmeye koşullanmış durumdadır. Dolayısıyla öğrencilerin karnelerindeki kırık notlar kendilerine ait değil, AKP iktidarının eğitim sistemine ve Milli Eğitim Bakanlığı'na verilmiş notlardır." (ANKA)

(AR/ÖZK)

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber