Bu haber kez okundu.

24 Kasım mı, 5 Ekim mi?

Eğitim-iş Tarsus Şube Başkanı Kurtuluş Gezen yazdı...
24 KASIM MI? 5 EKİM Mİ?

Hemen hemen her meslek grubunda meslek erbabı kimseleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği günler vardır.

Ülkemizde de her yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanır. 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün "Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. Yeryüzünde pek az lider böylesine kutsal bir unvan ile tarihin sayfalarına adını yazdıra bilmiştir. Kurtuluş savaşının en hararetli döneminde düşmanın Polatlı'ya dayandığı bir ortamda maarif kongresini toplama cesaretini kendinde gören, eğitim alanında yaptığı devrimlerle bir milletin talihini ve tarihini değiştiren, karatahta başında okuma yazma seferberliği başlatan, eğitime öğretmene verdiği önemi konuşmalarında defalarca vurgulayan, millet vekili maaşı sorulunca öğretmen maaşını geçmesin diyebilen ve ziyaret ettiği sınıflarda öğretmene saygısından dolayı masasına dahi oturmayan bir lider hiç şüphesiz ”başöğretmen” sıfatını ve fazlasını hak ediyor. Hele hele günümüzde öğretmenleri itibarsızlaştıran onları iş bilmezlikle, tembellikle hatta bazen cehaletle suçlama gafletinde bulunan siyasileri düşününce bir eğitimci olarak Mustafa Kemal’i özlemle anmamak ve aramamak elde değil…

Öğretmenler gününü bu yönüyle iyi kavramak ve anlatmak gerektiğine inanıyor bu günün hamasi nutuklardan uzak bir şekilde eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının dile getirildiği günler olarak kutlanması gerektiğini savunuyorum.

Fakat aynı gerekçelerle 24 Kasım'ın darbe ürünü olduğunu ileri sürerek (1981 yılında öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmıştır) bugüne karşı oluşturulan muhalefete anlam veremiyorum…

“Öğretmenler günü tüm dünyada 5 Ekim tarihinde kutlanır, 24 Kasım ise darbe ürünü bir tarihtir” savıyla yaklaşık kırk yıldır kutlanmakta olan ve halkta genel kabul görmüş olan bir tarihi tukaka ilan etmek, 12 Eylül'ün eğitim sendikaları ve eğitim emekçileri üzerindeki faşizan uygulamalarını ajite ederek 24 Kasım'ı tartışmaya açmak, hem Atatürk ile hem de cumhuriyet devrimleri ile bir hesaplaşma içine girmek ne akılcı ne hakkaniyetli ne de gerçekçi bir tavırdır. 24 Kasım'a karşı durmak 12 Eylül zihniyetiyle hesaplaşmak anlamına gelmemektedir.

Öncelikle şu yanlışı düzeltmek de fayda var; 5 Ekim tarihi dünyada yaygın anlamda kabul görmüş bir gün değildir. Dünyanın birçok ülkesinde devletler kendi tarihleri açısından önemli gördükleri günleri öğretmenler günü olarak kutlamaktadır.

Örneğin Çek cumhuriyeti ve Slovakya da Evrensel eğitimin ilk savunucularından Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

İran da Murtaza Mutahhari'nin öldürülüşünün yıldönümü olan 2 Mayıs günü Öğretmenler Günü'dür.

Malezya'da Öğretmenler Günü (Malezyaca: Hari Guru) 16 Mayıs'ta kutlanır.

Peru da 1953’ten bu yana 6 Temmuz günü resmi olarak Öğretmenler Günü’dür. Peru’nun bağımsızlığını kazanmasından sonra 6 Temmuz 1822’de kabul edilen bir yasa ile ülkedeki ilk öğretmen okulunun kurulması sebebiyle 6 Temmuz günü seçilmiştir.

Avustralya'da Öğretmenler Günü Ekim ayının son cuma gününde kutlanır

12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen) her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 

Örnekleri çoğaltmak mümkün…

Evet devrimci öğretmenlerin işgencelere maruz kaldığı sürüldüğü işini aşını kaybettiği bir dönemdir 12 Eylül. Fakat bozuk saat misali 2 doğrusundan birisi olan 24 Kasıma karşı çıkmak 12 Eylülle yüzleşmek hesaplaşmak anlamına gelmez. Tam tersi bu tarih o günleri anmak bir daha o günleri yaşamamak adına, o gün kendiliğinden oluşmuş olan hali hazırdaki kamuoyunu da değerlendirme fırsatı verir bize…

Atatürk ün heykellerini her yere dikerken Atatürkçülüğün içini boşaltan Atatürk ün kurumlarını kapatan 12 eylül yönetimine karşı durmak adına elimizde balyozlarla Atatürk heykellerini yıkmak ne kadar anlamsız ise,12 eylül rövanşizmi adı altında 24 kasıma cephe almakta o derece anlamsız ve beyhude bir girişimdir. Kaldı ki 12 Eylül darbe yönetimi ile hesaplaşmak isteyenler 12 eylül referandumunda yetmez ama evet diyerek tarihi şanslarını yitirmişlerdir.

Ayrıca elinde çiçeğiyle öğretmenler gününü kutlamak için gelen çocuğa “hadi bakalım ufaklık darbe mahsulü bu günü kutlamıyorum bugün git 5 Ekimde gel” diyecek lüksümüzde olmadığına göre bu tartışmaya artık son verme zamanı gelmiştir.

5 Ekim ise “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetler arası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür. 

Bu günün öğretmenler günü olarak kutlanmasının bir sakıncası var mı? Ya da bu günü ret etmenin bir esprisi var mı? Tabi ki hayır Keşke 24 Kasım gibi 5 Ekim gibi öğretmen okullarının kuruluş yıldönümünü, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümünü, Hasan Ali Yücellerin, Tonguç Babaların, Fakir BAYKURT’ ların doğum günlerini de öğretmenler günü olarak kutlayabilsek sorunlarımızı temennilerimizi senede bir gün değil de birkaç defa kendiliğinden oluşan kamuoyuna haykırabilsek…

Cumhuriyet devrimlerinin ve kazanımlarının bile gerisine düştüğümüz şu günlerde kendine devrimciyim diyenlere düşen görev 24 Kasım üzerinden suni ve yersiz tartışmalar yaratmak değil, önümüzdeki günlerde değiştirilmesi gündeme gelecek 657 sayılı devlet memurları kanunu ile eğitim çalışanlarının elinden alınacak olan “iş güvencesi hakkı” konusunda kamuoyu yaratmak ve güçlü bir direnç hattı kurmaktır. 

Bu 24 Kasım ne” kutsal öğretmenlik mesleği” meteforu üzerinden atılan hamasi nutuklarla heba edilmeli nede yıllardır süregelen” 5 Ekim mi? 24 Kasım mı?” kısır döngüsüne kurban edilmelidir.

Kamu sendikacılığının geçmişten günümüze lokomotifi olan eğitim çalışanlarına bu 24 Kasımda tarihi roller düşmektedir.

Başta başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Hasan Ali YÜCEL’LERİ, Tonguç babaları, Fakir BAYKURT’LARI çıktıkları yolda insanlık düşmanı katiller tarafından katledilen eğitim şehitlerini , öğrencilerine kavuşamadan hayata gözlerini kapayan Şafak öğretmeni ve Yalova da uğradığı hakarete dayanamayarak kalp krizi geçiren Halil öğretmeni, geçtigimiz günlerde elim bir trafik kazasinda kaybettiğimiz Hikmet Gülseven başkanımızı ve daha nicelerini saygıyla anıyor, geri dönmemek adına çıktıkları kutlu yolda tüm meslektaşlarımın öğretmenler gününü kutluyorum.

Kurtuluş GEZEN

Kaynak: Kamugündemi

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
kasım ekim mi

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber