Bu haber kez okundu.

Yeni bedeller ödememek için burs, burs, ille de burs!
Burs yani mali destek bulamadığı için hemen her yıl on binlerce gencimiz öğrenim hayatını yarıda bırakıyor. Ya da çok zor koşullarda öğrenimini sürdürmeye çalışıyor...


Oysa onlar bizim geleceğimiz.

Onları ihmal etmenin bedelini 15 Temmuz’da ödedik.

Çok uzun yıllar, gençlerimize yurt yapmadık, burs vermedik. Şer odaklarının kucağına düşmelerine seyirci kaldık. Ama artık buna son vermek zorundayız.

Devletin verdiği burs olanakları çok kısıtlı. Sivil toplum örgütlerinin ya da hayırseverlerin verdikleri burslar da devede kulak kalıyor.

Önce bu rakamları revize etmemiz, sonra da birkaç yıl içerisinde yurt ihtiyacını tümüyle karşılamamız gerekiyor.

Türkiye’nin sahip olduğu olanaklar ve geleneksel hayırsever yapımız, şu anda verilen bursların rahatlıkla 100 katına çıkmasına olanak sağlayabilir. İnşaat sektöründe geldiğimiz nokta da, yurt ihtiyacını en kısa sürede ortadan kaldırmaya yeter de artar!..

Neden çok önemli?

Daha önce de defalarca dile getirdik, getirmeye de devam edeceğiz. Başka ülkelerde dünyanın en iyi üniversitelerini kazanan öğrenciler el üstünde tutuluyor.

Başta devlet olmak üzere, sivil toplum örgütleri ve hayırseverler bu öğrencilere burs vermek için adeta yarışıyorlar. Ama bizim gençler maalesef ortada kalıyor...

Burs verenler yok mu? Elbette var.

Hatta profesör maaşı kadar burs verenler de var. Ama sayıları o kadar az ve göstermelik ki, konuşmaya bile değmez!

Bu konuda daha kat etmemiz gereken çok yol var. Ama önce bir mantığın oturtulması gerekiyor.

Bu çerçevede YURTKUR’un yeniden yapılanması ve akarlarının artması gerekiyor.

Ayrıca daha profesyonelleştirilmiş Türk Eğitim Vakfı (TEV) benzeri üç beş değil, yüzlerce kurum olursa her şey çok daha farklı olabilir...

Ülkelerin medeniyet düzeyi konusunda çok farklı kriterler var.

Başkalarını bilmem ama benim için en önemli kriterlerden biri de, gençlere sağlanan burs olanaklarıdır.

Bir ülke, öğrencisine hangi ölçüde özgür öğrenim olanağı sağlıyorsa, o kadar medeni ve geleceğini garanti altına alandır.

Sadece yeni üniversiteler açmakla olmuyor, o üniversitelerde öğrencilerin rahatlıkla okuyabilecekleri ekonomik özerkliğin de eşit koşullarda sağlanması gerekiyor.

Parası olanlar gidip okuyor da peki ya olmayanlar?..

Yüzde 75’lere varan pek çok bursun da göstermelik olmanın ötesine geçmesi şart! YÖK, keşke biraz da bu konuları masaya yatırsa!..

Eğer onları seviyorsak!..

Çocuklarımızı gerçekten seviyor, geleceklerini ve geleceğimizi önemsiyorsak, devlet millet demeden hepimizin elini taşın altına koyması gerekiyor.

İddia ediyoruz, eğer ciddiye alınırsa, burs ve yurt konusu, çok kısa bir sürede çözülür!

Yeter ki bu konuda irade ortaya konulsun.

Hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük görev düşüyor. O ve Binali Bey öncü olmazsa, bu iş zor çözülür!

Peki, neler yapılabilir:

- Bu konudaki yasal düzenlemeler zaten yapıldı. Burslar vergi muafiyeti kapsamına giriyor. Bu çok daha iyi anlatılabilir.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, farklı sektörlerin önde gelen isimlerini toplayıp, her birine gücüne göre şu kadar bağış yap diyebilir.

- Bursla okuyan öğrencilerin, iş hayatına atıldıktan sonra aynı geleneği sürdürmeleri konusunda samimi çabalar harcanabilir.

- Yasal bir düzenleme ile maç, sinema ve köprü, otoyol girişleriyle, talih oyunlarından yüzde bir oranında da olsa bir pay bu fona aktarılabilir.

- Bankalar öğrencilere sıfır faizli krediler verebilir. Ayrıca faiz gelirlerinin çok minik bir bölümü yine burs fonuna aktarılabilir.

Yazının devamı için tıklayınız

Kaynak: http://www.egitimajansi.com/
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber