Bu haber kez okundu.

Yaz Boyu Milli Eğitimde Neler Yaşandı?

Yaz Boyu Milli Eğitimde Neler Yaşandı? Eğitim camiası, yaz ayı boyunca çeşitli gelişmelerle yine hareketliliğini korudu. Eğitim camiasında, yaz ayı boyunca meydana gelen gelişmeleri, yaz tatilinde internetten uzak doğa ile baş başa kalan arkadaşlarımız için derledik. (Başlık başlık)
 

1- Toplu sözleşme trafiği geçen yılki gibi olmadı. Toplu sözleşme oldu bittiye getirilerek, bayram öncesi 1 hizmet kolu dışında tüm hizmet kollarında mutabakat ile tamamlandı. Öğretmenlere, 2014 yılı için taban aylığa yapılan zam dışında bir de eğitim öğretim hizmet tazminatına bir zam yapıldı. Bu zamlarıın, net miktarları değil, her zamanki gibi brüt miktarları ön plana çıkarılarak ‘BÜYÜK KAZANIM’ reklamları yapıldı ve caka satıldı.


 

2- Eğitim hizmet kolunda mutabakat sağlanan bu yılki toplu sözleşme metni, geçen yıl kamu görevlileri hakem kuruluna intikal eden ve karara bağlanan toplu sözleşme metni ile kıyaslandığında, görülecektir ki bu yılki eğitim hizmet kolu toplu sözleşme metninde kısmi bir kazanım dışında elde edilen bir kazanım söz konusu değil. Kısmi kazanım dediğimiz ise yöneticilerin (Müdür yardımcıları bu kapsam dışında) aylık karşılığı okutmak zorunda oldukları haftalık 6 ders saatinin, 2 saate düşürülmesidir. Bilinmelidir ki, okulun yönetim işlerinin neredeyse tamamını sırtlayan ve bu nedenle okulun hamalı konumundaki müdür yardımcıları adeta es geçilmiştir. Bakanlığın ve sendikaların, toplu sözleşme masasında es geçilen bu konuya hiç eğilmemesi mevzunun eften püften muamelesi gördüğünü de ayrıca gözler önüne seriyor. Halbuki, mevzu hem okuldaki yönetim işlerinin aksamaması hem de müdür yardımcısına verilen 6 ders saatinin verimliliği için önem arz etmektedir. Bu durumda bakanlık, müdür yardımcılarını hem yönetim hem ders işleri hamalı olarak kar amaçlı değerlendirmeyi planlamaktadır diyebiliriz. Unutulmamalıdır ki, yönetim işleri ancak müdür yardımcılarının omzundaki ders yükü hafifletilerek rayında gider. Bakanımızın, bu konuya bu noktadan bir bakış ile bakarak değerlendirip gerekli talimatı yetkililere vermesini beklemekteyiz.


 

3- Öğrenim özrü, her özür durumuna bağlı yer değiştirme döneminde, bakanlık açısından sıkıntı teşkil etmekteydi. Bakanlık, hazırladığı özür durumuna bağlı yer değiştirme kılavuzları ile yönetmelikteki öğrenim özrü hakkını görmezden gelmekte idi. Bu durum hukuki açıdan bakanlığı zor durumda bırakıyordu. Hukuki sonuçlarının bakanlık aleyhine seyrinden dolayı konuya ilişkin çözüm bakanlıkça bulundu. Çözüm, yönetmelikteki öğrenim özrü ile ilgili maddeyi çıkarmak oldu. Böylelikle, öğrenim özrü, özür grubundan çıkarılmış olundu. Katıldığı bir programda öğrenim özrünün çıkarılma nedenini, müsteşar eş özrünün öncelikleri olduğunu dile getirerek açıklayacaktı. Burada, özürleri öncelik sırasına göre sıralayıp öncelikte sonda olanı çıkarmak çözüm olmamalıydı. Zira, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası der ki: ‘Eğitim, bir haktır.’ Bu bağlamda, eş, öğrenim, sağlık vs... hiçbir özürde kısıtlama kabul edilemez. Zira, bunlar anayasaya dayanır, anayasal haklar da alt normlarla kısıtlanamaz. Ama anlaşılıyor ki, alt normlar, bir konu hakkında düzenleme yapılırken üst norm gibi bir muamele görmektedir.


 

4- Bazı öğretmenlerin aylık karşılığı okutacağı dersler değişti. Malumunuzdur ki, yeni yönetici atama ve yer değiştirme yönetmeliğine göre, bir yönetici ya da yönetici adayı atama alanı esasında, aylık karşılığı okutabileceği ders bulunan bir okula yönetici olarak atanma hakkına sahip. Ayrıca, aylık karşılığı okutulacak derslere ilişkin esaslarda yapılan değişiklikle Halk Kültürü dersi, Halkbilim ve Türk Halkbilimi mezunu olup hâlen sınıf öğretmeni olan bir sınıf öğretmeni yönetici tarafından okutulabilecektir. Bu bağlamda, ilgili sınıf öğretmeni yöneticilerinin ilkokul dışında kalan okullara atanabilmelerinin önü açılmış olundu. Buradaki soru işareti ilgi kapsamı dışındakiler, şöyle ki; alanları Almanca vs... olup da sınıf öğretmeni olarak atanmış ve şu an yönetici olarak görev yapanlara da, bu hakkın tanınıp tanınmayacağıdır. Eğer ki, alanı Halkbilim ve Türk Halkbilimi olup sınıf öğretmeni olarak atanmış ve şu an itibariyle yönetici durumunda olanlara tanınan hakkın kapsamında bir kısıtlamaya mahal verilmeden, sınıf öğretmeni yönetici mezun olduğu alan esasından değerlendirilerek, bu hak kapsamına alınarak bu haktan yararlandırılmalıdır.


 

5- Yeni müsteşarın göreve başlaması ile taşra yöneticileri yer değiştirme mevzuatı yayımlandı. Yer değiştirme takvimi ilan edildi. Tercihler alındı. Ama atamalar bakanlığın simülasyonuna ve başbakana takılıp başka bir bahara kaldı.


 

6- Yönetici atama ve yer değiştirme yönetmeliği değişti. Bakanlık, öncelik sırasına göre yönetici tayin ve yer değiştirmeleri, ekim ayına kadar da süre tanıyarak yönetici tayinlerini ve yer değiştirmelerini yapmaları için illere bir yazı yolladı. Bu yazı çerçevesinde, iller öncelikle illerindeki kurumların kurum tiplerini, yeni esaslara göre belirleme çalışması yaptı. Ardından, sınava dayalı yönetici atama ilanına çıktı. Özellikle, müdürlük kadrolarına atama için mülakat aşamasının geri dönütlerinin nasıl olacağı büyük bir merak konusu.


 

Eğitim camiasında, yaz boyu hareket hiç bitmedi. Bu bağlamda, eğitim mevzuları üzerindeki düşünsel ve pratik hareketlilik, gelecek ders yıllarında da aynen devam edecektir öngörüsünü taşıyorum. Hareketlilik, yaz sıcağı ile birleşince daha da hararetli bir hal almıştır.


 

MİLLİ EĞİTİMİN HARARETİ ANCAK MİLLİ EĞİTİM RAYINA OTURDUĞUNDA GİDERİLEBİLİR.



 

Yahya ASLAN



haber kaynağı:mebpersonel.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber