Bu haber kez okundu.

Yabancı dili nasıl daha kolay öğretiriz?

1980’li, 1990’lı yıllarda yabancı dil okullarımızda ortaokulda öğretilmeye başlanırdı. Bizim nesilden sadece okuldaki bilgisi ile yabancı dil konuşabilen kişi sayısı nerede ise hiç yok denecek kadar azdır. 2000’li yıllarda yabancı dil önce 4. ve 5. sınıflardan itibaren, şimdilerde ise 2. sınıflardan itibaren ders olarak okutulmaya başladı. Fakat şimdiki neslin de okuldaki bilgilerle su gibi yabancı dil konuştuğunu söylemek ne yazık ki mümkün değil.

 

Yabancı dili öğrenememe ve öğretememe konusu üzerine hemen hemen hepimiz hem fikiriz. “Okullarımızda yabancı dili öğretemiyoruz. Efendim biz Türklerin yabancı dil öğrenmesi, dil açısından kolay değil.” Hoş yukarıda hep yabancı dil diye bahsettiğimiz dil öğrenme İngilizce öğrenmeden öte bir şey değildir. Dünyadaki ekonomik ve siyasal baskınlık nedeni ile nerede ise İngilizce dünya dili hâline gelmiştir. Haliyle tüm dünya ile birlikte ülkemizde de yabancı dil denilince ilk akla gelen İngilizce’dir.

 

Yabancı dilin okullarda konuşulacak kadar öğretilememesinin nedenlerini sorduğumuzda, alacağımız cevaplar makul ve mantıklıdır. Fakat asıl sorun, öğretime tabi tutulan öğrencilerin bu dili ihtiyaç olarak hissetmemesidir. Yani bu dili pratik olarak konuşamadığı takdirde bu öğrenci, günlük yaşantısında önemli bir eksikle karşılaşmamaktadır. Devamındaki nedenlere baktığımızda acı tablo gitgide büyümektedir.

 

Yabancı dil öğrenme saatleri dersler bazında yeterli değildir. Sınıf seviyelerine göre haftada iki saat, üç saat veya dört saat yabancı dil eğitimi ile yeterli seviyede, konuşma seviyesinde yabancı dil öğrenilmesi mümkün değildir.

 

Yabancı dili karşılaştığı, ana dili öğrendiği yabancı dil olan bir kişi ile konuşamamanın asıl sebebi, yabancı dil öğretiminde yeterli pratik yani dialogların yapılamamasıdır. Kitaptan, sözlükten ders olarak öğrenilen yabancı dil, sokakta, parkta, çarşıda, müzede… karşılaşılan kişilerle konuşmamıza imkân sağlamamaktadır. Konuşmadaki bu sıkıntının giderilmesi, okullardaki yabancı dil derslerinde pratik uygulamaya önem verilmesi, öğrencilerin pratik yapma imkânlarının artırılması ile çözümlenebilecektir. Sınıfa öğrencilerin pratik yapma imkânı sağlayacak paydaşlara getirilebilir. Ya da öğrencileri ders dışı etkinlikler kapsamında imkânlar ölçüsünde farklı ülke öğrencileri ile haftanın belli günlerinde bir araya getirip tanışma, konuşma, kaynaşma imkânları sağlanabilir. Böyle bir çalışmanın başlatılması yabancı dil eğitimindeki sıkıntıların büyük oranda çözümlenmesinin büyük bir adımı olacaktır.

 

Belki yapılması gereken okullarda öğrencilere yabancı dil öğrenmenin insan yaşamı üzerinde ne kadar önemli etkilerinin olduğu anlatılmalı ve ardından bu bilince ulaşan öğrencilere sürekliliği olan bir yabancı dil eğitimi imkânlarının sunulmasıdır. Yabancı dil öyle değişik ortamlarda yapılan reklâmlardaki gibi 100 derste, ya da çok kısa sürelerde kazandırılabilecek bir kazanım değildir. Yabancı dil sabırla, ilmek ilmek işlenen bir zaman diliminde elde edilebilecek bir kazanımdır. Öyle hap gibi sunulan bazı programlarla insanın kolaylıkla elde edebileceği bir davranış değildir.

 

Son zamanlarda MEB’in yaptığı yeni düzenlemeler (Programların yenilenmesi, ilkokul 2. sınıftan itibaren yabancı dil eğitiminin başlaması…) yabancı dil eğitimi konusunda olumlu adımlar olarak görülmektedir.

 

Yabancı dil eğitiminin önemi gerçek anlamda anlaşıldığında sorun kendiliğinden çözüm sürecine girmiş olacaktır. Fakat yabancı dil eğitiminin önemi anlaşılmadan, bu konunun sorun olarak gündemimizde daha uzun süre yer alacağı görülmektedir. Biz artık yabancı dil eğitimini sorun olarak değil, nasıl daha iyi bir yabancı dil eğitimi görebiliriz? Konusunu gündemimize almak istiyoruz. Daha iyi bir yabancı dil eğitimi aldığımız günleri görmek umuduyla hepinize iyi haftalar diliyorum. (20.10.2014)

 
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber