Bu haber kez okundu.

Uzaktan eğitimde 100 bin öğrenci hedefi

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (AUZEF), yeni akademik yılda 100 bin öğrenciye hizmet vermeyi hedefliyor.


AUZEF Dekanı Prof. Dr. Alper Cihan, üniversitenin eski rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet'in başlattığı projeyi sürdürdüklerini belirterek, eğitimde yeniden yapılanma ile modernleşmenin yanı sıra dijitalleşen, Y ve Z kuşağındaki gençlere hitap edecek eğitim teknolojisine geçmek adına proje oluşturulduğunu anlattı. Prof. Dr. Cihan, "Rektör hocamız Söylet, Türkiye ve İstanbul Üniversitesi'nde eğitimin dönüşüm aracı olarak açık ve uzaktan eğitim teknolojisini tespit etti" dedi. Cihan, proje sürecinde Ankara'da Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Devlet Planlama Teşkilatı’na bazı sunumlar yaptıklarını, bu kurumlardaki yetkililerin "Türkiye'de Anadolu Üniversitesi gibi çok büyük bir kurum varken İstanbul Üniversitesi bu işe neden giriyor? Siz neyi farklı yapacaksınız" şeklindeki sorularına cevap verdiklerini anlatarak, şöyle devam etti:


"Türkiye'de eğitimde dönüşüme, dinamiğe ve bir canlanmaya ihtiyaç var. Bunun için teknolojik araçlar dünyada var ama bunları kullanma becerisine sahip, yüksek nitelikte ve sayıda öğretim üyelerinin de bu ülkeye kazandırılması lazım. 5 bine yakın akademisyenimiz var. Yedi yüzün üzerinde diploma programımız var. Büyük bir kitle ve deneyimle ciddi klasik eğitim sürdürüyoruz. Klasikten çok büyük kitle ile modern eğitime geçirmemiz bizi yorabilir ama ülke için en büyük kazanç olur."


“Akademik yıla ön hazırlık yapıldı”

Prof. Dr. Cihan, AUZEF'in ilk yıl 5 eğitim programı ve 500 öğrenciyle yola çıktığını hatırlatarak, yeni akademik yılda 100 bin öğrenciyi hedeflediklerini söyledi. Uzaktan eğitim programlarında klasik eğitim metodunu asla kullanmadıklarına dikkat çeken Cihan, akademisyenlerin internet üzerinden dersleri anlatmadan önce bu konudaki materyali ve ders notlarını hazırladığını belirtti.

Cihan, akademik yıla başlamadan ön hazırlık yapıldığını belirterek, "Bu programda akademisyenlerimizin her yıl ayrı hazırlanarak, ders slaytlarını oluşturmaları gerekiyor. Kitabını yazarak, videolarını hazırlayarak, sorularını belirliyorlar. Yani öğrenciyle karşılaşmadan, hazırlıklı hale geliyoruz. Öğrencilerle karşılaşınca da her şeyin kayıtta olduğunu bildikleri için hatasız ders yapmaları gerekiyor. Sistemde kendi içinde bir otokontrol olduğu için mecburen bu bir eğitim devrimi oluyor" değerlendirmesinde bulundu.

Öğrenci işlerinin hizmetini de internet üzerinden verdiklerini belirten Cihan, "Fakültemiz de derslerimiz de online. Bu işlerde kitap, kalem, ofis veya bina kullanmıyoruz. Yeniçağın öğretim kurumu olarak, her zaman ve her yerde öğrenen, öğreten bir fakülte olacağız" dedi.


"İstanbul'da da Van'da da olsa öğrencinin buraya gelmesi gerekmiyor"

     

Cihan, fakültedeki eğitim programları hakkında şu bilgileri verdi:

      

"Diğerleri gibi biz de ÖSYM kataloğunda çıkıyoruz. Orada kontenjanlarımız ilan ediliyor. ÖSYM sınavlarına giriliyor. Öğrenciler tercih yapıyorlar. Bizi kazanma hakkını elde ediyorlar. Aslında bundan sonra bizim farklılığımız başlıyor. Öğrenciler normalde kazandıkları açıklanınca fakültelerine giderler. Ancak bizi kazananlar, buraya gelmiyorlar. Bize gelmelerine gerek yok. İnternet sitemize girerek, gerekli başvurularını yapıyorlar. Dosyalarını da postaya veriyorlar. İstanbul'da da Van'da da olsa öğrencinin buraya gelmesi gerekmiyor. Biz tamamen dijital bir yaşam döngüsü kurduk. ÖSYM sınavıyla kazanılan programın dışında herhangi bir üniversitede okuyan ya da bitirmiş, yani bir kere üniversite sınavından geçerek, bir yere kayıt olma hakkını kazanmış kişiler için sınavsız kayıt olabildikleri program da var. Yine bizim internet sitemizdeki sınavsız ikinci diploma linkini seçerek, online olarak tamamlanabiliyor. Bize de evraklarını gönderiyor. Bunlar da eylül ile ekimde normal kayıt döneminde oluyor.

      

"Öğrenciler, yanında kitap taşımıyor"

      

Öğrenciler fakültedeki canlı derslere ve videolara çok yoğun ilgi gösteriyor. Öğrenciler örgün eğitim programından farklı olarak, istediği zaman dersleri tekrar tekrar izleyebiliyor. Bir yerde çalışmak zorunda olan ya da başka şehirde olan öğrenciler AUZEF'te daha rahat bir öğrenim hayatı sürdürebiliyorlar. Tamamen zamandan ve mekandan bağımsız üniversite. Öğrencinin internete bağlı tableti veya akıllı cep telefonu varsa başka hiçbir şeye ihtiyacı yok. Ne ofise ne de büroya gitmesine gerek var. Öğrenciler, yanında kitap taşımıyor. Bunun yerine okulu yanında taşıyor.”

      

İstanbul Üniversitesi'nde öğrencilere verilen örgün eğitimin kalitesiyle aynı hizmeti sağladıklarını belirten Cihan, açıköğretim ile uzaktan eğitimin harç ücretlerinin farklı olduğunu söyledi. Uzaktan eğitim programlarında her gün akşam 18.00-23.00 saatleri arasında internetten canlı ders verildiğini hatırlatarak, "Programlardaki ücretler Bakanlar Kurulu kararı ile belirleniyor. İki tür ücret var. Bir öğrenim gideri bir de materyal ücreti. Öğrenim gideri önceden öğrenci harcı olarak bilinen yöntem. Fakültelerin diğer programlarıyla aynı. Yani iletişim fakültesi halkla ilişkiler bölümünde yüz yüze eğitime giren öğrenci ne kadar harç ücreti veriyorsa burada da aynısını veriyor" dedi.

      

 Kaynak: Anadoluajansı


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber