Bu haber kez okundu.

Üçüncü Sınıf Öğrencilerime Artık Neden Ödev Vermiyorum?

Ödev. Çocuklar ödev yapmak, ebeveynler çocuklarının ödevlerini yaptığından emin olmak (hatta kimi evlerde ödevleri bizzat yapmak), öğretmenler de bu ödevleri değerlendirip not vermek zorundadır; sonuçta ödev hepsi için sonu gelmez huzursuzluk patlamalarının kaynağıdır. Bununla birlikte konu üzerine çalışan araştırmacılar, ödevlerde bir sınırlama olması gerektiğini, ilkokul öğrencilerinin akademik gelişimine faydası olan tek ödevin okuma olduğunu belirtiyorlar. Aşağıda, ödev vermeyi ve genellikle çocukların evde tamamlamaları istenen okuma alıştırmalarını bırakmış bir üçüncü sınıf öğretmeni olan Lisa Nassar’ın anlattıkları bulunuyor:

Üçüncü sınıf öğrencilerimin okuma alıştırmalarından vazgeçmem verdiğim en iyi kararlardan biri oldu. Aynı zamanda, her akşam yirmi dakikalık okumalar dışında ödevleri de tamamen bıraktım. Ödevleri bırakınca okuma alıştırmaları da kalmadı. Bir öğretmen olarak, ödevleri ilkokul öğrencileri için faydalı olmaktan çıkaran pek çok faktör olduğunu fark etmiştim.
Her şeyden önce, pek çok kabul görmüş çalışma, ödevin, ilkokul öğrencilerinin sınıf ya da sınav başarılarının artması üzerinde doğrudan etkili olmadığını göstermektedir. Bu konuda araştırma yaparken, eskiden ya da şimdi de öğrencilerin veli desteğinin olmayışı/eğitim dışı etkinlikler/tembellik gibi sebepler yüzünden ödevlerini tamamlamadıklarını ya da bu ödevleri ebeveynlerin yaptığını gördüm. Bunu sınamak için, bir öğrencinin okulda yapamadığı ödevin aynısını eve verdim ve öğrenci bu kez yüz üzerinden yüz puan aldı. Bu, çocukların evde doldurdukları okuma alıştırmalarını tekrar gözden geçirmeme neden oldu.

Okuma Alıştırmaları
Öğrencilerle teker teker konuşarak, onlara bir gece önce okudukları şey hakkında, doldurdukları okuma alıştırmalarına dayanan sorular sordum. “Hikâyenin/sayfanın o kısmında ne oldu?” ya da “Okuduğun şeyi bana anlat,” tarzında basit sorulardı bunlar. Öğrenciler bunları anlatamadıkları gibi bazıları, hiç okumadıklarını ama ebeveynlerinin sanki okumuşlarmış gibi alıştırmaları imzaladığını söylüyordu.

Bunun üzerine ebeveynlerle öğrencilerin ev ödevleri ve okuma alıştırmaları hakkında ne düşündüklerini sorgulamaya başladım. Ebeveynlerin çoğu ev ödevinin önemli olduğunu ama her zaman şart olmadığını ya da bazen günlük programlarına uymadığını düşünüyordu. Öte yandan, okuma alıştırmalarını hiç faydalı bulmuyorlar, bunların okumayı zevk olmaktan çıkarıp görev haline getirdiğini düşünüyorlardı. Aynı şey, sınıftaki okumalar için de geçerliydi. Öğrencilerim ellerine bir kitabı alıp, armut minderlerine gömülerek ya da halıya serilerek kitaplarını okumaya bayılıyorlardı ama çantalarından okuma kitaplarını çıkarmalarını istediğimde homurdanmaya başlıyorlardı! Keyif için okuma diye bir şey kalmıyordu okulda. Buna çok üzülüyordum, en çok sevdiğim şeylerden birisi bu okumalardı çünkü.

Ev Ödevi
Peki tüm bunlar neyle sonuçlandı? Çalışma arkadaşlarımla velileri ikna etmem epey vaktimi aldı ama aslında ikisi de şart değildi. Velilerin bir kısmı hayrete düştü, aralarında sevinç tezahüratları yapanlar oldu ama sonuçta hepsi bu yeni uygulamaya bayıldı. Onlara her ay, çocuklarının okulda öğrendikleri kavramlarla ilgili olarak onlarla yapabilecekleri çeşitli etkinlik fikirleri gönderiyorum ama herhangi bir şey yapmak zorunda değiller. Ebeveynlerin çocuklarıyla yürüyüşe çıkarak, onlarla birlikte bir kitap okuyarak ya da bir sanal alan gezisine katılarak bir şeyler öğrenmelerini, onlarla vakit geçirmesini istiyorum. Bunu keyifle yaptıklarında etkileri sınıfa da taşınıyor.

Çalışma arkadaşlarımın hikâyesi ise ayrı. Arkadaşlarım ödev veriyorlardı ama sık sık ödevlerin tamamlanmadığından ya da doğru yapılmadığından şikâyetçi oluyorlardı. Bununla birlikte okuma alıştırmalarını ödevlerden çıkardılar. Bunu yaptıkları için onlarla gurur duyuyorum. Bir noktada uzlaşabildik ve bütün üçüncü sınıf öğrencileri artık vazife gibi değil, eğlenerek öğreniyorlar okumayı.

Benimse bir öğretmen olarak ödevleri ve okuma alıştırmalarını kaldırmak hayatımı fazladan kolaylaştırmadı çünkü okulda, bir bölümü internet üzerinden kullanılan bir müfredat sistemi bulunuyordu. Böylece öğrenciler bütün matematik ve okuma ödevlerini internet üzerinden yapabiliyorlardı. Program, ödevi hemen değerlendirerek öğrenci ve veliye geri bildirimde bulunuyordu. Benim tek yapmam gereken sadece yapılmasını istediğim alıştırmaları belirlemekti, gerisini program hallediyordu. Yani, ödevlerle okuma alıştırmalarını kaldırmayı kendi işimi kolaylaştırmak için istememiştim, hafta sonlarını zaten ödev kâğıdı okuyarak ya da fotokopi çektirerek geçirmiyordum.

Ödevleri belirlemek de çok zor değil. Karar verirken, öğretmenlik deneyimimden ve yaptığım araştırmalardan yararlanıyorum. Eğer ödevi veli yapıyorsa ya da bütün soruları veli cevaplıyorsa bu ödevin öğrenciye bir faydası olmaz. Okuma alıştırmasındaki hataları düzeltmenin de çocuğa bir faydası olmaz. Ödevler ve okuma alıştırmaları aile krizlerine ve herkesin mutsuz olmasına neden oluyorsa bir işe yaramaz. Eğer öğrenci gözümün içine bakıp ödevini getirmediğini söylemek zorunda kalıyorsa ya da on problem çözmek için üç saat uğraşıyorsa da bu ödevler ona bir fayda sağlamaz.

Öğrenciye fayda sağlayan, uzun ve eğlenceli bir öğrenme gününün sonunda eve döndüğünde ebeveynlerine o gün öğrendiklerini anlatmasıdır. Geriye dönüp, öğrendikleri hakkında düşünebilmesidir. Aklına bir şey takıldığında hemen internete başvurup araştırma yapması ya da o konu hakkında ebeveynleriyle konuşmasıdır. Öğrenciye asıl fayda sağlayan, ailesiyle kaliteli zaman geçirmesi ve bunun sonucunda, hayatının sonuna kadar unutmayacağı değerli öğrenme anılarıdır.

Okuma Alıştırmaları ve Ödevlerin Kalkmasının Sevinci
Bu yıl öğrencilerimden ve onların ödev ve okuma alıştırması olmadan yaşadıklarından çok şey öğrendim. Öğrencilerim şimdi bana okudukları hikâyelerin ilginç kısımlarını anlatıyorlar. Kitaplarını sınıftaki diğer öğrencilerle paylaşıp, o öğrencinin özellikle bu kitabı okuması için renkli ayrıntılar sunuyorlar. Peki, öğrencilerimin sınıf etkinliklerinde ya da sınavlarda daha yüksek puanlar almasını mı bekliyorum? Hayır, öyle bir beklentim yok. Bence yapılacak ödevleri ve okuma alıştırmaları olsa da olmasa da aynı puanları alacaklar. Tek fark, artık bunu onlar için her akşam yaşanan sıkıcı bir mücadele olmaktan çıkarıyorum. Öğrencilerim artık okullarını seviyor, her akşam aileleriyle iyi vakit geçiriyor. Benim için en önemlisi de bu!

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/news/answer-sheet/wp/2015/12/18/teacher-why-i-stopped-assigning-homework-to-my-third-graders/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber