Bu haber kez okundu.

Turist Açığı, Öğretmen Açığı, Güvenlik Açığı Sarmalında...

Öğretmenin ağzına bir parmak bal çalarken, sizler bal tutan parmağını yalar havalarındasınız... Yok öyle yağma, yılma, 3 kuruşa 5 köfte!..
 Müstafi durumundaki başbakanımızın yapmış olduğu açıklama ile okulların 28 Eylül 2015 günü açılacağını öğrenmiş olduk. Tabi, bu açıklamanın peşi sıra MEB bir basın açıklaması ile ortaya çıkan bu yeni durumla ilgili bazı konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Tabi, 2015-2016 ders yılının başlama tarihinin, 28 Eylül 2015 günü olması için özellikle turizm sektörünün bakanlar nezdinde girişimleri olduğunu biliyoruz. Turizmciler, özellikle içinde bulunduğumuz yaz döneminde, gelen yabancı turist oranının beklenilenin çok çok altında olduğundan dem vurarak, turizm ve turist açığının yerli turist ile kapatılması için okulların kurban bayramından sonra açılmasını talep etmişlerdi. İlgili bakanlıklar nezdinde bu talebe ilişkin yapılan görüşmelerdeki değerlendirmeler neticesinde, okulların 28 Eylül 2015 günü açılacağı ilan edilerek, böylelikle turizmcilerin talepleri uygun bulunarak karşılanmıştır. Ama şahsım, okulların ileri bir tarihte açılması ile ilgili nedenin yalnızca bununla sınırlı olmadığını düşünmektedir. Şöyle ki;

Özellikle son haftalarda, Türkiye’nin Doğu ve G.doğu illerindeki kaotik ortamın da, alınan bu kararda çok etkili olduğu kanaatini taşıyorum. Malum, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde, fizyolojik ihtiyacın üstünde güvenlik ihtiyacı yer almaktadır. Yani, Maslow güvenliği 2.basamak ihtiyaç olarak belirlemiştir. Pedagojik açıdan düşünüldüğünde, güvenlik ihtiyacı karşılanmayan bir birey için eğitim öğretim ortamında yapılacak çalışmaların hiçbir anlamı bulunmamaktadır. Diken üstünde bir ortamda okutulacak olan derslerin, hem öğretmen hem de öğrenciler için bir verimliliği olamaz. Bu bakımdan, ilgili coğrafyalarda güvenliğin bir an evvel sağlanması, büyük önem arz ediyor. Eğer ki, şu an kargaşanın at koşturduğu Türkiye’nin illerinde güvenlik tesis edilemezse, bu durumda okulların açılmasıyla birlikte karşımıza çok feci olayların dikilmesi kaçınılmazdır. Devlete diklenen ipsiz sapsız bu güruhun okullarımızın, çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin güvenliğini tehdit edecek eylemleri karşısında ivedi bölge güvenliğinin tesis edilmesi ihmal edilecek bir konu değildir, olmamalıdır (Sayılı gün çabuk geçer). Yoksa, şehre inmiş olan, şehirde eylemlerini tüm çıplaklığı ile güvenlik birimlerine karşı gösteren bu terörist yapı, okullarımıza yeni ders yılı içinde baskınlar ve saldırılar düzenleyebilir. Nasıl ki, bölgede görev yapan cami imamları, camilerini PKK/KCK’ya açarak, camileri onların silah ve mühimmat deposu yapmalarına imkan vermişlerse; inanınız ki, okullarda da bu ve buna benzer durumlarla karşı karşıya kalınabilir. Hatta, bu terörist yapının, okullarda hem öğretmenleri hem de öğrencileri içine alacak şekilde yapılanıp adam devşirmek için okulları propaganda mekanları yapabilmeleri de gözden ırak tutulmamalı. Zira; bundan yıllar önce eski Milli Eğitim Bakanı Ömer DİNÇER’in şu sözleri hala hafızalarımızda, ne demişti: ‘’...ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER, PKK PROPAGANDASI YAPIYORLAR...’’

Kaotik ve güvensiz, tehlikeli, tehditkar bu havanın bölgede ne zamana kadar süreceği belli değil. Devlet erkanı da, bu havanın ne zaman ortadan kaldırılacağını ve güvenli ortamın tesis edileceğini, açık ve net bir şekilde ifade edemiyor. Bu bağlamda, eğer ki bu hava gitgide kendini daha da yerleşik hale getirirse, bölgeden, nasıl ki Varto’da 18 sağlık çalışanı istifa etmiş ise, istifa eden öğretmen haberleri gelebilir. Bölgeden, kaçırılmak ve öldürülmek korkusu ile istifa ve değişik nedenlere bağlı olarak yer değiştirmelerle öğretmen kaçışlarını da görebiliriz. Malum, Varto ve Silvan sokakları bir öğretmen için genel ve özel hayatı etkileyen bir neden değil de nedir? Bu bakımdan, öğretmenin genel ve özel hayatını etkileyecek olan nedenler ortadan kaldırılmalıdır, yoksa bu nedene bağlı olarak oradan büyük bir öğretmen göçü başlayabilir. Ayrıca, ilk atama döneminde açılacak normların çoğu o bölgelerdeki okullarla ilişkili olacaktır. Bu normların da, gidişatın düzeltilmemesi durumunda doldurulamayacağı da kuvvetle muhtemeldir. Zira, hiçbir ana ve baba kelle koltukta bir psikoloji ile çocuğunu oralara göndermeyi düşünmez. Bu durumun neticesinde ortaya çıkan öğretmen açığını kapatmak için ücretli öğretmenlere başvurulacaktır. Ücretli öğretmen görevlendirmesi ise şu şartlarda ve ortamda MEB için birçok riski içinde barındırıyor. PKK için, bölgede görevli ücretli öğretmenlerle ilgili yukarıda da yer vermiş olduğum bakan ağzından söylenen sözlerden de anlaşılacağı üzere ücretli öğretmenler propaganda aracı olarak kullanılabilirler. Böylelikle, PKK okullara da kök salabilir. Hatta, bölgeden gelen güvenlik birimi raporları da, şehir merkezindeki eylemlerde aktif rol alan KCK üyelerinin lise çağındaki gençler olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bir yazarımız ise bu rapora istinaden haklı olarak şu soruyu yöneltiyor, okullar açıldığında polis ve askere öldürmek için nişan alan bu gençler, öğretmenin karşısında olacaklar. Öğretmene, öldürmek için nişan almayacağının garantisi var mı? TÜM SENDİKALAR, DERS YILI BAŞLAMADAN ÖNCE BAKANLIK NEZDİNDE BÖLGEDE ÇALIŞAN ÖĞRETMENLERİMİZ İÇİN CAN VE MAL GÜVENLİĞİ TEMİNATI VE GARANTİSİ İSTEMELİLERDİR. GÜVENLİK GARANTİSİ OLMAYAN ÖĞRETMEN ORDUSU, GÖZ GÖRE GÖRE ÖLÜME SÜRÜLMEMELİDİR.

AYRICA, PKK/KCK PROPAGANDA İÇİN KURACAĞI EĞİTİM ORDUSUNA, GEREKEN TEDBİR ALINMALI VE BUNA ASLA MÜSAADE EDİLMEMELİDİR. UNUTULMAMALIDIR Kİ, KCK YAPISI DEVLETİN BİRİMLERİNE SIZIP ORALARI ELE GEÇİRMEYİ PLANLAMAKTADIR. BUNUN İÇİN KURULMUŞTUR. VE ÖZ YÖNETİM TEŞKİLATLANMASI OLARAK BİLİMEKTEDİR. BUNLAR, ASLA GÖZDEN IRAK TUTULMAMALIDIR.  

Bakanlığımız, basın açıklamasında oluşan yeni durumla ilgili eksik ve muamma açıklama yapmıştır. Şöyle ki;

1-      Açıklamadan anlaşılan, ders yılının 28 Eylül günü başlayacağıdır. 14 Eylül’den sonraki ara günlerin, öğretmen için genel idari izinli olarak kabul edileceğine dair bir ifade yoktur. Bu bağlamda, seminer dönemi 2 haftadan uzun sürecektir, bu durumda 2 haftadan sonraki seminer günleri için öğretmenlere ilgili mevzuat gereği ek ders ücreti ödenmeyecektir. Bu angarya için keşke toplu sözleşme masasında bir karar alınmış olunsaydı. En azından temcit pilavı gibi ıstılıp ısıtılıp her ders yılı başında ve sonunda oluşan duruma göre önümüze getirilen bu konu da, gündem dışına alınmış olunurdu.

2-      Ya da ders yılı başında ve sonundaki seminer dönemleri iki hafta olacak şekilde planlanmalıdır.

3-      Yukarıda söz edilen ara günlerle ilgili ivedi bir açıklama yapılmalıdır.

4-      Turist açığını kapatma fırsatı veren MEB, öğretmene de ders açığını kapatma fırsatı vermelidir. Bunun için de ilk olarak yapacağı iş, 8.sınıf öğrencilerine yönelik yapılacak TEOGS takvimini bu durumu göz önüne alarak hazırlamak olmalıdır. Yani ilk iş, TEOGS’nin ilk grup sınavlarını Aralık’a; ikinci grup sınavlarını ise Mayıs’a ötelemek olmalıdır.

5-      Yerli turist ile turist açığını kapatacak olan turizmciler beklemedeler, bakalım kapatabilecekler mi açığı? MEB, artan terör ile bir bölgede artacak olan öğretmen açığını, 28 Eylül’e kadar kapatabilmek için neler yapacaktır, hangi yolları izleyecektir? İlk atama için takvimde sıkışık bir durum yok... İlk atama ile öğretmen atamasından sonra oluşacak açığa göre bir ilk atama ile yeniden öğretmen atamak üzere başvuruları alabilir mesela...

BİLİNMELİDİR Kİ;

GÜVENLİK AÇIĞI DEMEK, ÖĞRETMEN AÇIĞI DEMEKTİR...

TURİST AÇIĞI KADAR MASAYA YATIRILMASI GEREKEN BİR KONUDUR...

Biten Toplu Sözleşmeye Dair;

1-      2016-2017 yıllarını içine alan toplu sözleşmedeki maddelerden, eğitim öğretim hizmet kolundakilerle ilgili olanların çoğunluğu, bundan önceki toplu sözleşmede olanların neredeyse aynısıdır. Anlayacağınız, toplu sözleşmeler artık kopyala-yapıştır’a mahkum edilmiştir. Bu mahkumiyet, masada asla kazanım getirmez, masanın memura kazığı olur. ONUN İÇİN TOPLU SÖZLEŞME KAZANIMLARI DİYE LANSE EDİLEN MADDELER, TOPLU SÖZLEŞME KAZIKLARIDIR... BUNDAN SONRA TOPLU SÖZLEŞME MASALARINDAN ÜMİTVAR OLMAYINIZ DERİM... ZİRA; MAÇIN SON SETİ DE, İŞVERENCE KAZANILMIŞTIR... KAZANAN, İŞVERENSE, KAZANIM SAHİBİ DE ODUR... GEÇİN EFENDİLER GEÇİN!.. ‘’TOPLU SÖZLEŞME KAZANIMLARIMIZ’’ DİYE BİZLERE SUNDUĞUNUZ KOPYALA-YAPIŞTIR TOPLU SÖZLEŞME MADDELERİNİZİ...

TOPLU SÖZLEŞMEDEKİ AÇIĞI MEMUR, ZAMLI MAAŞLARINDA DAHA NET BİÇİMDE GÖREBİLECEKTİR... İLERİKİ YILLARDA BARİZ ŞEKİLDE GÖRÜLECEK OLAN TOPLU SÖZLEŞME AÇIĞINI KAPATACAK SİHİRLİ BİR DEĞNEK DE YOKTUR MEMURUN ELİNDE... TOPLU SÖZLEŞMEYE MAHKUMUDUR MEMUR ARTIK... RESMEN PRANGALANMIŞ VE ZİNCİRLENMİŞTİR... BU TOPLU SÖZLEŞME MASASINDA DA, TOPUN AĞZINA SÜRÜLEN YİNE MEMUR OLMUŞTUR... KAŞIKLA VERİLİP KEPÇE İLE NASIL ALINDIĞINI İSE YAŞAYARAK HİSSEDECEKTİR ...

TOPLU SÖZLEŞME MASASINDA İBADET HAKKI KAZANIMI DİYEREK MUHAFAZAKAR KESİMİ ETKİ ALTINA ALMAK İSTEYENLER, CUMA NAMAZI İLE İLGİLİ FİİLİ BİR DURUMU, HUKUKİ ZEMİNE KAVUŞTURMUŞLARDIR. MALUM, HUKUK ARTIK FİİLİ DURUM YARATILDIKTAN SONRA RESMİYET KAZANDIRILARAK ÇALIŞTIRILIYOR. HUKUKUN ÜZERİNDE FİİLİ OLARAK AT KOŞTURANLARIN, HUKUK PEŞİNDEN KOŞUYOR... BAKALIM, İBADET TATİLİ HAKKINI HUKUKİ OLARAK ELDE EDENLER, NE KADAR HAK VE HUKUK GÖZCÜLÜĞÜ YAPABİLECEKLER? CUMALARIN FEYZİ İLE DİLERİM İSTİKBALDE UTANÇ DUYACAKLARI VE REZİL RÜSVA OLACAKLARI HAKSIZ VE HUKUKSUZ İŞLERE GİRİŞMEZLER...

2-    Nöbet görevinin anayasal angarya olduğunu savunarak, nöbet tutmama eylemine öncülük eden Eğitim İş olmuştur.Sonra diğer muhalif sendikaların katılımıyla bu eylemler genişlemiştir. Elbette, bu eylemleri gerçekleştiren öğretmenlere, çoğu malum senli olan okul yöneticileri tarafından baskılar yapılarak engellemeler yapıldığını biliyoruz. Hatta bazı öğretmenler, nöbet tutmama eylemliliğinden dolayı savunma vermişler ve bunların içinden bazılarına ceza bile kesilmiştir. Yani bedel ödemişlerdir. Ama yılgınlık gösterilmeyerek, o öğretmenlerce inançla ve kararlılıkla eylemlilik halinden vazgeçilmeden, eylemlilik hali devam etmiştir. Masada, nöbet görevinin ücretlendirilmesi ile ilgili küçücük bir kazanım varsa da, bu kazanımın sahipleri, tüm baskılara rağmen yılgınlık göstermeden bu mücadeleyi eylemliliklerine dökerek sürdürenlerdir. Onlar, şu an bile eylemliliklerini ‘’yetmez, mücadeleye devam’’ diyerek devam ettirme taraftarıdır. Niçin kazanım değil? Niçin, nöbet tutmama eylemliliği haline devam, deniliyor? Bu soruların cevapları, onların eylemlerine başlarken talep ettiklerine bakılırsa görülebilir... Mücadele edenler, taleplerini söke söke alırlar ve alana kadar mücadeleyi inkıtaya uğratmadan sürdürürler... Mücadele etmeyenler ise tıpkı toplu sözleşme masasında olduğu gibi numaradan yumuşak bir şekilde ayağa kalkma hareketleri ile kazık yerler ve kazığı kazanım diyerek yutturmaya çalışırlar.

2016 YILI İÇİN;

1 ÖĞRETMEN HAFTALIK TUTTUĞU NÖBETLER KARŞILIĞINDA EN FAZLA 2 SAAT EK DERS ÜCRETİ İLE ÜCRETLENDİRİLECEK...

1 ÖĞRETMENİN TUTTUĞU 3 NÖBET GÖREVİNİN DE, 2 NÖBET GÖREVİNİN DE İÇİNDE, BU DURUMDA VE ŞARTLAR ALTINDA YİNE ANAYASAL ANGARYA OLACAKTIR DİYEBİLİRİZ... BU ŞEKİL BİR NÖBET GÖREVİ ÜCRETLENDİRMESİNDE, TAKİYE EDİLMİŞ ANAYASAL ANGARYAMEVCUTTUR...

 

2017 YILI İÇİN İSE;

1 ÖĞRETMEN HAFTALIK TUTTUĞU NÖBETLER KARŞILIĞINDA EN FAZLA 2 SAAT EK DERS ÜCRETİ İLE ÜCRETLENDİRİLECEK...

1 ÖĞRETMENİN TUTTUĞU 3 NÖBET GÖREVİNİN DE, 2 NÖBET GÖREVİNİN DE İÇİNDE, BU DURUMDA VE ŞARTLAR ALTINDA YİNE ANAYASAL ANGARYA OLACAKTIR DİYEBİLİRİZ... BU ŞEKİL BİR NÖBET GÖREVİ ÜCRETLENDİRMESİNDE DE TAKİYE EDİLMİŞ ANAYASAL ANGARYA MEVCUTTUR...

GÖRÜLEN ŞUDUR Kİ, ÖĞRETMEN NÖBET GÖREVİ ÜCRETLENDİRİLDİĞİ İÇİN ÇOK DA İSTEKLİ OLMAYACAKTIR... ÇÜNKÜ BU ÜCRETLENDİRME İLE ORTAYA ÇIKAN TABLO ÇOK EŞİT VE ADİL OLMAYABİLİR, GÖRÜNMEYEBİLİR... HAFTALIK 2 GÖREV YAPAN DA, 3 GÖREV YAPAN DA, 4 GÖREV YAPAN DA, BELKİ DE AYNI ÜCRETİ HAK EDECEKTİR... NÖBET ÜCRETLENDİRMESİ, BU ÜCRET SINIRLARI İLE ÖĞRETMENİ MEMNUN ETMEZ VE ÖĞRETMEN NÖBET GÖREVİ İÇİN DE CAN ATMAZ... BUNDAN DOLAYIDIR Kİ, BU ÜCRETLENDİRME BİZLER AÇISINDAN HAK VE TEŞVİK OLARAK GÖRÜLMEMEKTEDİR... YİNE NÖBET KÖLELİĞİNE MAHKUMUZ ANLAŞILAN... MAHKUM OLMAMAK İÇİN EYLEMLİLİĞE DEVAM DERİM...

Öğretmenin ağzına bir parmak bal çalarken, sizler bal tutan parmağını yalar havalarındasınız...

Yok öyle yağma, yılma, 3 kuruşa 5 köfte!..

Saygılarımla...

Yahya ASLAN

Kaynak:mebpersonel.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber