TOPRAĞA DÜŞEN TOHUM KÖY ENSTİTÜLERİ

'' İşliklerde, “iş” sözcüğü gerçek anlamına kavuşmuştu. İş giysileri, kıvanç duyularak giyilmişti. 

Körükler, türkü söyleyerek çekilmişti. Balyozlar, örslerin üstüne yıldırım hızıyla indirilmişti. 

Ateş kusan demirler, evire çevire dövülmüştü. Hızarlar, testereler coşkuyla dişenmişti. Tomruklar boy boy doğranmış, kalaslar ince ince dilinmişti. 

Dersliklerde, insan olmanın ve insanca yaşamanın kuralları kavratılmıştı. 

Usa vurulan zincirler kırılmıştı. Öğrencilerin beyinleri, boşinanlardan (hurafe), yürekleri yoz duygulardan arındırılmıştı. 

Bilinçleri ve istençleri (irade) kılağılanmıştı. Yargılama, sorgulama, kuşku duyma, düş kurma, hak arama yetilerine kanat takılmıştı. 

Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın evreleri, Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerinin önemi, tümce tümce anlatılmıştı. Bilimsel ve tarihsel gerçekler anlaklara kazınmıştı.

Her yer, üretimi artıracak, yaşamı kolaylaştıracak araç ve gereçlerle donatılmıştı. Öğrencilerin bileklerine, altın bilezikler takılmıştı.

Köy Enstitülerinde, “yasak” sözcüğü yasaklanmıştı. Özgür düşünce zindandan çıkarılmıştı. 

İnaksal (dogmatik) düşünce çöp sepetine atılmıştı. 

Her konunun korkusuzca irdeleneceği ve tartışılacağı bir ortam yaratılmıştı. 

Öğrencilere, bilinçli bir okuma alışkanlığı kazandırılmıştı. Kitap; hava, su, ekmekle özleştirilmişti. 

Toplumsal, sanatsal, bilimsel içerikli kitapların, azık çıkınlarına girmesi gerçekleştirilmişti.

Alın Teriyle Yazılan Destan'ın doğruluğuna, Köy Enstitülerinin yıkıntılarının başında ağlaşan ulu çınar ağaçları tanıktır!.. ''

Mahmut YAĞMUR/Köy Enstitülü Eğitimci, Yazar — Şevki Kurular ile birlikte.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim