Öğretmen Diyarı

Tıp ve hukuk için Türkçe çok önemli
ABBAS GÜÇLÜ İLE YGS MARATONU

Üniversiteye girişte ilk basamak olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) iki gün kaldı. 12 Mart’ta yapılacak sınavda adayların tercih edecekleri programlara göre belli testlere ağırlık vermeleri gerekiyor. Üniversiteye yerleştirmede kullanılan 18 puan türü var. YGS ile hesaplanan puan türleri, 2 yıllık ön lisans programları ve yüksekokullardaki 4 yıllık lisans programlarına yerleşmek için kullanılıyor. Diğer puan türleri olan MF (Matematik-Fen), TM (Türkçe-Matematik), TS (Türkçe-Sosyal) ve DİL (Yabancı Dil) ise ilgili Lisans Yerleştirme Sınavları’ndan (LYS) sonra hesaplanıyor. 

Dört yıllık ve üzeri eğitim veren lisans programlarına yerleştirmede kullanılan bu puan türlerinin ağırlığının büyük bir yüzdesi LYS testlerinden gelirken, göz ardı edilmeyecek bir kısmını ise YGS’den elde edilecek puanlar oluşturuyor. Yani adayların YGS testlerindeki netleri, LYS sonrası puan türlerinin oluşturulması aşamasında da kullanılıyor. Oğuzkaan Okulları Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Koordinatörü Hatice Yılmaz ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Koordinatörü Yalın Kaya’nın hazırladığı yandaki tabloda YGS’deki testlerin 4 yıllık ve üstü programlara yerleştirme işlemlerinde ne kadar katkı sağladığı görülüyor. Yılmaz ve Kaya, tabloyu şöyle yorumluyor:
Türkçe testi tüm puan türlerinde en çok puan getiren testler arasında öne çıkıyor. Matematik testi ise MF ve TM puan türlerinde en önemli testler arasında yer alıyor. 
Gözde programlardan tıp ve hukuka girmek için YGS’de başarılı olmak önemli avantaj sağlıyor. MF-3 puan türü ile öğrenci alan tıp fakültelerine yerleşmek isteyen bir adayın, YGS’de Temel Matematik ve Fen Bilimleri testleri kadar Türkçe testine de ağırlık vermesi gerekiyor. Üç testin de puanlamada etkisi yüzde 11. TM-3 puan türü ile öğrenci alınan hukuk fakültesine girmek isteyen bir aday için de Türkçe çok önemli. Yine Matematik ve Sosyal Bilimler testlerinin de puanlamaya yüzde 10 etkisi bulunuyor.  
YGS’de 6 puan türü var
Üniversiteler YGS’deki 6 puan türüne göre de 2 ve 4 yıllık programlara öğrenci alıyor. YGS’deki testlerin de puanlamadaki ağırlıkları programlara göre değişiyor. Örneğin YGS-1 ile öğrenci alan mekanik, elektrik, inşaat ve bilgiayar temelli 2 yıllık programlar için YGS’deki Temel Matematik testinin yüzde 40, Fen Bilimleri’nin yüzde 30, Türkçe’nin yüzde 20, Sosyal Bilimler’in yüzde 10 katkısı bulunuyor. 
En çok tercih edilen YGS-2 ile alan sağlık, laboratuvar ve gıda temelli programlar için yüzde 40 ile Fen Bilimleri testi öne çıkıyor; Temel Matematik yüzde 30, Türkçe yüzde 20, Sosyal Bilimler yüzde 10 etkili.   Mine Özdemir

Barajı geçmenin formülü

YGS’de ön lisans programlarına girebilmek 150 barajını, LYS’ye girip 4 yıllık ve üzeri lisans programlarını tercih edebilmek için de öncelikle YGS’deki 180 barajını geçmek gerekiyor. Bunun için farklı formüller olsa da Türkiye genelinde en yüksek ortalamaya sahip, yani adaylar tarafından en başarılı olunan iki test Türkçe ve Sosyal Bilimler’e ağırlık verilmeli. Bu iki testteki 80 sorudan toplamda 21-22 net yapmak barajı geçmek için yeterli. Örneğin; Türkçe testinde 15 net yapan bir aday, Sosyal Bilimler testinden 7 ve üstü net çıkarırsa barajı geçebilecek. Ancak bu şekilde baraj geçen bir aday, YGS netleri LYS sonrasında tekrar kullanılacağı için LYS başarısı çok yüksek olsa da büyük bir başarı elde edemeyecek.



Peki ya sonrası?
Herhangi bir konuda kafayı bir şeye taktık mı, sonrasını hiç düşünmüyoruz. Şu anda, milyonlarca genç için en büyük hedef, üniversiteli olmak. Peki ya sonrası?
Yani 5, 6 yıl önce bu sınav girip de, üniversiteyi bitirenler şimdi mutlu mu? Ya da bugün sınava girip başarı elde edenleri, 5, 6 yıl sonra parlak bir gelecek mi bekliyor? Bunu, ne siz sorun, ne de biz anlatalım. Yoksa sınava girmekten vazgeçersiniz!
Liselere ve üniversiteye giriş sistemimiz öylesine kötü ki, öğrencileri hayallerinden kopartıp çok farklı mecralara sürüklüyor.
Bir anlamda, istedikleri üniversiteye, istedikleri fakültelere değil de, girebildikleri ya da iş bulabilecekleri alanlara yöneliyorlar. İşte bu noktadan sonra da, derin hayal kırıklıkları yaşanıyor. Hemen her yıl, üniversiteyi kazanan, kayıt yaptıran, hatta birkaç yıl devam eden yüz binlerce öğrencinin yeniden sınava girmesi, biraz da bu yüzden. Peki, ikinci, üçüncü ya da beşinci kez sınava girip, hayalindeki mesleğe kavuşmak isteyen adaylar, bu hayallerine kavuşabiliyorlar mı?
Evet demek çok zor! Kaldı ki, istediği üniversitenin, istediği fakültesine giren ve bitirenler için de, hayat o kadar kolay değil. İşsizler kuyruğu o kadar uzun ki, onlara sıra gelmesi, bazen çok uzun yıllar alabiliyor. Master ve doktora öğrencisi sayısının artması biraz da bu yüzden…
İş bulan işe giriyor, bulamayanlar ise eğitime devam ediyor, belki ileride bir işe yarar diye… Bütün bunlar, tam da sınav öncesi, konuşulacak konular değil. Elbette biliyoruz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki, sorunları ve sistemi çok iyi bilerek yola çıkanlar, hem eğitim sürecinde hem de hayatta çok daha başarılı oluyorlar.
İşte bu nedenle, sınavlardan ve sorunlardan değil, bilgisizlikten, donanımsızlıktan korkmak gerekir. Çünkü asıl baş ağrıtan onlar oluyor… Şu ana kadar sınavla ilgili hemen her şeyi ya çok iyi biliyorsunuzdur ya da hiç araştırmamışsınızdır. Ama ne olur, sınava girerken ve sınav esnasında çok dikkatli olun. Kuralları, kafanızın bir köşesine kazıyın. Çünkü ÖSYM bu konuda çok gaddar. En ufak bir gerekçeyle sınavınızı iptal edebilir!..
Son 48 saatte yapılacak en güzel şey kafa karışıklığından kurtulmanızdır. Her şeyi geride bırakın ve sınava odaklanın. Gerisi kendiliğinden gelecektir. Pazar günü öğlenden sonra YGS’nin hiç ama hiçbir önemi kalmayacaktır sizin için…


MİLLİYET

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim