Bu haber kez okundu.

Testmatik öğrenci istemiyoruz

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Bakan’dan sonraki bir numaralı ismi, “SBS yerine yeni sınav yapılmayacak. Sürekli test çözen, testmatik haline gelen öğrenci istemiyoruz. Çocuklarımızın sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlerinin de katılarak ortaöğretime yerleşebileceği bir sistem planlıyoruz. öğrencilerin 8 yıl sonra bu şekilde ortaöğretim kurumlarına yerleştirilmesini arzu ediyoruz. Belki 12 yıl sonra üniversiteye yerleştirmeler için de geçerli olabilir” dedi. Tekin ayrıca merkezi sınavların kaldırılmasını Başbakan'ın istediğini söyledi.

 

 

 

 

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, dün akşak Kanal 24’te Açık Görüş Programında Bekir Gür ve Murat Çiçek’in sorularını yanıtladı. Tekin, Seviye Belirleme Sınavı (SBS), ortaöğretime geçiş, dershanelerin kapatılması gibi gündeme dair konularda açıklamalarda bulundu. Tekin, “SBS yerine yeni sınav yapılmayacak. Çocuklarımızın sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlerinin de katılarak ortaöğretime yerleşebileceği bir sistem planlıyoruz. Bu belki önümüzdeki yıl hayata geçmez ama bu yıl birinci sınıfa başlayacak öğrencilerin 8 yıl sonra bu şekilde ortaöğretim kurumlarına yerleştirilmesini arzu ediyoruz. Belki 12 yıl sonra üniversiteye yerleştirmeler için de geçerli olabilir” dedi. 
Tekin’in açıklamaları özetle şöyle:

2020 olimpiyatlarında yarışacak adayları yetiştireceğiz

Sürekli test çözen, testmatik haline dönüşen çocuklar istemiyoruz. Sosyal, sanatsal, sportif yeteneklerinin gelişmesini arzu ediyoruz. Belki 2020 olimpiyatlarında yarışacak adayları yetiştirecek bir model düşünüyoruz. Öğrencinin hem akademik, hem de sosyal açıdan kendisini geliştirmesini amaçlıyoruz. Bu belki bugün hayata geçirilemez ama 8 yıl sonrası için bunu hedefliyoruz. Bu ileride belki Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğu olan bir süreç olmaktan çıkacak, paydaşlarımızla birlikte yürüteceğiz. Belki bağlama kursu, sportif faaliyetlerini yürüten kulüpler vs. bizim paydaşlarımız olacak.

Merkezi sınavların kaldırılmasını Başbakan istedi

Başbakanımız bize merkezi sınavların kaldırılmasını deklare etti. Biz bütün yazı SBS yerine getirilecek sistemi tartışarak geçirdik. Bütün paydaşların fikirlerini aldık. Son toplantımızı bu hafta sonu yapacağız, yeni sistemin son hali o zaman belli olacak. Ancak, SBS yerine herhangi bir sınav gelmeyecek. Öğrenci sınav stresine girmeyecek. Örneğin, öğrencinin ders geçmek için girdiği sınavlardan birini merkezi olarak yapmak istiyoruz. Sorular merkezden gönderilecek şekilde. Öğrenci sadece okul derslerinden değil, toplumsal hayattaki faaliyetlerini de yerleştirmelerde kullanalım istiyoruz. Test çözümünü istemiyoruz. Bu yıl birinci sınıfa başlayan öğrenci sekiz yıl sonra yeteneklerine, sportif faaliyetlerine ve akademik başarısına göre ortaöğretim kurumlarına yerleşsin istiyoruz. Hatta 12 yıl sonra belki üniversitelere yerleştirmelerde de kullanılabilecek bir model peşindeyiz. 
Eğitim sisteminin sık sık değiştiği eleştirisi haksızlıktır. Bu hükümetin baştan beri uygulamaya çalıştığı bir politikadır. Aslında sistemde bir değişiklik olmuyor, sınav sayısında değişiklik oluyor. Eğitim çok dinamik bir alan. Bir sistem geliştirip 40-50 sene aynı sistemi uygulayabilir misiniz? Biz 10 yıl önce söylenen şeyi, bugün hayata geçirmiş oluyoruz.

Dershaneler, okulları işlevsiz hale getiriyor

Başlangıcından beri dershanelerin olmadığı bir sistem düşünülüyordu. Çünkü dershanelerin varlığı okullarımızı işlevsiz hale getiriyor. Hepimizin çocukları hafta sonlarını bu kurumlarda geçirmeye başladı. Bu olunca sınav sistemi test üzerine devam ediyor. Cemaat-hükümet hesaplaşması tartışmaları bir şehir efsanesidir. Dershaneler, “bize zaman verilmedi” diyor. Bu da haksız bir eleştiri. Biz 10 yıldır dershanelerin kapatılmasını tartışıyoruz. Başbakanımız da, “Dershaneler hazırlıklarını yapsınlar, dershaneler kapanacak” demişti. 10 yıldır aslında bu süre doldu. Dershaneleri artık Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel eğitim kurumlarına dönüştürmeyi tasarlıyoruz. Bir sonraki eğitim öğretim yılından itibaren artık dershaneler olmayacak.

Geri adım atılmadı

4+4+4 sistemi devasa bir reformdur. Türkiye’de eğitim süreci 12 yıl çıkarıldı. Bu aslında Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarından bir tanesi. Burada sistemin uygulama yöntemiyle ilgili eleştiriler var. Biz sürekli bu eleştiri ve önerileri kaydediyoruz, sistemin özüne aykırı olmamak kaydıyla bazı revizyonlar yapıyoruz. 66, 67 ve 68 aylıklara rapor alarak okula başlamayı erteleme yerine bir dilekçe ile bunu yapma imkanı verdik. Veli isteğine bıraktık. 66 aylıkların okula başlamasını engelleyecek bir revizyon yapılmadı. Bu bir geri adım değildir. Ama veli isteğine bırakıldı. Burada, yapılan eleştirilerin dikkate alındığı bir sistem söz konusu.

Öğretmen atamaları 9 Eylül’de

Bu sene 40 bin civarında öğretmen ataması yapılacak. Kuraları 9 Eylül’de çekilmiş olacak. Şubat ayında atama yapılıp yapılmayacağı hükümetin taktiridir.

Açıkta kalanların durumu

Daha henüz polis okulları, askeri okullar, özel okullar, açık liselerin yerleştirmesi yapılmamasına rağmen her gül milli eğitim müdürlüklerinden sayılar alıyorum. Sınavla alan okullara ilk yerleştirmeler tamamlandı. Daha 50 bin öğrenci bu okullara yerleşecek. Bu konuda kimsenin aklında herhangi bir soru işareti kalmayacak. Bütün tedbirler alındı. Taşımadan tutun da bazı okulların bünyesinde çok programlı liselerin açılmasına kadar bir sürü alternatif ürettik. Ama ana politikamız şu, bakanlığın merkezinden bir çözüm dayatıp bunu yapın demiyoruz. Her il açıkta kalan öğrencileri yerleştirecek tedbirler alsın biz ona göre uygulama yapalım dedik.

hürriyet

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber