Bu haber kez okundu.

TELAFİ EĞİTİMLERİ KALDIRILMALDIR

Tatil edilen günler için düzenlenmiş olan telafi eğitimleri küçük bir yönetmelik değişikliği ile kaldırılmalıdır. Çünkü uygulanabilirliği kalmamıştır.
 Memursesi.com- Bilindiği üzere 26 Temmuz 2014 tarihinde yapılan değişiklikle Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Telafi Eğitimi ve Yetiştirme Programı” başlıklı  33. Maddesine “Telafi Eğitimi” eklenerek, “elverişsiz hava şartları gibi nedenlerle” okulların tatil edilmesi durumunda boş geçen derslerin yarısından az olmamak üzere telafi eğitimi yapılacağı düzenlenmiştir.
 
Yine bilindiği üzere benzer bir düzenleme Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin 61. Maddesinde yapılarak tüm okullarda telafi eğitimi zorunlu hale getirilmiştir.
 
Kağıt üzerinde hal böyleyken fiili durum ne yazık ki bu düzenlemelerin uygulanabilirliğini oatadan kaldırmıştır. Nitekim kurslar nedeniyle bazı okullarda telafi eğitimi yapma imkanı bir hayli zorlaşmış,  özellikle ikili eğitim yapan okullarda ise hiç kalmamıştır.
 
Örneğin hafta içi ders çıkışında ve  cumartesi günü kurs açmış olan okullarda sadece pazar günleri kurs yapma imkanı kalmıştır. Bu durumda öğrenci ve öğretmenler yorgun oldukları için kurs deyim yerindeyse işkenceye dönüşmektedir. İkili eğitim yapan okullar ise zorunlu olarak kursları cumartesi ve pazar günleri yaptıkları için telafi eğitimleri için zaman bulamamaktadırlar.
 
Dolayısıyla telafi eğitimleri her ne kadar okulöncesi ve ilkokullar için uygulanabilirse de bilhassa ortaokul ve liseler için kağıt üzerinde kalmaktadır.
 
Nitekim Destekleme ve Yetiştirme Kursları bakanlığın özel bir önem vermesine bağlı olarak deyim yerindeyse okuldan daha önemli hale gelmiştir. Bu durumda kursların telafi eğitimlerine feda edilerek hafta sonları telafi eğitimi yapılması olasılığı da bir hayli zorlaşmaktadır. Kaldı ki kurslar da aynı şekilde uygulanması zorunlu olup, bilhassa sınava girecek olan öğrencilerin menfaati düşünüldüğünde feda edilmemesi gerektiği de ortadadır.
 
  
Bu durumda geriye tek bir seçenek kalıyor o da yönetmelikler üzerinde küçük birer değişiklik yaparak telafi eğitimlerinin ortadan kaldırılmasıdır.
 
Telafi eğitimlerinin düzenlenmesine gerekçe olarak  her ne kadar yıllık eğitim öğretim süresinin 180 iş gününden az olamayacağı gösterilse de bu durum gerçeği yansıtmamaktadır. Zira bu konuda yönetmeliğin 5. maddesinde “ …ders yılı süresinin 180 iş gününden az olmaması esastır.” Şeklinde düzenlenmiştir.  Daha önceleri 180 iş gününden az olmaması zorunlu idi. Dikkat edilirse son yıllarda “…esastır” kelimesiyle bu zorunluluk yumuşatılmış ve esnetilmiştir. Yani esas olan 180 iş günü olmakla beraber, zorunlu hallerde buna yakın da olabilir demektir. Dolayısıyla bu gerekçenin telafi eğitimlerinin kaldırılmasına engel olmadığı görülmektedir.
 
Sözün özü eğitime hiçbir olumlu katkısı olmayan, uygulanması durumunda nimetten çok külfet getiren, devletin kasasına ilave yük getiren, fiili durumdan dolayı uygulama alanı kalmayan, kağıt üzerinde kalmaya mahkum olduğu bilindiği halde resmi sorumluluk nedeniyle eğitim camiasını da huzursuz eden telafi eğitimleri, yönetmeliklerden çıkarılarak bu konu kökten çözülmelidir.
 

Cafer GÜZEL/MEMURSESİ

 

Kaynak: www.memursesi.com ([email protected])

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber