Bu haber kez okundu.

Tatili 10 Ay Yapalım,2 Ay Okul Yeter!

Eğitim süresi Türkiye’de sürekli tartışma konusu olmuştur. Yasa bu süreyi 180 gün olarak belirlemektedir.180 gün olma nedeni bir yılda çocukların alması gereken eğitim müfredatının tamamlanması ile orantılıdır. Her tatil çocukların eğitim zamanlarından çalınan süre anlamına gelmektedir. Ortaya çıkan açıkları kapatabilmek için öğretmenler “sıkıştırılmış program” uygulama yoluna gidecektir.
 
180 iş gününü içeren eğitim süresi seçimler, kar, resmi ve dini bayramlar, deneme sınavları v.b gibi nedenlere bağlı tatillerden dolayı hiç bir zaman tamamlanamamıştır. İlk defa bu yıl “turizm gelirlerindeki azalma” gerekçe gösterilerek okulların açılışı 14 gün ötelenmiştir. Bu tür anlayış devam ederse ülkeyi yönetenlerin aklına öğrenci ve velilerin tüketimini yoğun yaşadığı başka alanlarda da daralma veya gelir azalması olduğunda eğitim tatillerini uzatmak gelecektir. Örneğin; AVM’lerde işler iyi gitmediğinde, ekonomik kriz olduğunda, ülkemizde ve dünyada önemli şahsiyetler hayatını kaybettiğinde, sular akmayıp elektrikler yanmadığında ve hatta Rusya, İran, Azerbaycan doğalgaz vermediğinde, petrol satışları düştüğünde kısaca akla gelen her türlü sosyal, siyasal ve ekonomik olay olduğunda herhalde ilk akla gelen okulları tatil etmek olacaktır. Bu anlayışın yanlış olduğunun altını çizmek durumundayım.
 
Bazı Avrupa Ülkelerindeki Ders Yılı ile Ülkemizdeki Ders Yılının Karşılaştırılması
 
Almanya'da haftalık ders saati, eyaletlere göre ilkokul 1. ve 2. sınıflarda 17-23, üst sınıflarda 23-27 ve orta okulda da 30-32 saattir. Avusturya'da haftalık ders saati, ilkokul 1. ve 2. sınıflarda 21, 3. ve 4. sınıflarda 25 ve orta okulda da 32-34 saattir. Hollanda'da haftalık ders saati, ilköğretim birinci kademede 22 ve ikinci kademede 25 saattir. İlköğretim okullarında haftalık ders saati Belçika'da 28, Fransa'da 26-27, Lüksenburg'da 30 ve Portekiz'de 25-31 saattir (Sağlam, 1999, 19-303). İngiltere'de 5-7 yaş arası öğrenciler için 21 saat, 8-11 yaş için 23.30 saat, 12-16 yaş için 24 saatten oluşan haftalık ders programı uygulanırken İtalya'da ilk yıl haftada 27 saat, 2. yıldan itibaren 30 saat ders vardır. Finlandiya'da da haftalık ders saati 19-32 saat arasımda değişir (Türkoğlu, 1999, 205-431). Görüldüğü gibi birçok Avrupa ülkesi, ilköğretimde her sınıf için aynı haftalık ders saati uygulamamaktadır. Yeni başlayan sınıftan üst sınıflara doğru artan bir uygulama içerisindedirler.
 
Ülkemizde ise pazartesi-cuma günleri arasında günlük altı saatten haftalık ders saati 30'dur. Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında bizdeki bu sürenin, Avrupa ülkelerindeki süreden kısa olmadığı, hatta ilköğretim birinci kademede birçok Avrupa ülkesinden uzun olduğu görülmektedir. Yaşamı daha çok oyunken okula başlayan ilköğretim birinci sınıf öğrencilerine, daha az haftalık ders saati uygulanmasının mantıklı olduğu ortadadır. Okulu sevdirmek, derslerden bıktırmamak için böyle bir uygulamaya gidilebilir. Hatta bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, ilköğretimin ilk sınıflarındaki öğrencilere çarşamba öğleden sonraları tatil edilebilir.
 
Avrupa ülkelerinde, ilköğretim okullarında ders yılı süresi bir diğerinden farklıdır. Avusturya'da okul müdürleri, eğitim programında belirlenmiş ve günlere göre dağılmış olan haftalık toplam ders sayısını ayarlayabilir. Ders haftası, ilköğretimde genellikle 5 bazen de 6 gündür. Ders haftasının 6 gün olduğu durumlarda ders yılı 215 günü bulabilmektedir. Diğer Avrupa ülkelerine baktığımızda ders yılı süresi Lüksenburg'da 212, Hollanda ve İtalya'da 200, Finlandiya'da 190, Portekiz'de 184, Belçika'da 182, İngiltere'de 178 ve İspanya'da 175 gündür (Sağlam, 1999, 19-303; Türkoğlu, 1999, 167-516). Ülkemizde ise ilköğretim okullarında ders yılı süresi 180 iş gününden az olamaz. Avrupa ülkeleri ile ders yılı süremiz karşılaştırıldığında, onların ortalaması bir durumda olduğumuz görülür. Ders yılı bizden kısa olanlar olduğu gibi bizden daha da uzun olan Avrupa ülkeleri vardır.
 
Avrupa ülkelerinde, yaz tatili de farklı sürelerdedir. Yaklaşık olarak yaz tatili süresi Avusturya, Belçika, Finlandiya ve Lüksenburg'da iki ay, Hollanda ve İngiltere'de altı hafta, İtalya'da dokuz hafta, Portekiz'de 2.5 aydır (Sağlam, 1999, 19-303; Türkoğlu, 1999, 167-516). Ülkemizde ise yaz tatili süresi yaklaşık üç aydır. Bu ülkelerle karşılaştırıldığında üç ay uzun görünmektedir. Yine Avrupa ülkelerinde öğretim yılına baktığımızda, İngiltere, Finlandiya, Lüksenburg ve Portekiz'de öğretim yılının üç döneme ayrıldığı görülmektedir. Kısalan yaz tatili ile öğretim süresi uzun tutulmamış (İngiltere 178, Portekiz 184 gün gibi), iki ara tatile dağıtılmıştır. Ayrıca, Avrupa ülkelerinde uygulanan Noel ve Paskalya tatilleri ile yaz tatili süresinin kısa olmasına rağmen ders yılı süresi uzamamıştır. Diğer bir ifadeyle, daha kısa yaz tatili ve ders yılına yayılmış daha fazla ve daha kısa ara tatiller vardır. Ülkemizde ise öğretim yılında iki dönem, iki haftalık bir ara tatil ve yaklaşık üç aydan oluşan yaz tatili vardır.
 
Ayrıca iç ve dış turizm faaliyetlerine zaman ve kaynak ayıran aile sayısının ne kadar olduğu, bunların hangi gelir grubunda yer aldığı ayrı bir tartışma konusudur. Turizm faaliyetlerine katılım sağlayan kişi oranın yüzdelik sınırı herkes tarafından bilinmesine rağmen sırf bu nedenle okul açılış tarihlerinin ertelenmiş olmasını “okullar olmasa, yurttaşlar eğitim almasa da olur” anlayışına hizmet ettiğini özellikle belirtmek istiyorum. O nedenle böyle sudan sebeplerle eğitim takviminin akamete uğratılmasını onaylamıyor doğru bulmuyorum.
 
Bu tartışmalar günde geldiğinde dönemin Milli Eğitim Bakan Ömer Dinçer’in konuya ilişkin açıklamaları uzun tatillerin olumsuz sonuçlarını doğrularını doğrulamaktadır..Ömer Dinçer’in açıklamalarına göre 

“1 YIL AZ EĞİTİM ALIYORLAR: Milli Eğitim Bakanlığı 1 yılda 180 iş gün eğitim yapıyor yani 36 hafta eğitim süresi var. Dünyanın önde gelen ülkelerinde ise en az eğitim iş günü sayısı Türkiye’de. Gelişmiş ülkelerde 190 gün, 200 gün hatta 220 gün eğitim yapılıyor. Eğitim süresinin farklı olması toplumları farklılaştırıyor. Türkiye her yıl 720 saat ders veriyor. 8 yıllık eğitimde 8 yılda 5.760 saat ders veriliyor.
 
Aralarında Finlandiya, Singapur, İsveç, İngilitere, ABD, Kanada gibi ülkelerin bulunduğu eğitimde gelişmiş 43 ülkenin analizine göre eğitim saati 43 ülke ortalaması ele alındığında 6.434 saat. Türk öğrencileri 8 yıl içerisinde 674 saat daha eksik ders alıyor. Yıllık 720 saat ders verildiği düşünüldüğünde 674 saatin anlamı daha da artıyor ve Türk öğrencilerinin 8 yılda diğer ülkelere göre 1 yıl daha az eğitim aldığı ortaya çıkıyor. Dünya Bankası raporunda Macaristan ile Türkiye arasında Türkiye’deki çocukların 1 yıl geride olduğu tespiti düşünüldüğünde bu tespitin nereden kaynaklandığı da ortaya çıkıyor.

HER SINIFA AYRI DERS SAATİ: Türkiye’de okuyan öğrenciler ilkokul 1. sınıfta da, 8. sınıfta da yıllık 720 saat ders alıyor. Ancak gelişmiş ülke analizlerine göre 1. sınıfa başlayan öğrenciler ortalama 540-680 saat ders alıyor. İlkokul 1. sınıfta 720 saat ders veren başka ülke yok. Türk öğrencilerine 1. sınıftan itibaren yükleniliyor. Öğrenciler ders yoğunluğu nedeniyle ilk sınıftan itibaren okulu sevmek yerine iş yükü altında eziliyor. Okuldan kaçma yollarını arıyor. Gelişmiş ülkelerde 8. sınıfta 900-1.014 saat arasında eğitim veriliyor. 1. sınıftan 8. sınıfa kadar farklı ders saatleri var. Dünyadaki diğer ülkeler oyun ile eğitime başlıyor ve eğlenerek okulu sevdiriyor. Türkiye de benzeri bir sisteme geçmelidir.

‘Başarılı değiliz’

“200 saat daha fazla Türkçe öğretmeye çalışıyoruz ama başka ülkeler kadar başarılı değiliz. Demek ki bir sorun var. 198 saat daha az matematik veriyoruz. 115 saat daha az fen veriyoruz 151 saat sosyal bilgiler, 169 saat daha az Din Kültürü dersi veriyoruz. 215 saat daha az beden eğitimi veriyoruz. Ben size soruyorum PİSA (Programme for International Student Assessment-Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı)’da matematik ve fen derslerinde Kanada ve Finlandiya gibi ülkelerde 2 yıl geride olduğumuz belirtiliyor. Bunun nedenini şimdi görebiliyoruz. Sistem olarak ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Uygulama stratejilerinde de ciddi sıkıntılar var. Tedbirler alınmamış. Bu mevcut statü korunmamalı, değiştirmemiz gereken unsurlar var.”
 
Sonuç olarak, Sayın Başbakan ”açığı ileride telafi edeceklerini” söylüyor. Sayın Başbakanın İleride başbakan olup olmayacağı bir yana, bunun nasıl telafi edileceği ile ilgili hiçbir hazırlık yapılmadığını biliyoruz. Açığı kapatma ile ilgili geliştirilecek “çılgın telafi projelerin” tamamı hem çocukların hem de eğitim emekçilerinin normal dinlenme sürelerinden çalıntı veya kesinti yapılarak oluşturulacaktır. Bununda doğru bir tutum olmadığını, bu türden zorlayıcı uygulamaların eğitim kazanımlarının geri bildirimlerinde olumsuz sonuçlar, faydadan çok zarar ürettiğini söyleyebilirim. Bütün bu ve başkaca bilimsel gerekçelerden dolayı uzun tatillerin eğitimi olumsuz etkilediğini düşünüyor, okulların açılma tarihinin ertelenmesini doğru bulmuyoruz. Alaaddin dinçer/eğitimci 20.08.2015
 Kaynak; Eİ(Eğitim Enternasyonali ) ve eğitim sen yayınları

egitimajansi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber