Bu haber kez okundu.

Şura\'da Es Geçilenler

Ne Şura imiş kardeşim!

 

Bitti ama hala tartışmalar devam ediyor.

 

Demek ki bizde bir tartışma açlığı var ve kolay kolay doyuma ulaşacağa da benzemiyor.

 

Tartıştıkça acıkıyoruz, mübarek. Yoksa sürekli niza etmemizi nasıl açıklayacaksınız? Bu yönüyle bizimkine tartışma şehveti de denilebilir.

 

Sabahtan akşama kadar durmadan tartışan bu toplum nasıl oldu da bazı eğitim konularını Şura'da ele almadı? Cevabı zor olan bu soruyu cevaplamadan önce neleri tartışamamışız onlara bir bakalım.

 

Tartışılmayan mühim mevzular:

 

İlk sırada Tevhid-i Tedrisat kanunu var. Her değişim ve dönüşüm programının önüne duvar gibi çıkan bu kanun nedir?

 

Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası),Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3Mart 1924 tarih ve 430 Kanun Numarası ile kabul edilmiş olan ve ülkedeki bütün eğitim kurumlarının Maarif Vekaleti'ne ( Milli Eğitim Bakanlığı'na) bağlanmasını öngören yasadır.

 

Türkiye Cumhuriyeti'nde eğitimin temel kanunu kabul edilmiş ve daha sonra çıkarılan kanunlara esas teşkil etmiştir. 1982 anayasasında 174. maddeyle koruma altına alınmış “inkılap kanunlarından” bir tanesidir.

 

Türkiye'de eğitim alanında reform yapabilmek; millilik, laiklik, modernlik esaslarını uygulayabilmek için eğitim kurumlarının birleştirilmesine ihtiyaç duyulması [2] sebebiyle hazırlanan kanun; ülkenin eğitim işlerinde çokbaşlılığın kaldırılmasını sağladı. Halifeliğin Kaldırılması'na dair kanun ve "Şeriye ve Evkaf Vekaleti'nin Kaldırılması hakkında kanun"la aynı gün çıkarıldı.

 

Tevhid-i Tedrisat Kanunu ayrıca tekke ve zaviyelerin kapatılması; dinsel olduğu düşünülen Arap harflerinin kaldırılıp Harf Devrimi'nin yapılması gibi diğer bazı Atatürk devrimlerinin gerçekleşmesi için de altyapıyı oluşturmuştur”

 

Tevhid-i Tedrisat Kanunu'ndan lehte veya aleyhte hiç söz edilmemesi bir garabet değil mi? Bu konuda kendimi hiç affetmeyeceğim.

 

İbadet Özgürlüğü

 

Şura'da gündeme gelmeyen konulardan biri de İbadet özgürlüğüdür. Bilindiği gibi bazı öğretmenlerimiz o saatte dersi olduklarından dolayı Cuma Namazına gidemiyorlar. Yakın çevremde beş vakit namazını kıldığı halde Cuma'ya gidemeyen meslektaşlarımı biliyor ve üzülüyorum. Bir misal olsun diye yazmakta sakınca görmüyorum. İstanbul'un çok meşhur bir lisesinde okul müdürü İlahiyat mezunu olmasına rağmen öyle bir program yapmış ki okulun DKAB öğretmeni tam üç yıl boyunca Cuma Namazı'na gidememişti. Şimdi durum ne âlemde onu da bilmiyorum.

 

Kimse alınganlık göstermesin. Durumu “idare” eden çok değerli idarecilerimiz elbette var ama yasal bir düzenleme olmadan bu iş böyle devam edemez. Telafi etme imkânı olmayan Cuma Namazı yasal bir düzenlemeyle sağlıklı bir zemine kavuşturulmalı.

 

Şura'da ele alınmayan konular serdettiğim iki mevzudan ibaret değil. Şimdilik bu kadar yazdım. Devam etmek dileğiyle…

 

Adil GÜLMEZ

ajanskamu.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
Şurada Es Geçilenler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber