Bu haber kez okundu.

Şube Müdürlüğü Kaosu Aile ve Meslek Hayatını Bitiriyor

MEB Şube Müdürlüğü çok tartışılan bir süreci ortaya çıkardı. Türkiye’de eğitim açısından şube müdürlüğü ataması bir devrim niteliğindeydi.Bütün eğitim camiası müthiş bir şekilde bu olayın pozitif sonuçlarını bekledi.Fakat büyük sorunlar ve eksiklikler ortaya çıktı.Birincisi, Yazılı süreci ve bu yazılıda standart sapmanın alınmaması ölçme değerlendirme açısından bir çok soruna neden oldu. Yapılan mülakatlar ise birçok eksiklik ve yanlışlar söylentilere neden oldu.

 Komisyonlarda birçok farklılıklar ortaya çıktı. Özellikle komisyonda il ve ilçe müdürlerinin olması siyasi torpillerin ve iktidar yanlısı sendika üyelerinin kayırılmasına neden oldu. Fakat bu arada iktidara yakın sendikanın üyeleri arasında da ayırımlar oldu. Tam bir sosyolojik araştırma konusu olmaya adaydır.

 

Milli Eğitim Bakanlığı 1709 Şube Müdürünün atamasını,yazılı sınavı kazanan adaylar arasından sözlü sınav sonuçlarına göre atamalarını yapmıştır.İşte burada sorunun büyüğü başlamıştır.Sadece sözlü atamanın sonunda bir çok mahkeme ve hukuk süreci başlamış oldu.

 

  Burada bir çok usul hatasının yapıldığı çeşitli şekillerde ortaya konuldu.Mülakatın farklı komisyonlar tarafından yapılması ve sorulan soruların o komisyon tarafından uzman olarak bilinmesi ve bir çok kişiye gelen soruları arasında zorluk-kolaylık farkı ortaya çıkardı..70 ve 71 arası alan bir çok aday 80 ile 99 arasında puan aldı.Neden ve nasıl aldıkları net olarak belli değildi.Araştırıldığında iltimas ve iktidara yakın bir sendikanın listesinin kayırıldığı ortaya çıktı.

 

Teçsen'in açmış olduğu dava ile ve akabinde Türk Eğitim Sen'in davası ile şube müdürlüğü atamalarının tamamı iptal edildiği açık ve nettir. Danıştay 5. dairesi her iki sendikasının davasında da sözlü sınav ibaresinin yürütmesini durdurdu. Ataması yapılan şube müdürlerinin il merkezlerine ve iyi ilçelere atanmışları  görevlerine başladı.Başlamayan ve rapor olan çok kişide şu an bulunmaktadır.Ailesini getirmeyen bir şube müdürü de daha iyi yerlere gidebilmek için dört gözle atanamın iptalini bekledi.Bazı şube müdürleri geldikleri şehirlere dönmenin yolunu aramaktadır. Bakanlık ve bu olaylara sesini çıkarmayan bir sendika her gün farklı demeçler vermektedir.Bazen yorumlarda mevzuat hataları ortaya çıkmaktadır.Herkes kendisine göre yorum yapmaktadır.Bu süreci sırf sendika kongre seçim fırsatı olarak görenler bile var.Özellikle şube müdürü olan bir çok kişi ………. Siyasilerin arka bahçesi  sendikanın il ve ilçe yönetimlerinde yer aldıklarından müthiş derecede  sendikayı etkilemektedir.Şu an sendika atanan şube müdürlerinden yazılı ve sözlüsü arasında çok fark olan ile yazılısı ve sözlüsü düşük olduğu halde atananlar tarafından baskı altındadır.Öncelikle Şube Müdürlüğü atamalarının tamamının iptal edilmesi en önemli hakkaniyettir.Meb’in şube müdürlüğü atamaları için hem yazılı sınav hemde adayların mülakat puanlarına sahip olduğu için buna istinaden Bakanlığın ataması iptal edilen şube müdürlerininde katılacağı yeni bir atama yapabilir.Şu anki atanan şube müdürleri aciliyetle geri çekilmelidir.Bu konuda inat yapmak bir çok farklı soruna da ileride yol açacaktır.Zaten danıştay kararları ile Sözlüler kadük olmuştur ve bunun da iptali gereklidir.En önemlisi sözlülerin yeniden yapılması hukukun ortaya koyduğu en önemli sebeptir.

 

Danıştay 5.Dairesi tarafından  31.8.2013 günlü 28751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte DeğişiklikYapılmasına İlişkin Yönetmeliğin  9. maddesi ile Yönetmeliğe eklenen 12/B maddesine ilişkin bölümünün ilk fıkrasında yer alan "sözlü sınav" ibaresinin yürütülmesinin durdurulmasına dair karar vermesinin ardından bakanlıkların kendi görevde yükselme yönetmeliklerinde değişikliğe gitmeleri bekleniyordu.İlk adımı,Milli Eğitim Bakanlığı’ nın ataması beklenirken, ilk hamle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan geldi..

 

  21 Mayıs 2014 Tarihli ve 29006 Sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 16. Maddesine göre şube müdürü yazılı+sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınarak atamalar yapılması şeklinde belirlendi. Bu değişiklik ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığındaki şube müdürlüğü atamalarında %50 yazılı puanı ve  %50 sözlü  puanı hesaplanacak.

 

 

 

 Burada Şehircilik Bakanlığı’nın konumuna dikkat etmek gerekir.Bu bakanlık sözlülerde soru sormaktan çok karşıdaki kişinin lider özelliğine plan ve projelerle bakar.Komisyonlar bir yada iki tanedir.Ve objektif hareket ederler.Yönetim alanında yüksek lisans yapanlar ve lider özelliği olanlar yöneticilikte ön plandadır.Sözlü sınavı profesyonel olur ve en az müsteşar yardımcısı katılır.Herşey  sisteme açıktır ve rahatça bilgiye ulaşılabilir.Bu yüzden onlara %50 sözlü ve %50 yazılı uygun fakat objektifliği tartışmalı olan Meb Komisyonlarının yaptığı sözlü ile sözlü ve yazılı arasındaki anormal puan farkları ortadadır.Bunları göz önüne alarak eğitim ve hizmet tecrübesinin ön planda olacağı EK-1 ile birlikte bir değerlendirme önemi ortadadır.Bu iki bakanlık arasındaki farkı düşünmek gerekir.

 

 

 

  Başbakanlık çerçeve yönetmeliği de aritmetik ortalamayı kabul ederek mahkeme sürecini de ortaya koymuştur.Sözlü ile atama olamaz ve sözlü ile atananları korumakta imkansızdır.Bunu korumak bürokratların kariyerlerini hiçe saymasıdır.

 

 

 

Meb ‘in de bir an önce Yeniden atama ile ilgili bir yönetmeliği  hızla yayımlaması gerekir.Yazılı ağırlıklı en az %70(80) Sözlü%30(20) gibi bir oranla ve hakkaniyetin özelikle tecrübeli,bilgi birikimi iyi olan adayları gözetecek şekilde (özellikle derecesi küçük madde 68 ile atananların şişirilmiş sözlüleri ve tecrübe eksiklikleri dolayısı ile uzman öğretmen-Yüksek lisans Kamu Yönetimi ve ana bilim dalları mezunları),yöneticiler,kendini yetiştirmiş tecrübeli öğretmenlerin değerlendirilmesi açısından bu hakkaniyeti sağlar.

 

 

 

10 yıllık bir eğitimci ile 14-20 yıllık bir eğitimci aynı şekilde değerlendirilmesi önlenmiş olur.Ek-1 her açıdan uygun bir araçtır. Yazılı ve sözlü oranlarına eklenirse sorun çıkmaz...

 

 

 

 Burada en önemli durum  atamaların iptali ile birlikte hakkında büyük haksızlıklara neden olan komisyonlardan dolayı geçersizliğe haksızlığı ortaya çıkan sözlünün tamamen kaldırılmasıdır.Şube müdürlerinden atanan yada atanmayan yazılı ve sözlüyü kazanmış insanların işine gelmese de  5913 kişi yani yazılıyı kazanan bütün adayların yeniden yapılacak sözlülerle haklarının devamı önemlidir ve birde ek kadronun acil olarak katılması gereklidir.

 

 

 

 Son torba kadroda diğer kadro altında eğitim öğretim dışında olanlar için alınan 1000 kadorunun milyonlarca öğretmeni yönetmek için bir şansıdır.

 

 Meb’in şube müdürü rotasyonundan sonra ve emekli şube müdürleri boş kadroları ile ataması iptal edilen 1709 kadroda eklenerek yeniden atama yapmasıya birlikte ülkede büyük bir özgüven kazanır.Şu an Meb ve çevresine güven kalmamıştır.Bu güven ancak samimice çalışkan ve hak kazanmış kişileri kazanmakla olur. Milli Eğitim Bakanlığının şube müdürü atamaları ile ilgili doğru ve hızlı bir karar alınması bir çok soruya cevap olur.Herkes kendisine göre bir cevap bulmamalıdır.Herkes bu konuda empati kurmalıdır.

 

Şube müdürleri rotasyonu sonrasında,emeklilikle oluşacak boş kadrolar da eklenerek  ataması iptal edilen 1709 şube müdürlükleri kadrosuyla beraber yeniden atama yapılmalıdır. Şube müdürü atamaları konusunda Bakanlığın bu hafta yeni bir şekil vermesi,ataması iptal edilen şube müdürleri ile ilgili de açıklamaları netleştirmesi gereklidir.Artık görevlendirme değil, atanacak olan şube müdürleri ile bunu çözmelidir.

 

 

 

 Özellikle MEB Şube Müdürlüğü yönetmeliği birçok yanlışla doluydu. Teknik olarak doğru olan madde 68 durumu vardı.1.derece şube müdürlüğüne 5.6.7. ve 8. Derece tecrübesiz kişilerin atanmasına neden oldu.

 

 

 

  Aritmetik ortalama Başbakanlık Çerçeve Yönetmeliğinde temel olduğu halde Meb Görevde Yükselme Yönetmeliğini yayımlamamaya çalışmaktadır.Devamlı zaman kazanmaya çalışan Meb büyük bir hata yapıyor.

 

   Şu anda şube müdürlüğü atamalarında inanılmaz derece de algı yönetimi var.Mahkeme kararları belli olmasına rağmen hakkını aramak isteyenlerin istekleri kırılmak isteniyor.Belki atanıp gitmeyen kişilerin de sayısını oldukça az vererek ikinci Atamanında imkansızlaşacak ve herkesin geri adım ataması sağlanacak.Büyük bir psikolojik savaş yürütülüyor.Yapılanlar centilmen insanlara yakışmıyor.Bir taraftan Siyasilerin sendikası  ve yöneticileri kendi üyeleri dahil herkesi şube müdürlüğü mücadelesinden uzak tutmaya çalışmaktadır(şube müdürlüğü mülakat ve atamalarında mağdur olanların çoğunluğu bu sendikadan olmasına rağmen herhangi bir başvuru veya açıklama yok).

 

Özellikle bu süreçte sesi kısılan bir sendikadan atanamayan şube müdürü adaylarına karşı baskı gelmektedir.Buda adil bir şey değildir.Atanan şube müdürlerinin çoğu yöneticileri olduğu için istediği atı sendikada oynatmaktadır.

 

Peki sormazlar mı inşaat ile destek hizmetlerinde ve insan kaynaklarında yüzlerce müdürün durumu ve ihalenin paranın milyonların konuşulduğu yerde belki de rant savaşı var...Bunu söyleyen yok...Yoksa yapılan bir müdür atamaları ile bir makam savaşımıdır?Meb bunları bize göstermemek için bir algı yönetimi yapıyor.Olayın içinde ihale,inşaat ve de müdür ile müdür yardımcılığı kadroları yatmaktadır.Bu gün İhale kanunlarını bilmeyen ve yönetilen şube müdürleri birçok hukuk davalarına konu olacaktır.Ne yöneticilik kariyeri ne yöneticilik akademik diplomalarına sahip olmayan bu acemi ve yeteneksiz kadro ile ne kadar gidilebilir?

 

Algı yönetimi ve zaman geçirmeye çalışılan politikalar artık Meb tarafından terk edilmelidir yoksa adayların hem aile hayatları ve meslek hayatları olumsuz yönde etkileniyor..Hızla sonuca gidilmesi güveni artırır...

 

 

 

 

 

Bulutkan KIRIMLIOĞLU

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber