Bu haber kez okundu.

Şube Müdürleri MEB'e Tazminat Davası Açacak!

16.04.2014 tarihinde sadece sözlü / mülakat puanı esas alınarak yapılan 1709 şube müdürü ataması daha henüz tercihler yapılmadan 40 gün önce 06.03.2014 tarihinde Danıştay 5.dairesi Başbakanlığın, Danıştay 2.daireside Milli Eğitim Bakanlığının Görevde yükselme yönetmeliklerinin, Sadece sözlü(Mülakat) sınavı sonuçlarına göre atama yapması maddesinin yürütmesini durdurmuştur. 


Danıştay sözlü sınavın yazılı sınavı tamamlayıcısı olduğunu belirterek yazılı sınav sonuçlarının da değerlendirmeye alınması gerektiğine hükmetmiştir. Kararı uygulamayan MEB hakkında Yüzlerce davalar açılmış ve verilen mahkeme  kararlarında 1709 Şube Müdürlüğü atamaları için;” sadece sözlü sınavla atama yapılamayacağı, objektif olan yazılı sınavının değerlendirme dışı bırakılamayıp belirleyici olması gerektiğine ve Atamaların iptal edilerek Aritmetik Ortalamayla atamaların yenilenmesi gerektiğine karar vermiştir”


Son noktayı Danıştay 2.dairesi 15.10.2015 karar tarihli Esas:2015/3097 Karar 2015/8038 kararında Ankara 7.İdare Mahkemesinin temyize götürülen kararındaki “Sadece Sözlü Sınav puanlarına göre oluşturulan başarı listesi esas alınarak 1709 adet şube müdürü kadrosuna yapılan atama işlemlerinin TÜMÜNÜN İPTALİNE ilişkin kısmın AYNEN ONANMASINA. 15.10.2015 tarihinde OYBİRLİĞİ ile KESİN OLARAK karar vermiştir. 


En yüksek İdare Mahkemesi olan Danıştay Sadece Sözlü Puanı ile yapılan 1709 Şube Müdürü Atamasının İptali kararını ONAMIŞTIR. Ancak 2 yıldır Mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle ”Mahkeme kararlarının yerine getirilmesinin geciktirilememesi” ilkesi ihlal edilmektedir. 


Anayasanın 138. maddesinde düzenlenen “mahkeme kararlarının yerine getirilmesinin geciktirilememesi” ilkesinin ihlal edildiği açıktır. Anayasanın 138. maddesinin 4. fıkrasında “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmü düzenlenmiştir. Kesin bir mahkeme kararının zamanında icra edilmesi hususu AİHS’nin 6. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmektedir.


Anayasa kuralları, buyurucu ve bağlayıcı temel hukuk kurallarıdır, mahkeme kararlarının geciktirilmeden yerine getirilme zorunluluğu bulunmaktadır “İnsan hak ve özgürlüklerini, sosyal adaleti, toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve güvence altına almayı amaçlamış demokratik bir hukuk devletinde, açıklanan Anayasa ve yasa kurallarına rağmen bir mahkeme kararının yerine getirilmemesi düşünülemez. Yargı kararlarının uygulanmaması en başta hak arama özgürlüğünü anlamsız hale getireceği gibi Anayasanın ve hukukun bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesine de ters düşmektedir” 


Eğer mahkeme Kararları  uygulanmazsa yargılamanın da bir anlamı yoktur. Yargı kararlarının uygulanması 'mahkemeye erişim hakkı' kapsamındadır. Yargılama sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olması yeterli değildir; ayrıca bu kararın etkili bir şekilde uygulanması da gerekir. Hukuk sisteminde,  mahkeme kararlarını, taraflardan birinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde, uygulanamaz hale getiren düzenlemeler bulunması veya mahkeme kararlarının icrasının herhangi bir şekilde engellenmesi hallerinde, 'mahkemeye erişim hakkı' da anlamını yitirecektir. 


Ülkemizin yasaları çok açıktır. Yürütmesi durdurulan ve İptal edilen  tasarrufa göre ataması yapılanların eski görev yerlerine döndürülmeleri gerekir. Keyfi tasarruf nedeniyle hak sahiplerinin haklarını elde etmeleri engellenmekte, hukuka aykırı olarak atananlar ise belirsiz bir durumda bırakılmaktadır. Yargı kararının uygulanmaması nedeni ile hem atananlar hem de atanmayanlar bakımından mağduriyet oluşmuştur.


Yaşanan mağduriyetlerle ilgili hak mücadelesini her türlü platformda ilkeli ve kararlı bir şekilde sürdüren mağdur şube müdürleri ve şube müdürü adayları, yargı kararlarını yok sayan ve uygulamamakta direnenler hakkında  Tüm sendikaların desteğin de alarak 81 İLDE hem suç duyurusunda bulunmaya hem de oluşan hak kaybından dolayı Maddi ve Manevi tazminat davası açmaya hazırlanıyor.


Bakanlığımızın en kısa sürede bu kaosa son vererek, yaşanılan mağduriyetlerin giderileceğini tüm kamuoyuna duyurması ve 2 yılı aşkın süredir aileleri ile birlikte huzursuz ettiği kişilerden özür dilemesi gerekir. Aksi takdir de geçmişte defalarca örneklerini gördüğümüz gibi, devleti zarar uğratanlar bu vebalden asla kurtulamayacaklardır.  


Saygılarımızla.


Atama Mağduru Şube Müdürleri Platformu.

 

Kaynak: kamuajans.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
iptal edilmeli 13 ay önce

Danıştay sözlü sınavın yazılı sınavı tamamlayıcısı olduğunu belirterek yazılı sınav sonuçlarının da değerlendirmeye alınması gerektiğine hükmetmiştir.

Avatar
özür dile meb 13 ay önce

Bakanlığımızın en kısa sürede bu kaosa son vererek, yaşanılan mağduriyetlerin giderileceğini tüm kamuoyuna duyurması ve 2 yılı aşkın süredir aileleri ile birlikte huzursuz ettiği kişilerden özür dilemesi gerekir.

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber