Bu haber kez okundu.

Sınav Ücreti İçin Suç Duyurusunda Bulunulmalı!

 MEB, 2015 yılı sonuna kadar Açık Öğretim Ortaokulu ve Açık Öğretim Lisesi sınavlarında görev yapan bina sorumlusu, salon başkanı ve gözetmen olarak görevlendirilenlere, Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek  Ders Saatlerine İlişkin Kararın 12. maddesi gereğince, her bir sınav oturumu için 5 saat ek ders üzerinden ödeme yapmaktaydı.

Ancak, Hükümetle, yetkili memur sendikaları arasında imzalanan 2016-2017 toplu sözleşmeye göre, MEB tarafından yapılan merkezi sınavlarda görevli öğretmenlere, Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar üzerinden değil, 2012/2723 sayılı Sınav Ücretlerine İlişkin Usul ve Esaslar üzerinden ödeme yapılması kararlaştırılmıştır. Toplu sözleşmenin ilgili hükmü şu şekildedir:

"Milli Eğitim Bakanlığınca hafta sonu yapılan merkezi sınavlarda görev alanlara ödenecek sınav ücretleri; Madde 18- (1) 2006/11350 sayılı Kararın 12 nci maddesinin beşinci fıkrasında sayılan sınavlardan hafta sonu tatillerinde yapılan merkezi sınavlarda fiilen görev yapanlara, 2006/11350 sayılı Karar uyarınca herhangi bir ek ders ücreti ödenmemek kaydıyla, 18/1/2012 tarihli ve 2012/2723 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sınav Ücretlerine İlişkin Usul ve Esaslara göre sınav ücreti ödenir. Ücreti döner sermayeye yatırılmak suretiyle yapılan sınavlar için bu kapsamda yapılacak ödemeler döner sermaye bütçesinden karşılanır."

Bu hükme göre 2-3 Ocak 2016 ve 19-20 Mart 2016 tarihlerinde  yapılan açık öğretim ortaokulu ve açık öğretim lisesi sınavlarında görev alan öğretmenlere, 2012/2723 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sınav Ücretlerine İlişkin Usul ve Esaslara göre sınav ücreti ödenmesi gerekirken, bugüne kadar ne bu esaslara göre, ne de önceki ek ders esaslarına göre herhangi bir ücret ödemesi yapılmamıştır.

Konu ile ilgili olarak Eğitim Sen, MEB’e yazılı olarak başvuruda bulunmuş ancak bugüne kadar bir cevap alınamamıştır.

2016/2017 toplu sözleşmesini memurlar adına imzalayan Memur Sen Konfederasyonu Başkanı Ali Yalçın ise maliye Bakanı Naci Ağbal ile  yaptığı görüşme sırasında bu konuda şu açıklamayı yapmıştır; “Açık öğretim lisesi/ortaokulu sınavları ve bilim sanat merkezleri öğrenci seçme sınavlarında görev alan eğitim çalışanlarına, toplu sözleşme hükmüne göre yatması gereken sınav ücretleri 4,5 ay sonra hem de eksik ödeme yapılarak sorun farklı bir boyuta geldi. Aylar sonra,  döner sermayede kaynak olmadığı gerekçesiyle cüzi bir rakam ödenerek; kurye, hizmetli, şoför, şef, yürütme komisyonu, salon başkanı, gözetmen dâhil tüm eğitim çalışanlarının hakkı teslim edilmedi, bu durum bir an önce çözülmeli.” Bu talep üzerine Maliye Bakanı Naci Ağbal, “İfade ettiğiniz boyutuyla sorunu en kısa sürede tekrar gözden geçireceğiz” demiştir.

25 yıllık mücadelelerle elde edilen kısmi sendikal kazanımları bile kuşa çeviren ve içini boşaltan sendikacılık anlayışının geldiği nokta, yasa hükmünde olan toplu sözleşme hükümlerinin uygulanması için ilgili Bakan’dan ricada bulunmak.

Sayın Bakan ve Sayın Başkan; 2016/2017 yıllarını kapsayan toplu sözleşmeler, Anayasa’nın 53.maddesinde yer alan “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı”na dayanılarak düzenlenen 4688 sayılı “Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu”nun, 31,32,33 ve 34.maddelerine göre imza altına alınmıştır. Dikkat edilecek olursa, toplu sözleşmelerin dayanağı Anayasa hükmü ve kanun hükümleridir. Kanunlar, normlar hiyerarşisinde, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden sonra gelen normlardır. Normlar hiyerarşisi, hukuk normlarının derece ve kuvvetini belirlemekte ve bir hukuk düzeninde var olan normların çokluğu anlamına gelmektedir. Kanunlar, normlar hiyerarşisinde yer alan diğer normlar gibi uygulanması zorunlu belgelerdir ve Anayasa Mahkemesi’nin denetimine tabidir. Bu nedenle, 2016/2017 toplu sözleşme kanununda yer alan hükümlerin uygulanıp, uygulanmaması ne Maliye Bakanının lütfuna be de Memur Sen başkanının ricasına bağlıdır. Bu konuda kanun hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle Eğitim Sen’in yaptığı gibi 3 ay bekleyip, Bakanlığa yazı ile başvurmak ya da Memur Sen başkanının yaptığı gibi Maliye Bakanından ricacı olmak yerine, kanunu uygulamayan sorumlular hakkında adli mercilere suç duyurusunda bulunmak gerekirdi.

Sendikalar, zorlu mücadelelerle elde ettikleri sendikal hakları korumak ve ilerletmek için, savunma pozisyonundan, söz söyleme pozisyonuna geçmelidir. Devir, Anayasanın bile tanınmadığı bir hukuksuzluklar devridir.

Bu anlamda, hukukun, bir gün herkese lazım olacağı ilkesini unutmadan, toplu sözleşme hükmü gereği, açık öğretim sınavlarında görev alan görevlilerin, görev ücretlerinin, bir an önce yeni ücret üzerinden hesaplanarak kendilerine ödenmesi gerekir. Konunun, görüşülecek ve savsaklanacak tarafı yoktur.
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber