Bu haber kez okundu.

SGK uygulamasını bilen övüyor bilmeyen sövüyor

Getirilen uygulamaya göre ilk aşamada Ziraat Bankası ve Halk Bankasında hesap açtıran vatandaşların geçici iş göremezlik ödemeleri, evlenme yardımları, ilaç, tedavi ve tıbbi malzeme bedelleri ile emekli aylığı iadeleri vb. ödemeleri doğrudan hesap numaralarına yatırılacak. Bu uygulamayla hesap tanımlaması yaptıran vatandaşların ödemelerini alabilmeleri için banka kuyruklarına girmesine gerek kalmayacak. Yine ödemelerinin yatıp yatmadığını, bankaya gitmeden dahi öğrenme imkanı sağlanmış. Ancak, hesapları olmadığı için ödemeleri TC numaralarına giden vatandaşlar daha önce olduğu gibi her ayın 8-14'ünü beklemek zorunda kalacaklar.

Şayet vatandaşlar hesap tanımlaması yaptırırlarsa haftanın her günü ödemelerini banka şubelerinden veya bankomatlardan ya da internet bankacılığından yararlanarak alabilecekler. Ayrıca, uygulamayla internetten dahi hesap tanımlaması yapmak mümkün hale getirilmiş. Garip ama uygulamayı öğrenenler Allah razı olsun diyerek övgüler yağdırırken, öğrenmeyenler ise sövgüler yağdırıyor. Sizce bu uygulama övgüye mi yoksa sövgüye mi layık?

Kanun değişiyor ama yönetmelik ısrarla değişmiyor

Bu köşeden defalarca eleştirmemize ve yön göstermemize rağmen maalesef en az 30 yıllık yönetmeliklerle iş yapılamaya devam ediliyor. Bir de zamana ayak uyduramadığı halde değiştirilmemek için direnilen yönetmelikler var. Halbuki zaman ilerledikçe mevzuatın ihtiyarlaması kaçınılmazdır.

Bu bağlamda, Başbakanlığın mevzuat bölümünden 'Kadro İhdası, Serbest Bırakma Ve Kadro Değişikliği İle Kadroların Kullanım Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in yürürlük tarihine baktığımızda 13/05/1984 tarihini görüyoruz. Geçen zaman içerisinde hiçbir değişikliğe dahi gerek görülmeyen bu Yönetmeliğin lime lime döküldüğü de görülmektedir.

30 yıldır bu Yönetmelikte hiçbir değişiklik yapılmamış

Garip ama bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hiçbir değişiklik yapılmadığını görüyoruz. Normal şartlarda değişiklik yapılmaması için ya mükemmel bir yönetmelik olması ya da kanuni hiçbir değişiklik olmaması gerekiyor. Maalesef her iki şartın da oluşmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Halbuki bu köşeden yönetmeliğin sorunlu alanlarıyla ilgili birçok eleştiride bulunduk ve nasıl değişiklik yapılması gerektiğini de ifade ettik. Özellikle dolu kadro değişiklikleriyle Bakanlar Kurulunun sürekli meşgul edildiğini ve anlamsız işlerle uğraştırıldığını ifade ettik.

31 Temmuz 2011 tarihinde bu köşede; 'Bakanlar Kurulu'nun Bu Kadar Anlamsız İşlere Ayıracak Vakti Olmamalı' başlığını atmış ve şu önerilerde bulunmuştuk.

'Bu yazımızda; Sayın Başbakan'ın oligarşik bürokrasi dediği şeye güzel bir örnek vereceğiz ve Bakanlar Kurulu›nun nelerle uğraştığına hep birlikte şahit olacağız.

Her yıl Bakanlar Kurulu Kararı ile birçok kamu kurumunun kadro değişikliklerinin Resmi Gazete'de yayımlandığını görürüz. Bu değişikliklerden bir tanesi de dolu kadro değişikliğidir. Dolu kadro değişikliği Kadro İhdası, Serbest Bırakma ve Kadro Değişikliği İle Kadroların Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 14'üncü maddesine göre kurum ve kuruluşlara verilmiş bulunan serbest kadrolardan dolu olanlar hiyerarşik yapıyı bozmamak kaydıyla bu yönetmeliğin usule ait hükümlerine uygun olarak Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik derecelerden aynı sınıf ve unvanlı kadrolarla değiştirilebilmektedir.

Bu durumun anlamlı bir düzenleme olduğunu işten anlayan hiçbir kimse kendine izah edemez. O zaman nasıl bir düzenleme ile bu anlamsız işlerden kurtulabiliriz? Özelleştirilen kurumların personel nakli için ihdas edilen kadrolar gibi Bakanlar Kurulu Kararı ile kadro ihdas edilirse yani kurumların kadroları değiştirilirse bu anlamsız işten kurtulunur ve kamu kurumları da her yıl ciddi bir iş yükünden kurtulur. Yani şef kadroları için ihdas edilecek kadro Şef 3-12, VHKİ kadroları için VHKİ 3-12, Memur Kadroları için 5-12 şeklinde kadro ihdas edilirse bu anlamsız işten kurtulurlar. Ümit ederiz ki bu yazımız Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı için bir anlam ifade eder ve Bakanlar Kurulu'nu bu anlamsız işten kurtarır. Ümitliyiz.'

Yönetmeliğin birçok maddesi zımnen mülga

Bu yönetmeliğin birçok maddesi kanuni değişikliklerle mülga olduğu halde hala bazı maddelerinin yürürlükte olduğunu görürüz. Ayrıca, yapılan kanuni düzenlemeler neticesinde birçok maddesindeki ifadeler anlamsız hale gelmiştir. Örneğin Mahalli İdarelerin Kadrolarının İhdası başlıklı 11 inci maddesinde; 'İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerin kadroları Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilir.' ifadesini görüyoruz.

Halbuki Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik'in Kadro ihdası başlıklı 10 uncu maddesinde; '14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sürekli işçi kadroları bu Yönetmeliğe uygun olarak meclisler tarafından ihdas edilir. Memur kadrolarının ihdası için Yönetmeliğin ekinde yer alan  Ek-5 Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Kadro Cetvellerinden (I) sayılı cetvel, sürekli işçi kadrolarının ihdası için ise (V) sayılı cetvel eksiksiz olarak doldurularak ihdas gerekçeleriyle birlikte meclise sunulur. Kadroların iptalinde de aynı usul uygulanır. Kadroların ihdas, iptal ve değişikliklerinde Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-5 Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Kadro Cetvellerinden (IV) ve (VII) sayılı cetveller düzenlenir.' ifadesine yer verilmiştir.

İki Yönetmelik ve iki farklı madde. Yönetmeliğin birisi 2007 tarihli diğeri ise 1984 tarihli. Birisinin dediğini diğeri yalanlıyor, hayır öyle değil böyle yapacaksınız diyor.

Eğer siz 1984 tarihli Yönetmeliği hiç değiştirmeden muhafaza ederseniz, bu yönetmelikten yıllar sonra çıkarılan 5393 sayılı Belediye Kanununu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununu ve 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununu görmezden gelerek komik duruma düşersiniz.

Bir de Yönetmeliğin Bakanlar Kurulu Kararıyla çıkarılan yönetmelikler gurubunda olduğunu düşünürseniz olayın vahameti daha iyi anlaşılacaktır. Amacımız elbette kimseyi incitmek olamaz ama doğruları da söylemek durumundayız. İşiniz çok olabilir ama bu işin de birileri tarafından yapılması gerekmektedir. Sizce de bu işte bir gariplik ve rahatsız edici bir durum yok mu?

 

sgkrehberi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber