Bu haber kez okundu.

Problem çözme yeteneğimiz yok

Öğrencilerin sadece yüzde 2,2'si en üst seviyede problem çözme becerilerine sahip. Bu öğrencilerin OECD ortalaması ise yüzde 11 seviyesinde. 'Günlük hayatta karşılaşılabilecek yaratıcılık gerektirmeyen basit problemlerle baş edebilme becerisini temsil eden en alt seviye, birinci seviye ve altı beceri seviyesindeki öğrencilerin oranı' da yüzde 36. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, söz konusu verileri, "Bu oranlar bize üst seviyede problem çözme becerisinde gençlerimizin oranını ivedilikle artırmamız gerektiğini, bu konuda bir alarm olduğunu ortaya koymaktadır." diyerek değerlendirdi.

 

OECD'nin 'PISA 2012 Sonuçları: Yaratıcı Problem Çözme Becerileri' başlıklı raporunun Türkiye tanıtımı TÜSİAD Genel Merkezi'nde yapıldı. Toplantının açılışında konuşan dernek başkanı Muharrem Yılmaz, internet ve mobil aygıtların verilere erişimi kolay kıldığına temas ederek, "Bu ortamda analiz eden, hayatta karşılaştığı alışılmadık ve karmaşık problemleri yaratıcı şekilde çözebilen bireylere ihtiyacımız var." dedi. Yılmaz, şu aşamada öğrencilere arama motorlarından elde edemeyecekleri becerilerin kazandırılması gerektiğini dile getirdi. Yılmaz, PISA raporu ile ilgili olarak da şu açıklamalarda bulundu:

 

"Araştırma, güç bir problemle karşılaşması durumunda bireyin durumu anlama ve çözme kapasitesini ele alıyor. 15 yaş grubu öğrencilerin yaratıcı problem çözme beceri ölçümünde Türkiye 44 ülke arasında maalesef 34. sırada yer alıyor. Öğrencilerin sadece yüzde 2,2'si en üst seviyede problem çözme becerilerine sahip. Bu öğrencilerin OECD ortalaması ise yüzde 11 seviyesindedir. Günlük hayatta karşılaşılabilecek yaratıcılık gerektirmeyen basit problemlerle baş edebilme becerisini temsil eden en alt seviye, birinci seviye ve altı beceri seviyesinde öğrencilerimizin oranı maalesef yüzde 36'yı buluyor. Bu oranlar bize üst seviyede problem çözme becerisinde gençlerimizin oranını ivedilikle artırmamız gerektiğini, bu konuda bir alarm olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın önemli bulgularından birisi ise ülkemizde benzer matematik, fen ve okuma becerisi seviyelerinde bulunan meslek lisesi ve genel lise öğrencileri esas alındığında meslek liselerinde okuyan öğrencilerin yüzde 63'ünün yaratıcı problem çözme performansının, genel liselerde okuyan öğrencilerden daha başarılı olduğudur. Bu bana çok enteresan geldi. Hem de beğenmediğimiz, seviyesi çok düşük meslek liseleri. Demek ki meslek liselerindeki ısrarımızın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor."

 

Yılmaz, okul türlerinin performans farkının büyüklüğü bakımından Türkiye'nin Şangay'ın ardından ikinci sırada olduğunu bildirirken, şunları kaydetti:

 

"Mesleki eğitim programlarında öğrencilerimiz, uygulanan müfredat ve öğretim yöntemleriyle hayatta karşı karşıya kaldıkları problemlere bir nebze daha açık ve yatkın oluyor. Bu veri aynı zamanda genel akademik derslerin öğrencilerin problem çözme becerilerini yeterince geliştirmediğini ortaya koyuyor. PISA'ya katılan kimi ülkelerde akademik derslere ağırlık verilen öğrencilerin problem çözme beceri performansının meslek okullarında okuyanlarınkinden daha yüksek. Yani hangi yönde olursa olsun ülkede uygulanan eğitim programlarının arasında farklar eğitim politikaları, müfredat ve öğretim politikaları bakımından daha detaylı araştırma yapmaya muhtaçtır. 21. asrın küresel rekabet ortamında eğitim alanında uluslararası karşılaştırmalarda konumumuzu ele almak durumdayız. Bir başka OECD araştırmasına göre Türkiye, PISA verilerinden yola çıkarak en az politika üreten, ders çıkaran ülkelerden birisidir. Bu durumu değiştirmeli ve PISA'yı uluslararası bir araştırma olarak iyi analiz ederek eğitimde nitelik reformlarını veriye dayalı geliştirmeli ve gözden geçirmeliyiz. Yaratıcı ve üst seviyede problem çözme becerilerine sahip gençlerimizin oranını ivedilikle artırmalı, öğrenme ve öğretme süreçlerimizi insanımızın potansiyelini açığa çıkartacak şekilde yeniden yapılandırmalıyız."

 

TÜSİAD Başkanı, bilgi ve inovasyona dayalı ekonominin, toplumsal refahın iyi bir eğitim anlayışına bağlı olduğundan söz etti. Gençlerin bu donanımıyla rekabetçi olamayacağı uyarısında bulundu.

 

Toplam okul çağı nüfusunun 2020'den sonra gerileme eğilimine gireceğine ve bu trendin 2025'ten sonra güçleneceğine işaret eden Muharrem Yılmaz, "İyi kullanabilirsek bu nüfus avantajı eğitimin yaygınlaştırılması ve eğitimin niteliğinin geliştirilmesi adına bir fırsat olacaktır." ifadesini kullandı.

 

'PISA 2012 Sonuçları: Yaratıcı Problem Çözme Becerileri' raporuna göre Türkiye, problem çözmede OECD ortalamasının altında. 15 yaş grubu temel alındığında Singapur'da 3 öğrenciden biri, Güney Kore'de dört öğrenciden biri çok güç problemleri çözebiliyor. Türkiye'de öğrencilerin yüzde 2,2'si güç problemleri çözebiliyor. Türkiye burada 44 ülke içinde 34. sırada. 16-45 yaş grubu için de aynı durum söz konusu. Burada Singapur, Güney Kore ve Japonya ilk sırada yer alıyor. Türkiye ise yine 15 yaş grubuna benzer eğilimi ortaya koyuyor.

 

\"Cihan

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber