Öğretmen Diyarı

PISA’da Finlandiya’yı geride bırakan Estonya’nın sırrı: Önce nasıl insan yetiştireceğinize karar verin

Estonya, OECD’nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2015’te Avrupa’nın en başarılı iki ülkesinden biri oldu. Fen bilimlerinde 3, okumada 6 ve matematikte 9’uncu sırada yer alan Baltık ülkesi, Doğu Asya’nın Hong Kong, Macao (Çin) gibi kaplanlarını yakaladı. Peki, eski Sovyetler Birliği ülkesinin başarısının arkasında yatan ne? Estonya Eğitim Bakanlığı Genel Eğitim Bölümü Başkan Yardımcısı Pille Liblik’e göre bunun sırrı beceri odaklı, uygulanabilir bir müfredatta ve nasıl bir insan yetiştirilmek istendiğine verilen net bir cevapta yatıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) taslak müfredatıyla ilgili tartışmalar sürerken, biz de Pille Liblik ile Estonya’nın ders programı çalışmasını ve eğitim sistemini konuştuk.

PISA’da Finlandiya’yı geride bırakan Estonya’nın sırrı: Önce nasıl insan yetiştireceğinize karar verin

MÜFREDAT İÇİN VELİLERİ DE EĞİTTİK


- Estonya, PISA 2015’te büyük bir yükseliş yaptı. Avrupa’daki en başarılı ülke oldu. Güçlü rakibi Finlandiya’yı matematik ve fende geride bıraktı. Bunda 2011’de hayata geçen kazanım odaklı müfredatın etkili olduğu söyleniyor. Müfredatı değiştirmeye neden karar verdiniz?
İlk ulusal müfredat 1996’da hayata geçirildi. 2002’de değişiklik yapıldı. 2008’de üçüncüsü için temel okullar ve yüksek kalitede eğitim veren liseler için çalışmaya başladık. Birçok nedeni vardı. 2004’te Avrupa Birliği (AB) üyesi olduk. Müfredatımızın AB ile uyumlu hale gelmesi gerekiyordu. İnternetin öneminin anlaşılması ve yaygınlaşmasıyla, eğitimde finans okuryazarlığı, girişimcilik, kariyer planlama gibi yeni konular önem kazandı. Eski müfredatta az sayıda konu seçimi yapılabiliyordu. Bu seçenek eksikliği öğrencilerin gelişimini desteklemiyordu. Kendi seçimlerini yapmasına ve sorumluluk almasına izin vermiyordu. Ayrıca şunu anladık: Temel okullar ve lisede amaç ve yaklaşımlar farklı olmalı, bunlar çeşitli eğitim programlarıyla tanımlanmalı. Önceki müfredat inovatif olmasına rağmen okullara ve gerçek hayattaki öğrenme sürecine göre geliştirilmeye ihtiyaç duyuyordu. m Yeni müfredatı ne zaman uygulamaya başladınız ve ilk tepkiler nasıldı? İlk denemeler üç yıla yakın bir çalışmanın ardından 2011 Eylül’de başladı. Onaylayan da vardı, karşı çıkan da. En önemli soru şuydu: Neden müfredatı sürekli güncelliyoruz? Kamuoyuna neden yeni müfredata ihtiyacımız olduğunu anlatmak için iki yıldan fazla süreye ihtiyacımız oldu. Örneğin yapıcı bir değerlendirme sistemini hayata geçireceğimizi belirttik. Notlar öğrencilerinhedefine varmasına yardımcı olmayacağı gibi, yeni becerileri kazanıp kazanmadığını da göstermez. Fakat veliler, yapıcı bir değerlendirmenin ne anlama geldiğini anlayamadı. Onlar sadece sayılar hakkında sorular yöneltti. Öğretmen ve velileri eğitmek için kısa vadeli eğitim programları planladık.

İŞBİRLİĞİNE ÖNEM VERDİK

- Yeni müfredatta eğitim programlarınızı reforme ederken özellikle hangi yaklaşımları dikkate aldınız?
Öncelikle öğrencinin ilkokuldan liseye nasıl bir insan olmasını istediğimizi tanımlamayı denedik. Bu insan Estonya’nın geleceğine katkıda bulunmalı. Müfredatta bunun tanımını yaptık. Bilgi birikimi, beceriler ve en önemlisi gelecek için yeterliliklere sahip iyi bir partner ve vatandaş olmalı. Ayrıca Avrupa’nın öğrencilerin kazanması için çalıştığı anahtar becerileri inceledik. Avrupa’nın çözümlerini birebir kopya etmedik. Çünkü bu bizim sorunlarımıza çözüm olamazdı. Fakat anahtar beceriler önemliydi. Diğer ülkelerin eğitim bakanlıkları, okul sahipleri, girişimciler ve meslek gruplarıyla işbirliğine önem verdik. Mezun olduktan sonra gençlerden beklentisi olan herkesle bir araya geldik. Müfredatın kutsal bir şey olduğunu ve tartışılamayacağını söyleyenler de oldu. Odaklandığımız temel nokta, insandı. Önceki ile karşılaştırıldığında yeni müfredat daha çok öğrenme çıktısı, sonuç ve daha az öğretim içeriğine sahip. Konular arasında daha fazla entegrasyon var. Lisede daha az zorunlu derse sahibiz. Bu daha fazla seçmeli derse, esnek okullara ve öğrenci sorumluluğunun gelişmesine imkân veriyor.

PISA 2015’TE ÖNE GEÇTİK

- Kimi uzmanlar Estonya’yı ‘Yeni Finlandiya’ olarak tanımlıyor. Sizce bu doğru bir ifade mi?
Her ülkenin eğitim sistemini geliştirmek için kendi yolu var. Estonya, dünyanın iki önemli eğitim uzmanıyla da tanınıyor. Ne yazık ki, Hilda Taba ve Johannes Kais’in eserleri Sovyet döneminde yasaktı. Finliler Kais’in eğitim yaklaşımlarını benimsedi. Şimdi Estonya, Taba ve Kais’in düşüncelerini yeniden uygulamaya başladı. Ülkelerin farklı müfredatlara sahip olması normal. Önemli olan öğrencilerin demokratik değerlere, eleştirel düşünceye, yaratıcı ifade yeteneğine, sosyal ve kültürel kimliğe sahip yetiştirilmesi. Estonya’nın ‘Yeni Finlandiya’ olarak tanımlanmasını onaylamıyoruz. Çünkü PISA 2015’te matematikte ve fende Finlandiya’nın önüne geçtik.

TÜRKİYE NEYE DİKKAT ETMELİ?

Bir ulusal müfredatı tanıttığınızda işin zor yanı bitmiyor. Bu sadece başlangıç. Onun nasıl tasarlanacağı kadar, gerçek hayatta nasıl uygulanabileceği de önemli. Bunun için konu merkezli öğretimden öğrenci merkezli öğretime geçmenizi sağlayacak birçok materyale ihtiyacınız var. Okullardaki ekipmanlar yüksek seviyede ve modern olmalı. Bütçe kararları şeffaf tutulmalı.
Önder ÖNDEŞ

Kaynak: Hürriyet

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol