Bu haber kez okundu.

PERFORMANS ÖDEVİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?

PERFORMANS ÖDEVİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?

 

Sendikaların güncel eğitim/öğretim sorunlarına ürettikleri çözüm önerine ve çeşitli tavsiyelere kulak asmayan bakanlığa sitem etmekle başlamak istiyorum yazıya. Bakanlık, performans ödevlerinin çokluğu/zorluğu nedeniyle ailelerden çok şikâyet almaları üzerine ödevlerle ile ilgili çalışma başlatacağını bildirdi. Yanlış anlaşılmasın, halkın istekleri tabi ki değerlendirilmeli ancak hiçbir cumhuriyette sivil toplum örgütleri göz ardı edilemez! Bakanlığın aklına millî eğitimi demokratik yollarla yönetmek gibi parlak bir fikir gelmişse bu saadet halkasına sivil toplum örgütlerini de eklemek zorundalar.

 

Dibâceyi bitirdikten sonra gelelim performans ödevlerine. İşleyiş şu şekilde: Öğretmen arkadaşımız okuttuğu dersin içeriği doğrultusunda performans ödev konularını belirliyor, öğrenci bunlardan birini seçiyor, öğrenciye ödevi hazırlaması için belli bir süre tanınıyor, öğrenci okulun yanındaki kırtasiye veya internet kafeden ödevin çıktısını alıp çoğu zaman okumadan gelip öğretmenimize veriyor. Bazı öğrenciler biraz zahmete girip aynı ödevi resimlerle süsleyerek yeniden yazıyor. Hiç zahmet çekmek istemeyenler ise ödevi velisine yaptırıyor. Daha sonra öğretmenimiz elinde poşet poşet, kucağında öbek öbek biriken ödevleri performans ölçeği doğrultusunda çok uzun uğraş sonucunda değerlendirerek öğrencinin e-okul sisteminde yer alan kısma performans görevi puanını giriyor.

 

Ortalama 7-8 dersten performans ödevi alınabilir. Notunu yükseltmek için diğer derslerden ödev isteyen cevval öğrenciler olabiliyor. Bu ödevler çokluğu ve belli süre içinde bitirme zorunluluğu nedeniyle öğrencileri sosyal hayattan koparıyor, velileri maddî olarak zor duruma düşürüyor. Ayrıca performans ödevlerinin öğrenci performansını ölçmekten uzak olduğunu söyleyelim. Yani kısacası ya kaldırılmalı ya da en azından düzenlemeye gidilmeli.

 

Performans ödevlerinin hem öğrenci hem öğretmen hem de ebeveynler açısından zorluklarını yukarıda belirttim. Şimdi gelelim bakanlığın muhtemelen kulak asmayacağı, kırtasiye ve internet kafe işletmecilerinin kızacağı çözüm önerilerime:

 

1-) Performans görevinin adı değiştirilerek ’’Okuma Ödevi’’ yapılmalı, her dönem verilmeli.

 

2-) Okuma ödevleri, öğretmenimizin okuduğu herhangi 10 kitap arasından öğrencimizin seçeceği birkaç ödev kitaptan verilmeli ve öğrencimiz bu kitapları ilçesinde üyesi olduğu kütüphaneden ödünç almalı.

 

3-) Öğretmenimiz, ödev kitaplardan çok çeşitli sorular hazırlayarak öğrencileri sözlü veya yazılı okuma sınavına tabi tutmalı. Böylelikle okuma oranı artar, kâğıt israfı önlenir, öğrenciler ödev yapmak için gittikleri internet kafelerin nahoş ortamından kurtularak türüm türüm kitap kokan nezih kütüphanelere yönlendirmiş olur, performans ödevine taraf olanlar stres/sıkıntıdan kurtulur, performans ödevleri için harcanan zaman ve paradan tasarruf edilir ki okuma ödevleri her yönüyle daha zevkli hale gelir.

 

 

Yücel ÖNDER

Türk Eğitim-Sen

 

Esenler İlçe Başkanı

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber